Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda, Yurttaşlık (Değişiklik No:3) Yasa Tasarısı oy çokluğuyla kabul edildi.
Genel Kurul’da, Yurttaşlık (Değişiklik No:3) Yasa Tasarısı görüşüldü.
İlk olarak Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma Komitesi Başkanı Yasemi Öztürk, komitenin tasarıya ilişkin raporunu okudu.
TALAT
Tasarı hakkında ilk sözü alan CTP Milletvekili Ongun Talat, bu değişikliğin “rastgele” yapıldığını söyleyerek, geçmişte köy gezilerinde kimlik dağıtıldığını ancak o kimliklerin yenilenme aşamasında gerekli evrak ve belgelerin bulunmadığı için sorun yaşandığını söyledi.
Yaşanan mağduriyete hükümetin bu şeklide çözüm bulduğunu belirten Talat, yurttaşlık politikasının “istismar edildiğini” söyledi.
Bakanlar Kurulu’ndan her istisnai vatandaşlık kararı çıktığında, yurttaşlık hakkı kazanan ancak henüz yurttaşlığını alamayan kişilerin kendilerini aradığını belirten Talat, “yurttaşlık meselesi istismar edildikçe toplum barışının bozulduğunu” ifade etti.
İstisnai yurttaşlıkların ülkede yaşayan insanlarda “huzursuzluk” yarattığını söyleyen Talat, CTP hükümete geldiği takdirde istisnai yurttaşlıkların kapsamının daraltılacağını belirtti. Talat, ülkede memleketi yurt bilen insanların yaşaması gerektiğini kaydetti.
BAYBARS
Bağımsız Milletvekili Ayşegül Baybars da söz alarak, vatandaşlık verilirken kriterlere bağlı kalınmadığını ve “ulaştırılan listeler üzerinden vatandaşlık” verildiğini söyledi.
Bakanlık vasıtasıyla verilen yurttaşlıklarda gerekli mührü doldurmayan kişilerle bile vatandaşlık verildiğini iddialarını dile getiren Baybars, vatandaşlık kriterinin, nüfusun ve verilen vatandaşlık sayısının ne olduğu sorularına cevap alamadıklarını söyleyerek, eleştirilerde bulundu.
Seçimlere kısa bir süre kala kaç kişiye vatandaşlık verildiğini soran Baybars, vatandaşlık konusunun hassas olduğunu ve vatandaşlık verilmesinin bir hak değil lütuf olduğunu belirtti.
Baybars, 1975-1980 yılları arasında “hukuksuz uygulamalarla” yurttaşlık belgesi olmadan kimlik verildiğini, bu yasanın o dönemde yapılan uygulamaların yol açtığı anomalilerin sonlandırılması sebebiyle yapıldığını kaydetti.
Daha önce de böyle uygulamalar yapıldığını ancak süre kısıtlaması getirildiğini hatırlatan Baybars, söz konusu yasada herhangi bir süre kısıtlaması bulunmamasını eleştirerek, bu prosedürün işlemesinin yasal olarak mümkün olmayan meselelere de açık kapı bıraktığını, hukuka aykırı verilen vatandaşlıkları yasal statüye kavuşturmaya fırsat yarattığını söyledi.
OĞUZ
İçişleri Bakanı Dursun Oğuz ise mağduriyet yaşayan insanlardan örnekler vererek, önce Bakanlar Kurulu aracılığıyla çözüm üretmeyi düşündüklerini ancak bir sonuca varamadıklarını belirtti.
Bu değişikliğin toplumsal bir ihtiyaçtan doğduğunu ve komitede “ret” oyu verilse de çözüm bulunması için katkı koyulduğunu kaydeden Oğuz, Yurttaşlık Yasası’nın yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ve istisnai vatandaşlığın kapsamını daraltmakla ilgili çalışma yapılabileceğini belirtti.
Oğuz, şu an verilen istisnai vatandaşlıkların, yüzde 70-80'inin bu ülkede doğmayan, küçük yaşta gelen ilkokul, ortaokul, lise okuyan; anne babası vatandaş olamayan ancak bu ülkede bulunan çocuklara yönelik olduğunu vurgulayarak, istisnai vatandaşlıkla ilgili yapılan eleştirileri kabul ettiğini ancak bu noktada başka çözüm yolu üretilemediğini söyledi.
Beyaz kimliğin genişletilmesi için çalışmalar yapılabileceğini de belirten Oğuz, İçişleri Bakanları’nın kendi döneminde bu konuda çalışma yaptığını ancak hiçbirinin sonuçlandırılamadığını ifade etti.
Ortak bir masa kurularak vatandaşlıkla ilgili siyasi bir konsorsiyum oluşturulabileceğini kaydeden Oğuz, beyaz kimliğin de yetersiz kaldığı durumlar yaşandığını anlattı. Oğuz, çalışmaların mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla yapıldığını ancak “hem yapılanın hem yapılmayanların eleştirildiğini” söyledi.
