Lefkoşa 37°USD47,72EUR55,17GBP64,49GRAM ALTIN6.653,17 Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

“Yanlış ekonomi politikaları ülkeyi çıkmaza sürüklüyor”

Kamu-Sen Başkanı Metin Atan, ülkedeki ekonomik sorunların her geçen gün daha da ağırlaştığını belirterek, hayat pahalılığı, asgari ücret, döviz baskısı, denetimsizlik ve kamu maliyesi üzerinden UBP-DP-YDP Hükümeti’ne…

4 dakika okumaHaber: YENİDÜZEN
Paylaş
“Yanlış ekonomi politikaları ülkeyi çıkmaza sürüklüyor”

Yaklaşan seçim sürecinde toplumun en önemli gündeminin ekonomi ve geçim sıkıntısı olduğunu ifade eden Atan, ülkede ekonomi, siyaset ve hayat pahalılığının ciddi bir yük haline geldiğini söyledi. Atan, yaşanan sorunların temelinde ise yanlış politikalar ve kötü yönetim anlayışının bulunduğunu belirtti.

“Hayat pahalılığı arttıkça vatandaşın alım gücü eriyor”

Temmuz ayı enflasyonunun aylık yüzde 2,90, yıllık bazda ise yüzde 38,10 olarak açıklanmasına dikkat çeken Atan, bu rakamların doğrudan vatandaşın yaşamına yansıdığını belirtti.

Hayat pahalılığının kontrolsüz şekilde ürün fiyatlarına yansıdığını ve gerekli denetimlerin yapılmadığını vurgulayan Atan, “Hayat pahalılığı ülkedeki enflasyonun karşılığıdır. İstatistik Kurumu’nun açıkladığı rakamlar vatandaşın yaşadığı gerçeği gösteriyor. Ancak burada önemli olan fiyatların neden bu kadar arttığıdır. Denetim yapılmazsa, kayıt dışılık önlenmezse, vergi adaleti sağlanmazsa vatandaşın cebinden daha fazla para çıkmaya devam eder” dedi.

Herkesin kendi fiyat politikasını belirlediği bir sistemin sürdürülebilir olmadığını ifade eden Atan, bunun bir noktada vatandaşa yapılan haksızlık olduğunu söyledi.

“Asgari ücret artıyor, etiketler de aynı anda değişiyor”

Asgari ücrette yapılan yüzde 16,95’lik artışın olumlu bir adım olduğunu ancak mevcut ekonomik koşullarda yeterli olmadığını belirten Atan, ücret artışlarının kısa sürede fiyat artışlarıyla etkisiz hale geldiğini kaydetti.

Atan, “Asgari ücret yüzde 16,95 artırıldı. Ancak aynı süreçte birçok ürüne zam geldi. Asgari ücret toplantısı başlamadan etiketlerin değişmeye başladığını görüyoruz. Siz hayatı ucuzlatmadan sadece maaş artırırsanız, vatandaş yine aynı noktaya gelir. Bizim talebimiz hayat pahalılığı verilmesi değil, hayatın ucuzlatılmasıdır” ifadelerini kullandı.

Vatandaşın temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını dile getiren Atan, “Bugün insanlar maaşını alıyor ama aynı gün zamlarla karşılaşıyor. Bu düzen böyle devam ederse insanlar bir gün bir avuç parayla ancak bir ekmek alabilecek duruma gelecek” dedi.

“Dünyada petrol düşerken bizde akaryakıt pahalılaşıyor”

Akaryakıt ve elektrik fiyatlarına da değinen Atan, döviz ve enerji politikalarının vatandaş üzerindeki ekonomik yükü artırdığını söyledi.

“Dünyada petrol fiyatları düşerken bizde akaryakıt neden pahalı oluyor? Elektriğe neden sürekli zam geliyor? Bunların tamamı yönetim anlayışıyla ilgilidir” diyen Atan, ekonomik kararların toplum üzerindeki etkilerinin yeterince dikkate alınmadığını vurguladı.

“35 milyara yakın borç varsa bunun hesabı sorulmalı”

Maliye Bakanı’nın “Gelecek hükümet üç ayda yönetemez” yönündeki açıklamalarını da değerlendiren Atan, mevcut ekonomik tablonun sorgulanması gerektiğini belirtti.

Atan, “Peki bugüne kadar doğru mu yönetildi? Yaklaşık 35 milyara yakın borçtan bahsediliyor. Eğer bu borçlar ödenemiyorsa sadece faizi ödenir. Gerçek olan şudur; ekonomi vatandaşın üzerine ağır bir yük olarak binmiştir” dedi.

