Özgür Gazete’den Pınar Barut, Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve “sahte diploma” soruşturmalarının pilot davalarından biri olarak takip edilen UBP Girne Kadın Kolları eski Başkanı Fatoş Ünal’ın davasındaki gelişmeleri mahkeme bahçesinden aktardı.
Günün ilk bölümünde savunma, Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi’nin kuruluş tüzüğünün Resmî Gazete’de yayımlanmamış olmasının üniversitenin tüzel kişiliğine ve düzenlediği belgelerin “resmî evrak” niteliğine etkisinin Yüksek İdare Mahkemesi’ne sorulmasını istemişti.
Mahkeme verilen aranın ardından savunmanın müracaatını reddetti. Ağır Ceza Mahkemesi, bu aşamada üst mahkemeden görüş alınmasını gerektirecek bir hukuki sorun ortaya çıkmadığı kanaatine vardığını açıkladı.
Ardından uzun süredir ne söyleyeceği merak edilen Fatoş Ünal tanık kürsüsüne çıkarak yeminli şahadet vermeye başladı.
“KİMLİĞİMİ VE DİPLOMAMI ZİYA ÖZTÜRKLER’E GÖNDERDİM”
Ünal’ın savunmasındaki en dikkat çekici bölüm Ziya Öztürkler’le ilgili anlatımı oldu.
Ünal, Öztürkler’le ilk kez 2021’de, Ersan Saner’in Başbakan olduğu dönemde tanıştığını söyledi. Babası kanser hastası bir öğrencinin Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde burs alabilmesi için Saner’e başvurduğunu, Saner’in de kendisini dönemin Yüksek Öğrenim ve Dışilişkiler Dairesi Müdürü Ziya Öztürkler’e yönlendirdiğini anlattı.
Ünal’ın şahadetine göre Öztürkler söz konusu öğrencinin burs işlemini kısa sürede sonuçlandırdı. Bu görüşme sırasında eğitim durumunu sorduğunu söyleyen Ünal, hukuk okumak istediğinden söz ettiğini; Öztürkler’in de kendisine Yakın Doğu Üniversitesi’nde hukuk eğitimi konusunda yardımcı olabileceğini söylediğini aktardı.
Ünal, bunun üzerine kimlik kartını ve lisans diplomasını WhatsApp üzerinden Öztürkler’e gönderdiğini ileri sürdü.
Ünal’ın ifadesine göre Öztürkler daha sonra kendisini arayarak Yakın Doğu Üniversitesi’nde online hukuk eğitimi bulunmadığını söyledi ve konu kapandı.
Ünal, “Başka hiç kimseye kimliğimi veya lisans diplomamı vermedim” diyerek belgelerin yalnızca Öztürkler’de bulunduğunu savundu.
ÜNAL: “BENİM HABERİM OLMADAN NASIL KAYIT YAPILDI?”
Mahkemede Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi’ndeki öğrenci kaydına ilişkin belgeler de Ünal’a gösterildi.
Ünal, kendi adına hazırlanan kayıt formunu daha önce hiç görmediğini, imzalamadığını ve doldurmadığını öne sürdü. Kimlik kartı ile lisans diplomasını yalnızca Ziya Öztürkler’e verdiğini tekrar etti.
Ünal, KSTÜ’ye 9 Eylül 2021’de kaydedilerek kendisine öğrenci numarası verilmesi konusunda da hiçbir bilgisinin olmadığını savundu.
Ünal, üniversitedeki dersler, ders notları ve öğrenci sistemiyle ilgili e-postaları da ilk kez mahkemede gördüğünü ileri sürerek bunlarla hiçbir ilgisinin bulunmadığını söyledi.
“BU SABAH ZİYA ÖZTÜRKLER’İ ARADIM: GEL MAHKEMEDE KONUŞ”
Ünal’ın şahadetindeki en çarpıcı bölümlerden biri ise Öztürkler’e yaptığı çağrı oldu.
Ünal, kendisiyle ilgili e-posta trafiğinde Öztürkler’in de adının bulunması nedeniyle kendisine defalarca bu durumu sorduğunu söyledi. Öztürkler’in de söz konusu e-postaları görmediğini ve olayla ilgisinin bulunmadığını söylediğini aktardı.
Ardından Ünal, duruşmanın yapıldığı 17 Eylül sabahı Öztürkler’i yeniden aradığını açıkladı.
Ünal’ın mahkemede aktardığına göre Öztürkler’e:
“Gel bu mahkemeye konuş. Benim Allah’tan ve senden başka hiçbir şahidim yok. Benim bu işlere adım nasıl karıştı, ben nasıl buralara geldim? Sen çık konuş Allah aşkına.” dedi.
Ünal, mahkeme huzurunda da Öztürkler’in gelip konuşmasını istediğini belirtti. Pınar Barut’un aktardığına göre, savunma avukatlarının Öztürkler’in tanık olarak mahkemeye getirilmesi için celp talep edip etmeyeceği henüz belli değil.
“BELGELERİM SADECE ONDAYDI, ONA SORMAK LAZIM”
Ünal daha sonra savunmasını daha açık şekilde Öztürkler üzerinden kurdu.
Kendisinin Yakın Doğu Üniversitesi’nde online hukuk eğitimi alabilmek amacıyla kimlik ve diplomasını Öztürkler’e gönderdiğini söyleyen Ünal, KSTÜ’ye nasıl kaydedildiğine ilişkin bilgisinin bulunmadığını savundu.
Ünal’ın mahkemedeki anlatımı özetle, “Belgelerim sadece Ziya Öztürkler’deydi; benim haberim olmadan başka bir üniversiteye nasıl kaydedildiğim ona sorulmalı” yönündeydi.
Ünal ayrıca diploma ve transkript teslim almadığını söyledi.
SERDAL GÜNDÜZ’ÜN ÖZTÜRKLER İDDİALARIYLA ÇELİŞEN SAVUNMA
Ünal’ın bugünkü şahadeti, Serdal Gündüz’ün daha önce mahkemede ortaya koyduğu anlatımla önemli noktalarda çelişiyor.






