SON DAKİKA

Zayıflama iğnelerine aman dikkat

Kilo sorunu yaşayan vatandaşların sosyal medyada “mucizevi zayıflama yöntemleri” sloganıyla doktor kontrolü dışında zayıflama iğneleri kullanımına yöneltilmesinin ciddi riskler barındırdığı kaydedildi “Beslenme…

8 dakika okumaHaber: Yusuf Bahadır AYDIN
Paylaş
Zayıflama iğnelerine aman dikkat

Kilo sorunu yaşayan vatandaşların sosyal medyada “mucizevi zayıflama yöntemleri” sloganıyla doktor kontrolü dışında zayıflama iğneleri kullanımına yöneltilmesinin ciddi riskler barındırdığı kaydedildi

“Beslenme uzmanlarıyla birlikte”… Dr. Hasan Sav, “Obezitenin tedavisini daha başka ellere teslim etmemek lazım. Bu tıbbi bir sahadır ve hekimlerin sahasıdır. Hekimler olarak bu tedaviyi yaparken beslenme uzmanlarından görüş ve yardım alarak yapıyoruz.” diye konuştu.

“Doktor kontrolü şart”… Dr. Osman Köseoğluları, “Bu ilaçlar herkes için iyi olmayabilir. Birtakım sağlık problemi olanlarla bu ilaçlar ciddi risk yaratabilir. Bundan dolayı hastaların önce doktorlarıyla görüşüp gerekli tetkiklerden geçerek bu ilaçları kullanması gerekir.” dedi.

“Beslenme desteği olmalı”… Doç. Dr. Umut Maraşuna, “Kötü bir beslenmeyle yağ kaybı olacağına kas kaybı olabilir. Bu da ciddi sıkıntılar doğurabilir. Bu anlamda beslenme desteği olmaksızın bu iğnelerin kullanılması sakıncalıdır.” ifadelerini kullandı.

“Zarar da verebilir” uyarısı… Dr. Ünzile Arifoğlu, söz konusu ilaçların etkileri büyük olduğu gibi yan etkilerinin de büyük olabileceğine dikkat çekerek “Bu durum, bir yandan sağlığımızı kazanmaya çalışırken diğer yandan bize zarar verebilecek bir duruma dönüşebilir.” uyarısında bulundu.

Sosyal medyaya dikkat!… Dr. Sena İlin Atıfsoy, sağlık ve kilo problemleri olan kişilere bütüncül olarak yaklaşılması gerektiğini vurgulayarak, sosyal medyada güvenli olmayan ilaçları veya çayların denenmesinin sakıncalarına dikkat çekti. Atıfsoy, uzman doktorlardan bilgi alınması gerektiğini kaydetti.

Candan MERT

Son dönemlerde hızla yaygınlaşan zayıflama iğneleri, yalnızca tıbbi gerekliliği bulunan hastalar için geliştirilmiş olmasına rağmen, bilinçsiz kullanım nedeniyle önemli bir halk sağlığı sorununa dönüşüyor. Sosyal medyada ‘mucizevi zayıflama’ söylemleriyle tanıtılan ve kimi zaman kontrolsüzce temin edilen bu ürünler, birkaç kilo vermek isteyen kişiler tarafından da doktor kontrolü olmaksızın kullanılabiliyor. Uzmanlar, zayıflama iğnelerinin yalnızca doktorların değerlendirmesi sonucunda uygun görülen hastalarda kullanılması gerektiğine dikkat çekerken, bilinçsiz kullanımın ciddi sağlık problemlerine yol açabileceğini vurguluyor.

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanları Dr. Hasan Sav, Dr. Osman Köseoğluları, Doç. Dr. Umut Maraşuna, Dr. Ünzile Arifoğlu ve Dr. Sena İlin Atıfsoy, zayıflama iğnelerinin bilinmeyen yönlerini ve ‘mucizevi zayıflama’ söylemlerinin perde arkasını KIBRIS’a anlattı.

