Yılmaz, yaptığı yazılı açıklamasında, Girne açıklarında meydana gelen gemi faciasının ardından arama-kurtarma çalışmaları sürerken, kazanın nedeninin de Türkiye’den gelen Kaza Kırım Ekibi ile yerli uzmanlar tarafından araştırıldığına dikkat çekti.
Bazı sivil toplum örgütleri, basın-yayın kuruluşları, meslek örgütleri ve siyasi çevreler tarafından, soruşturmanın sonuçları ortaya çıkmadan kazanın tek sorumlusunun Arıklı olduğu yönünde yoğun bir algı oluşturulduğunu savunan Yılmaz, kayıp yakınlarının acılarının da bu algıya siyasi malzeme yapıldığını ileri sürdü. Yılmaz bunun kendilerini derinden yaraladığını da belirtti.
-“Arıklı, basın toplantısı düzenlemek istedi ancak engellendi”
“Arıklı’nın, kazanın ertesi günü kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla basın toplantısı düzenlemek istediğini, ancak bu toplantının Başbakan tarafından engellendiğini” ileri süren Yılmaz, “Bu nedenle kamuoyunun resmi bilgiler yerine çeşitli iddia, yorum ve doğruluğu tartışmalı bilgi ve belgelerle baş başa kalmasına ve ajite edilmesine neden olunduğunu” savundu.
- “Teamüller açısından Başbakan’ın Bakan ile görüşerek istifasını istemesi mümkündü…”
Yılmaz, yaşananların zamanlamasının dikkat çekici olduğunu savunarak, Arıklı’nın Limanlar Dairesi’nin Başbakanlığa bağlanmasını ve kendi dokunulmazlığının kaldırılması için Meclis’e başvuracağını açıklamasından 1,5 saat sonra Başbakan tarafından “soruşturmanın selameti” gerekçesiyle görevden alındığını belirtti. Yılmaz, siyasi etik ve teamüller açısından Başbakan’ın Arıklı ile görüşerek istifasını istemesinin mümkün olduğunu, bunun yerine görevden alma yolunun tercih edildiğini ifade etti.






