Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 6 Kasım’daki KKTC ziyaretinin ardından X hesabından yaptığı paylaşımda, “Kıbrıs meselesinde en gerçekçi çözümün, Ada’daki iki devletin yan yana var olmasından geçtiğine inanıyoruz” dedi.
Kıbrıs Türk halkının güvenliği, kalkınması ve refahını öncelik olarak tanımlayan Fidan, Türkiye’nin anavatan ve garantör devlet sıfatıyla desteğini sürdüreceğini belirtti. Egemen eşitlik ve eşit uluslararası statünün tescilini ise adil ve kalıcı çözümün öncelikli şartı olarak ifade etti.
ANKARA’NIN ÇÖZÜM TERCİHİ DEĞİŞMEDİ
Fidan’ın federasyon kelimesine yer vermediği açıklaması, Ankara’nın çözüm arayışını hangi model üzerinden yürüttüğünü yeniden gösterdi. Türkiye’nin siyasi tercihi, iki devletin yan yana varlığı ve Kıbrıslı Türklerin egemen eşitliği olarak tarif edildi.
Bu, yeni bir politika ilanından çok mevcut tutumun teyidi. Lefkoşa’daki temaslar, Türkiye’nin federasyon zeminine dönmeye hazırlandığı yönünde bir mesaj içermiyor. Ankara, diplomatik görüşmelere katılımıyla çözüm modeli konusundaki tutumunu birbirinden ayırıyor.
Bununla birlikte açıklama, tarafların kapsamlı çözümün esaslarında uzlaştığını da göstermiyor. Türkiye’nin tercih ettiği modelin yeniden vurgulanması, ortak müzakere zemininin oluştuğu anlamına gelmiyor. Üçlü görüşmede ele alınabilecek pratik düzenlemelerle nihai çözüm modeli arasındaki ayrım, bu nedenle önem taşıyor.
ÜÇLÜ GÖRÜŞME ÖNCESİNDE ÜÇ AYRI TEMAS
Fidan’ın Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile baş başa görüşmesi 1 saat 20 dakika sürdü. Başbakan Ünal Üstel ve Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ile de görüşen Fidan, temaslarda ikili ilişkilerin ve Kıbrıs meselesindeki son gelişmelerin ele alındığını açıkladı.
Cumhurbaşkanlığı, hükümet ve Dışişleri düzeyindeki görüşmeler, üçlü buluşma öncesinde Ankara ile Lefkoşa arasındaki istişarenin kapsamını gösteriyor. Ancak Fidan’ın paylaşımında yeni geçiş noktaları veya kapsamlı müzakerelere dönüş konusunda varılmış somut bir anlaşma duyurulmadı.
Yeni kapıların açılması veya teknik işbirliğinin ilerlemesi, tek başına Ankara’nın federasyonu benimsediği şeklinde yorumlanamaz. Aynı şekilde çözüm modelindeki ayrılıklar da günlük yaşamı kolaylaştıracak düzenlemelerin tümüyle imkânsız olduğu sonucunu doğurmuyor. Bu başlıklardaki ilerlemenin hangi şartlarla sağlanacağı, açıklanacak kararlarla anlaşılacak.