“Ekonomi, uzmanlar tarafından yönetilmeli”

Ekonominin uzmanlık gerektiren bir alan olduğunu vurgulayan Atan, mali yönetimin ehil kadrolarla yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Dünyadaki uygulamalarda ekonomi yönetimlerinde maliyeden anlayan uzman ekiplerin görev yaptığını belirten Atan, “Doğru yönlendirme bu ekiplerle sağlanır. Bizde ise çoğu zaman ‘maaşlar ödensin, gerisi Allah kerim’ anlayışı hakim oluyor” ifadelerini kullandı.

Kamu çalışanlarının maaşlarının ödenmesi için mücadele ederken ekonomik yapının tamamının düzeltilmesini istediklerini kaydeden Atan, “Biz sadece maaşlar ödensin, gerisi ne olursa olsun anlayışını savunmuyoruz” dedi.

“Ek mesai ödemeleri zamanında yapılmalı”

Kamu çalışanlarının ek mesai ödemelerinde yaşadığı sorunlara da dikkat çeken Atan, yasaya göre ek mesailerin en geç bir ay içerisinde ödenmesi gerektiğini hatırlattı.

Atan, “Arkadaşlarımız büyük bir özveriyle çalışıyor. Ancak ek mesai ödemelerinde sorun yaşanıyor. Bu doğru değildir. Çalışanın emeğinin karşılığı zamanında verilmelidir” dedi.

“Denetim ve nüfus politikası şart”

Ekonomik sorunların çözümü için kapsamlı bir denetim mekanizmasının kurulması gerektiğini ifade eden Atan, kayıt dışılıkla mücadele ve nüfus politikasının belirlenmesinin önemine işaret etti.

“Bugün hastanelerimiz doludur. Ülkemize gelen yabancı uyruklu kişiler de bizim insanımızdır, burada ayrımcılık yapmıyorum. Ancak devletin nüfus politikasını bilmesi ve buna göre planlama yapması gerekir” diyen Atan, ekonomik ve sosyal planlamanın nüfus politikasıyla birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

“TL ile maaş alıp dövizle yaşamaya çalışıyoruz”

Döviz baskısının ekonomideki en büyük sorunlardan biri olduğunu belirten Atan, ülkede gelirlerin Türk Lirası üzerinden elde edilmesine karşın birçok temel giderin döviz üzerinden gerçekleştiğini söyledi.

Atan, “Bugün kamu çalışanı da özel sektör çalışanı da TL maaş alıyor. Ancak kira, banka kredileri ve birçok temel ihtiyaç döviz üzerinden hesaplanıyor. Dünyada muhasebe birimi uygulaması vardır. İç piyasada hangi para birimiyle işlem yapılacağı belirlenebilir. Biz ise TL kazanıp dövizle yaşamaya çalışıyoruz. Bu durum vatandaşın alım gücünü sıfırlıyor” ifadelerini kullandı.

Yakın zamanda dövizde yaşanabilecek sert hareketlerin ciddi sorunlara yol açabileceğini belirten Atan, ekonomik yapının yeniden ele alınması gerektiğini kaydetti.

“Tanınırlık sorunu ekonomik gelişmenin önünde engel”

KKTC’nin uluslararası tanınma sorununun da ekonomik yapıyı etkilediğini savunan Atan, bunun önemli ekonomik sorunlardan biri olduğunu ifade etti.

“KKTC’nin tanınmaması ekonomik anlamda en büyük sorunlarımızdan biridir. Devlet ekonomisi güçlüyse güçlüdür. İnsanları yükselten de çökerten de ekonomidir” diyen Atan, Türkiye Cumhuriyeti’nin yaptığı katkılara teşekkür etti.

Bununla birlikte ülke yönetimindeki yanlışların vatandaşlarda sahipsizlik duygusu yarattığını savunan Atan, “Türkiye Cumhuriyeti bize katkı koyuyor, bunun için minnettarız. Ancak bizi yönetenlerin kötü yönetim anlayışı nedeniyle kendi insanımız kendini sahipsiz hissediyor” dedi.

“Bizim için seçim değil, geçim önemlidir”

Yaklaşan seçim sürecine de değinen Atan, toplumun önceliğinin ekonomik sorunların çözümü olduğunu belirtti.

Atan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bizim için seçim değil, esas konu geçimdir. Halkın bugün en büyük sorunu ekonomidir. İnsanların nefes alabileceği, alım gücünün korunacağı, denetimli ve adil bir ekonomik düzen kurulması gerekiyor.”

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler