Lefkoşa 25°USD49,17 ₺▲EUR55,19 ₺▼GBP65,14 ₺▲GRAM ALTIN6.586,87 ₺ Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Yabancı ordularla “bağımsızlık” kabaresi…

Bahar Sancar yazdı...

2 dakika okumaHaber: https://www.gundemkibris.com/muhabir/15/emrah-yedek-kinaci
Paylaş
Yabancı ordularla “bağımsızlık” kabaresi…

Ama ortaya çıkan manzaraya baktığımızda sorulması gereken çok basit bir soru var:

Kimin bağımsızlığı?

Lefkoşa’nın güneyinde Yunan F-16’ları uçtu. Yunan askeri unsurları geçit yaptı. ABD, Fransa, İngiltere ve Mısır’dan askerler törene katıldı. İsrail yapımı BARAK-MX hava savunma sistemi de askeri vitrinin en dikkat çekici parçalarından biri olarak sergilendi…

Ve bütün bunların adı “bağımsızlık kutlaması” oldu…

İroniye bakar mısınız?

Kendi bağımsızlığınızı kutladığınızı söylüyorsunuz ama gücünüzü göstermek için başka devletlerin askerlerine, savaş uçaklarına ve silah sistemlerine ihtiyaç duyuyorsunuz…

Sonra da Rum lider Hristodulidis çıkıp yabancı askeri unsurların katılımını ülkesinin yükselen statüsünün göstergesi olarak sunuyor…

Bana göre bunun adı statü değil, tam tersine bağımsız irade tartışmasıdır…

Çünkü bağımsızlık başkalarının üniformasıyla sergilenmez…

Egemenlik yabancı savaş uçaklarının kanatlarında taşınmaz…

Bir devlet kendi gücünü başka devletlerin askeri varlığı üzerinden göstermeye çalışıyorsa, orada “bağımsızlık gösterisi”nden söz etmek en hafif ifadeyle büyük bir çelişkidir…

Hele bütün bunları Kıbrıs Türk halkına ve Türkiye’ye karşı bir güç mesajına dönüştürmeye çalışıyorsanız ortaya çıkan şey caydırıcılıktan çok ucuz bir askeri kabareyi andırıyor…

…

Hristodulidis aynı gün “vatanın yeniden birleşmesinden” söz ediyor…

Bir tarafta yeniden birleşme…

Diğer tarafta silahlanma, yabancı askerler, F-16’lar ve füze sistemleri…

Kıbrıs Türk halkına hâlâ egemen siyasi eşitliği temelinde ayrı bir halk olarak bakmayan, onu kurulacak yeni yapının eşit kurucu ortağı olarak değil kendi devlet düzeninin içerisine geri döndürülecek bir toplum gibi gören bir anlayışla nasıl ortak gelecek kurulacak?

…

Kıbrıs meselesinde yarım asrı aşan müzakere sürecinin sonuç vermemesinin ardından, adadaki mevcut gerçeklik üzerinden şekilleniyor…

Adada iki halk vardır…

İki ayrı demokrasi vardır…

İki ayrı yönetim ve iki ayrı devlet yapısı vardır…

Artık yapılması gereken bu gerçekliği yok saymak değil, iki tarafın egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü temelinde yan yana yaşayabileceği yeni bir ilişki modeli kurmaktır…

Türkiye'nin de bugün açık biçimde savunduğu model budur: İki devletin adada barış ve huzur içerisinde yan yana yaşaması…

…

1 Ekim’de sergilenen tablo aslında iki devletli çözüm tezinin neden masada olduğunu da gösteriyor…

Çünkü zihniyet değişmiyor…

Kıbrıs Türkünü eşit egemen taraf olarak kabul etmek yerine kendi siyasi tasavvurunuzun içerisine yerleştirmeye çalışacaksınız; Türkiye’yi tehdit olarak göstermeye devam edeceksiniz; ardından yabancı orduları adaya getirip askeri güç gösterisi yapacaksınız ve bütün bunların üzerine “yeniden birleşme” diyeceksiniz…

Olmaz…

Bu zihniyetle ortak devlet kurulmaz…

Bu zihniyetle güven tesis edilmez…

Bu zihniyetle çözüm hiç kurulmaz…

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler