Ama ortaya çıkan manzaraya baktığımızda sorulması gereken çok basit bir soru var:
Kimin bağımsızlığı?
Lefkoşa’nın güneyinde Yunan F-16’ları uçtu. Yunan askeri unsurları geçit yaptı. ABD, Fransa, İngiltere ve Mısır’dan askerler törene katıldı. İsrail yapımı BARAK-MX hava savunma sistemi de askeri vitrinin en dikkat çekici parçalarından biri olarak sergilendi…
Ve bütün bunların adı “bağımsızlık kutlaması” oldu…
İroniye bakar mısınız?
Kendi bağımsızlığınızı kutladığınızı söylüyorsunuz ama gücünüzü göstermek için başka devletlerin askerlerine, savaş uçaklarına ve silah sistemlerine ihtiyaç duyuyorsunuz…
Sonra da Rum lider Hristodulidis çıkıp yabancı askeri unsurların katılımını ülkesinin yükselen statüsünün göstergesi olarak sunuyor…
Bana göre bunun adı statü değil, tam tersine bağımsız irade tartışmasıdır…
Çünkü bağımsızlık başkalarının üniformasıyla sergilenmez…
Egemenlik yabancı savaş uçaklarının kanatlarında taşınmaz…
Bir devlet kendi gücünü başka devletlerin askeri varlığı üzerinden göstermeye çalışıyorsa, orada “bağımsızlık gösterisi”nden söz etmek en hafif ifadeyle büyük bir çelişkidir…
Hele bütün bunları Kıbrıs Türk halkına ve Türkiye’ye karşı bir güç mesajına dönüştürmeye çalışıyorsanız ortaya çıkan şey caydırıcılıktan çok ucuz bir askeri kabareyi andırıyor…
…
Hristodulidis aynı gün “vatanın yeniden birleşmesinden” söz ediyor…
Bir tarafta yeniden birleşme…
Diğer tarafta silahlanma, yabancı askerler, F-16’lar ve füze sistemleri…