Sav: Zayıflama ilaçları diyabet için geliştirilmiştir

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Hasan Sav, obezitenin uzun yıllardır hastalık olarak kabul edildiğini kaydederken obezitenin hem kendisinin hem de neden olduğu sağlık sorunlarının tüm dünyada maddi manevi sağlık kayıplarına neden olduğunu vurguladı. Bunların içerisinde diyabet, hipertansiyon, kalp hastalıkları, bazı kanser türleri, sindirim sistemi hastalıkları ve ortopedik sorunlar gibi hastalıkların bulunduğunu aktaran Sav, bu nedenle obezitenin tedavisi ve bu hastalığa çare bulunması açısından çeşitli araştırmalar yapılarak birtakım ilaçların geliştirildiğini ifade etti. Bu anlamda sürekli geliştirilen tıbbi tedavilerin bulunduğunun altını çizen Sav, son yıllarda yeni bir grup ilacın dünyada yaygın olarak kullanıma başlandığını vurgulayarak, “Bunlar aslında Tip-2 diyabetin tedavisi için geliştirilen ancak iştah mekanizması ve diğer bazı etkilerinden dolayı kilo vermeye de yardımcı olan ilaçlardır. Hem tip-2 diyabette hem obezitede hem de obezitesi olan Tip-2 diyabette gerekli tetkikler yapılarak kullanılabilmektedir. Diyabeti olmayan, ancak obezitesi olan hastalarda iyi bir ön değerlendirme ile bu ilaçlar kullanılıp, kullanım süresince de tetkikler yapılarak ilacın güvenilir olması sağlanmalıdır.” ifadelerini kullandı.

Hakan SAV

“Obeziteyi hafife almayın”

Obezitenin hafife alınmaması gereken bir hastalık olduğunu vurgulayan Dr. Hasan Sav, “Obezitenin tedavisini daha başka ellere teslim etmemek lazım. Bu tıbbi bir sahadır ve hekimlerin sahasıdır. Hekimler olarak bu tedaviyi yaparken beslenme uzmanlarından görüş ve yardım alarak yapıyoruz. İlgili diğer paydaşlarımız da var, hastalarımızın beslenme ve egzersiz önerilerinde planımızı bu paydaşlarımızla da konuşarak yapıyoruz. Aynı zamanda bu uzun bir tedavi süreci de olabilir. Bu ilaçlar uzun ömürlü ilaçlardır. Bir bakıma kendilerini kanıtlamış ilaçlardır ancak tedaviler sırasında her zaman ilaçlara şüphe ile bakıp daima kontrollü kullanım yapılmalıdır. Dünya üzerinde araştırmalar da bu yöndedir.” ifadeleriyle konuşmasını sonlandırdı.

Köseoğluları: Kolay yoldan zayıflamaya çalışılıyor

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Osman Köseoğluları ise, konu bağlamında KIBRIS’a yaptığı açıklamasında son dönemlerde toplumda zayıflama iğnelerinin kullanımında artış olduğunu kaydederek, sosyal medya içerisinde bu tür ilaçların ‘mucizevi ilaç’ gibi gösterilmesinden dolayı insanların beslenmesine dikkat etmeden kolay yoldan zayıflama gayesiyle bu tür ilaçları kullandığını dile getirdi. Bu tür ilaçları kullanmadan önce mutlaka doktor kontrolünde ilerlenmesi gerektiğinin önemine vurgu yapan Köseoğluları, “Bu ilaçlar herkes için iyi olmayabilir. Birtakım sağlık problemi olanlarla bu ilaçlar ciddi risk yaratabilir. Bundan dolayı hastaların önce doktorlarıyla görüşüp gerekli tetkiklerden geçerek bu ilaçları kullanması gerekir” dedi. Bahse konu ilaçların birkaç kilo verme amacıyla kullanılmaması gerektiğine vurgu yapan Köseoğluları, ‘yazda mayomu rahat giyeyim’, ‘düğünüm var, biraz zayıflayayım’ denilerek kullanılacak ilaçların sağlığı tehlikeye atabileceğini kaydederek uyarılarda bulundu.

Osman KÖSEOĞLULARI

“Göz sinirlerine bile etki edebiliyor”

Bu ilaçların diyabeti kontrol edebilme amacıyla ortaya çıkarıldığını dile getiren Dr. Osman Köseoğluları, “Aslında bu ilaçlar obezite için değil, şeker hastalığını kontrol etmek için yapılmış ilaçlardı. Ancak bunları kullanırken hastaların kilo verdiğini gördükten sonra zamanla bu amaçla da kullanıldı” ifadelerini kullandı. Köseoğluları, bu tür ilaçların kontrollü kullanılmasının önemini vurgularken, “Vücut kitle endeksi çoğu zaman 30’un üstünde olan hastalarda kullanılır. Veya bu oran 27’nin üstündeyse ve obeziteye eşlik eden tansiyon, yağ yüksekliği, karaciğer yağlanması veya birtakım başka sağlık problemleri varsa kullanılabilir. Aksi takdirde bu ilaçların kullanılması sağlık açısından sakıncalıdır. Çünkü yan etkileri çoktur. Hatta son zamanlarda göz sinirlerine yan etki yaptığı yönünde de problemler duyuyoruz.” ifadeleriyle, bu ilaçların, gerekli tetkiklerin yapılmasının ardından kullanılmasının önemine dikkat çekti.