Seçmen listesindeki sayı artışına ilişkin soru üzerine, oluşabilecek artışın, verilen vatandaşlıklardan değil yeni kayıt yaptıran seçmenlerden kaynaklanabileceğini kaydetti.
Konuşmalardan sonra oylanan “Yurttaşlık (Değişiklik No:3) Yasa Tasarısı” oy çokluğuyla kabul edildi.
GAZİKÖY'DE İSTİBDAL İŞLEMİNİN ONAYLANMASINA İLİŞKİN KARAR TASARISI
Genel Kurul’da daha sonra, “Lefkoşa Kazası Gaziköy'de Evkaf Delegelerine Ait (Canbulat Paşa Vakfı) 315 Koçan (Yeni 1517) 176/116 Tapu Referanslı Emlaktan 176/125 Parselinden Gelen Kamu Yolunun Yapılması Şartıyla Devamı Olacak Şekilde Doğu Batı İstikametinde 11 M (36 Ayak) Genişliğinde Takriben 1659,4 Metrekare Alanında 176/109 ve 176/113 No'lu Emlağa Ulaşım Sağlanabilmesi Amacıyla Kamu Yolu Verilmesi Karşılığında 176/109 Parselinin Güney Hududunda Ayrılan Takriben 1659,4 Metrekare Alanın Evkaf Delegelerine (Canbulat Paşa Vakfı) Adına Kaydedilmesinden Oluşan İstibdal İşleminin Onaylanmasına İlişkin Karar Tasarısı”nın görüşülmesine geçildi.
Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma Komitesi’nin tasarıya ilişkin raporunu, Komite Başkanı Yasemi Öztürk okudu.
BARÇIN
CTP Milletvekili Devrim Barçın tasarı hakkında ilk sözü alarak, “arazi dağıtımı konusunda, belgelerle konuşulması” gerektiğini söyledi.
İskan Komitesi’ni ve başkanını eleştiren Barçın, “hukuk dışı bir kiralama” yapıldığını savundu.
Barçın, kira sözleşmesini Genel Kurul’a sunarak, eşdeğer puanlarıyla hak sahibi olanlara tahsis edilmesi gereken bir konutun, ikisi de kamu görevlisi olan bir çifte kiralandığını söyledi.
Kiralanan konutun “harabe” olduğunu, gerekli araştırma yapılmadığını kaydeden Barçın, daha sonra Dikmen Belediyesi’ne konutun yıkılması için yazı yollandığını söyledi.
“Arsaya çökmeye çalışıyorlar.” iddiasında bulunan Barçın, konutu kiralayan kişinin aynı zamanda iki yıldır İskan Dairesi’nde, iskan teknisyeni olarak çalıştığını ifade etti.
Eşdeğercinin hakkının “çalındığını” savunan Barçın, yıkım kararından sonra kira sözleşmesinin iptal edilip edilmediğini sordu. Barçın, CTP hükümete geldiği zaman İskan Komitesi’nde bu ve buna benzer kararlarının soruşturulacağını belirtti.
Vakıflar İdaresi’nin proje olmadan, mevzuata aykırı bir şekilde şehir içinde bulunan bir arazinin UBP’ye kiralanmasına karar verdiğini savunan Barçın, kira bedelinin arazi büyüklüğüne göre düşük olduğu eleştirilerinde bulundu.
Bir casinonun ön izninin hükümet tarafından uzatıldığını ve yasada belirtilen süre kısıtlamaları sebebiyle bu uzatmanın hukuka aykırı olduğunu savunan Barçın, ön iznin neden uzatıldığını da araştırdıklarını ve bu casino konusunda herhangi bir yatırım yapılmadığını, izne sahip kişinin bu izni başkasına satabilmek için elinde tuttuğunu söyledi.
Kalkınma Bankası’yla ilgili yayımlanan Bakanlar Kurulu kararını eleştiren ve bu kararı alma yetkisinin Bakanlar Kurulu’nda olmadığını söyleyen Barçın, böyle kararları alma yetkisinin Kalkınma Bankası Yönetim Kurulu’nda olduğunu ifade etti.
Barçın, Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (Kıb-Tek) denetlenmiş mali raporlarının hala yayımlanmadığını söyleyerek, bu konuda soru önergesi verdiğini hatırlattı. Resmi Gazete’de yayımlanan tarım arazilerini eleştiren Barçın, söz konusu arazilerin deniz kenarı olduğunu ve “tarımsal amaçla” kiralanmadığı iddialarını dile getirdi.
BEROVA
Maliye Bakanı Özdemir Berova, Devlet Emlak ve Malzeme Dairesi’nin yaptığı tüm işlemlerin yasal ve hukuka uygun olduğunu vurguladı.
Devrim Barçın’ın eleştirilerde bulunduğu casino ön izni konusundaki Savcılık görüşünü, Meclis’e soru önergesi sunarak veya Bilgi Edinme Yasası tahtında talep yaparak görebileceğini kaydeden Berova, Barçın’ın konuşma üslubunu eleştirdi.