Maraşuna: İğne ile beraber beslenme desteği de alınmalı

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Umut Maraşuna ise konu çerçevesinde KIBRIS’a yaptığı açıklamasında toplumda bu ilaç grubunun yeni olduğuna dair söylemlerin olduğunu ancak bu söylemlerin doğru olmadığını dile getirdi. Zayıflama ilaçlarının Türkiye’ye 2011-2012 yıllarında girdiğini kaydeden Maraşuna, önceden bu iğnelerin günde 2 kez vurulduğunu ve zaman içerisinde günde 1 olanlarının da çıktığını ifade ederken, mevcut durumda kullanılan iğnelerin haftada bir olacak şekilde kullanıldığını aktardı. Uzmanlar olarak kendilerinin bu iğneler kapsamında yaklaşık 15 yıllık bir gözlemlerinin olduğunu belirten Maraşuna, günümüze kadarki süreçte gözlemlerinin olumlu olduğunu söyledi. İğnelerin kısa ve uzun dönemlerdeki yan etkilerine de değinen Maraşuna, “Bulantı, ishal, kusma, kabızlık, şişkinlik gibi yan etkileri kısa dönemde sıklıkla görüyoruz. Bunlarla nasıl mücadele edeceğimizi de çok iyi biliyoruz” dedi. Bu iğneleri kullanan kişilerin beslenme desteği almasının da şart olduğunu vurgulayan Maraşuna, “Kötü bir beslenmeyle yağ kaybı olacağına kas kaybı olabilir. Bu da ciddi sıkıntılar doğurabilir. Bu anlamda beslenme desteği olmaksızın bu iğnelerin kullanılması sakıncalıdır.” ifadelerini kullandı.

Umut MARAŞUNA

İğnenin uzun vadedeki etkileri

Zayıflama iğnelerinin uzun vadedeki yan etkilerini de değerlendiren Doç. Dr. Umut Maraşuna, göz sinirlerinin zarar görmesi gibi etkilerin daha çok şeker hastası olup da zayıflama iğnesi kullanan kişiler için olduğunun değerlendirildiğini kaydetti. Bu hastaların iğneleri uzun yıllar boyunca kullanabildiklerini belirten Maraşuna, “3 yıl gibi bir süreden sonra on binde bir böyle bir olasılık var gibi çalışmalar var ama çalışmalar tamamlandığında böyle bir ilişki çıkmayacak gibi düşünüyoruz. Bu durum hala bir soru işareti. Pankreas kanseri, tiroit kanseri yapar mı? Büyük ihtimalle hayır ama bu açılardan da takip ediyoruz. Bir de özellikle çok hızlı kilo verenlerde safra kesesi taşları da görüyoruz ama bu iğneye has bir yan etki değil, hızlı kilo veren tüm hastalar için geçerli bir yan etkidir” dedi. Bir diğer sorunun ise ‘iğneyi kestiğin zaman geri kilo alma’ durumu ile ilgili olduğunu belirten Maraşuna, “Evet geri kilo alabilirsiniz. Nasıl ki diyeti bıraktığınızda geri kilo alırsınız, aynı durumdur. Tüp mide ameliyatı olanların bir kısmı da geri kilo alabiliyor. Bu durum özellikle beslenme alışkanlığının iğneden önceki dönemdeki gibi devam etmesiyle görülebiliyor.” dedi.

Arifoğlu: Obezite çok ciddi bir hastalıktır

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Ünzile Arifoğlu ise sosyal medyada dolaşan ‘mucizevi zayıflama yöntemleri’ ile ilgili KIBRIS’a açıklamalarda bulundu. Toplum tarafından zayıflama ilaçlarına bakış açısının diğer ilaçlara göre farklı olduğunu dile getiren Arifoğlu, toplumun bu tedavileri ‘estetik kaygısı’ ile karıştırdığını ancak durumun sanıldığının aksine ‘bir hastalığın tedavisi’ olduğunun altını çizdi. Arifoğlu, bu anlamda yaptığı konuşmasında, “Bu belki kullanmayı isteyen hasta tarafından estetik kaygısıyla yapılabilir ama bizim açımızdan obezite çok ciddi bir hastalıktır ve çok ciddi komplikasyonlara sebebiyet verebilir” dedi. Bu tedavilerin estetik kaygısıyla yapılmadığını özellikle vurgulayan Arifoğlu, hipertansiyon, diyabet, kalp hastalıkları gibi hastalıkların tedavi edildiği gibi obezitenin de tedavi edildiğini kaydetti.

Ünzile ARİFOĞLU

“‘Mucizevi zayıflama’ söylemleri iddialı ve doğru değil”

Sosyal medyadaki ‘mucizevi zayıflama’ söylemlerini de yorumlayan Arifoğlu, “Sağlığımız konusunda mucize bir ilaç beklemememiz gerekir. Sağlığımızı kaybetmeden bunun için bir aksiyon almamız gerekiyor, diye düşünüyorum. Dolayısıyla obezite de diz problemleri, Tip-2 diyabeti, hipertansiyon, kalp hastalıkları gibi hastalıkları tetiklemesi yönünden çok ciddi bir sağlık sorunudur. Müdahale edilmesi gereken bir durumdur, mucizelere bırakmamamız gerekir. Bu bir hastalıktır ve bunun bir ilacı vardır. Bu ilaç, efektif olduğunu bilimsel kanıtlarla gördüğümüz bir ilaçtır.” ifadelerini kullandı. İlaçların uzman doktor kontrolünde kullanmasının önemine vurgu yapan Dr. Arifoğlu, “Çünkü bu ilaçların etkileri büyük olduğu gibi yan etkileri de büyük olabilmektedir. Bu durum, bir yandan sağlığımızı kazanmaya çalışırken, diğer yandan bize zarar verebilecek bir duruma dönüşebilir. Dolayısıyla ‘mucizevi’ söylemleri çok iddialı ve doğru değil” dedi.

Atıfsoy: Kendinizi zayıflama çaylarına emanet etmeyin

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Sena İlin Atıfsoy ise, sosyal medyada satışları ve reklamları yaygın olarak paylaşılan ‘zayıflama çayları’ hakkında açıklamalarda bulundu. Sosyal medyada birçok doğru bilgi olduğu kadar, konusunda uzman olmayan kişiler tarafından yanlış bilgilerin de yayıldığını vurgulayan Atıfsoy, hastaların bu bilgilere ulaşarak bilinçsizce zayıflamaya çalıştığını dile getirdi. Bu anlamda zayıflama çaylarını önermediklerini belirten Atıfsoy, “Bu çayların içeriği çoğu firmaya göre değişkenlik gösteriyor. Ama günümüzün en büyük problemi obezite kronik bir hastalıktır. Diyabet, kalp damar hastalıkları ile ilişkili olan obezite sadece estetik bir problem değildir. Sayı, sadece o tartıda gördüğümüz sayıdan ibaret değil, birçok sağlık sorunu ile de ilişkilidir. Bundan dolayı kendimizi zayıflama çaylarına emanet etmemeliyiz. Çünkü maalesef bu çayların içerisinde bir sürü dozajını bilmediğimiz bitkisel içerikler var ve bu tablo kişiden kişiye farklılık gösteren tedavilerimizle uyuşmuyor” ifadelerini kullandı.

Sena İlin ATIFSOY

“Güvenli olmayan ilaç ve çayları denemeyin”

Obezitenin tedavisi için kişilerin hastalıklarının ve geçmiş öykülerinin bilinmesinin elzem olduğunun altını çizen Dr. Atıfsoy, “Bu anlamda hastalarımızın sağlık ve kilo problemleri varsa bunu bütüncül olarak yaklaşıp değerlendirmek lazım. Öncelikle doktorlarımız tarafından laboratuvar bulgusu, muayenesi, kilo, bel çevresi ve vücut kitle endeksi gibi diğer durumlarla birlikte değerlendirilmeli. Biz, hastanın durumunu, mevcut diğer hastalıklarıyla da değerlendirip bunlara uygun şekilde gerek iğne gerek başka tedavilerle düzenlenmesini sağlıyoruz. O yüzden hastalarımıza özellikle vurgulamak istediğimiz nokta; sosyal medyada güvenli olmayan ilaçları veya çayları çok denememeleri gerektiğidir. Bu konuda özellikle bilgi edinmek istiyorlarsa alanında uzman doktorlarımızdan bilgi alabilirler” ifadeleriyle konuşmasını sonlandırdı.

Paylaş

İlgili Haberler