Başbakan Ünal Üstel, BRT ekranlarında katıldığı programda gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
Taha Can GÜRLEK
Ülkede güvenlik sorunu bulunmadığını savunan Üstel, hükümetin göreve geldiği günden bu yana iç güvenliğin güçlendirilmesine öncelik verdiğini belirtti.
Pandemi döneminde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenli bir ada olarak öne çıktığını ifade eden Üstel, bu algının korunması için polis teşkilatının personel, araç ve teknolojik altyapı bakımından güçlendirildiğini söyledi.
“Bizim ülkemizde böyle bir güvenlik sorunu yoktur.” diyen Üstel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Geçmişe gittiğimiz zaman ülkemiz bir pandemi süreci yaşadı. Bu süreçte turizm açısından en güvenilir ada olduğumuzu anlattık. O günden bugüne kadar bu güvenliğin bozulmaması için sürekli çalışma yaptık. Bütün bu çalışmaları yaparken iç güvenlikten sorumlu polis teşkilatımızın gücünü artırmak ve çağdaş dünyanın gerisinde kalmamasını sağlamak amacıyla Türkiye Cumhuriyeti ile yaptığımız protokollerde teşkilatımıza öncelik verdik.”
“Güvenlik ve trafik siyasi propaganda malzemesi yapılmamalı”
Güvenlik tartışmalarının ülkenin ekonomik yapısından ayrı değerlendirilemeyeceğini kaydeden Üstel, turizm, yükseköğrenim ve inşaat sektörlerinin olumsuz söylemlerden doğrudan etkilenebileceğine dikkati çekti.
Ülkenin yönetimine talip olanların KKTC ekonomisini ve ekonominin lokomotif sektörlerini iyi bilmesi gerektiğini belirten Üstel, şu ifadeleri kullandı:
“Ülkenin yönetimine talip olanlara, Meclisin bir abisi olarak bir tavsiyem var. Bir kere Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ekonomisini ve lokomotif sektörlerini bilmeleri gerekir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin lokomotif sektörü turizmdir. İkinci lokomotif sektörümüz eğitim, üçüncü büyük sektörümüz ise inşaattır. Bütün bunları göz önünde bulundurmaları ve bir şeyi söylerken ölçüp tartmaları gerekir.”
Güvenlik ve trafik gibi toplumsal hassasiyetlerin siyasi propaganda malzemesi haline getirilmemesi gerektiğini vurgulayan Üstel, şöyle devam etti:
“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ambargolar ve izolasyonlar altındadır. Bir tek çıkış kapımız Türkiye Cumhuriyeti’dir. Bütün kapılar Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne kapalıdır. Bu şartlar altında sanayicimizin, turizmcimizin, yükseköğrenimle uğraşan insanlarımızın ve inşaat sektörümüzün üçüncü ülkelerden insan getirebilmek için ne kadar çaba sarf ettiğini bilmek gerekir.”
“Üniversitelerimizin öğrenci getirmek, turizmcilerimizin ve Turizm Bakanlığımızın otellerimizi doldurmak için ne kadar emek verdiğini, ne kadar harcama yaptığını öğrenmek gerekir. Böyle bir ortamda güvenlik ve trafik gibi toplumsal hassasiyetler siyasi propaganda malzemesi yapılmamalıdır.”
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin KKTC turizmini olumsuz etkilemeye yönelik girişimlerde bulunduğunu savunan Üstel, üçüncü ülkelerden gelen turistlerin zaman ve maliyet faktörleri nedeniyle çoğunlukla Güney Kıbrıs üzerinden adaya ulaşmayı tercih ettiğini söyledi.
Üstel, “Bir turist tatile giderken zamanı önemlidir. Türkiye Cumhuriyeti üzerinden aktarma yaparak Kuzey Kıbrıs’a gelmesi daha uzun sürüyor. Güneyden doğrudan geldiğinde ise süre kısalıyor. Turist hem zamana hem maliyete bakıyor.” dedi.
Güney Kıbrıs’a gelen turistlerin kuzeye geçişlerinin engellenmeye çalışıldığını ileri süren Üstel, şunları kaydetti:
“Üçüncü ülkelerden gelen turistler Güney Kıbrıs’a indiklerinde, daha ilk anda ‘Nereye gidiyorsun?’ diye soruluyor. ‘Kuzeye gidiyorum’ dediğinde, ‘Kuzeye gitme, güneyde kal’ deniliyor. Tur operatörlerine çeşitli teşvikler teklif ediliyor. Bu nedenle üçüncü ülkelerden gelen turist sayısında azalma yaşıyoruz. Bu azalmayı Türkiye Cumhuriyeti’nden ve Türkiye üzerinden gelen turistlerle karşılamaya çalışıyoruz.”
Üstel, “Bilmemek ayıp değildir ancak sorup öğrenmemek ayıptır. Biraz gayret edecek, öğrenecek ve bir açıklama yaparken bunu veriye dayandıracaksınız.” diye konuştu.
“Olağanüstü toplantı çağrısından önce kurumlardan bilgi alınmadı”
Güvenliğin algılar üzerinden değil, resmi veriler üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Üstel, polis teşkilatının kamuoyuyla rakamlar paylaştığını hatırlattı.
Üstel, “Güvenlik algıyla değil, rakamlarla ifade edilir. Bizim güvenliğimizden sorumlu kurumlarımız bellidir. Sınırlarımızı güvenlik kuvvetlerimiz ve barış kuvvetlerimiz, iç güvenliğimizi ise polis teşkilatımız koruyor.” ifadelerini kullandı.
Polis Genel Müdürlüğünün güvenlik tartışmalarının ardından kamuoyunu bilgilendirdiğini belirten Üstel, muhalefetin buna rağmen Cumhuriyet Meclisini olağanüstü toplantıya çağırmasını eleştirdi.
Üstel, şöyle konuştu:
“Polis Genel Müdürümüz televizyona çıktı ve rakamlarla açıklama yaptı. Buna rağmen ana muhalefet partisi Meclisi olağanüstü toplantıya çağırdı. Meclis, güvenlik ve trafik algısı üzerinden olağanüstü toplantıya çağrılırken, Polis Genel Müdürlüğünden herhangi bir rakam talep edildi mi diye sordum.”
“Her hafta Polis Genel Müdürümüz ve güvenlik yetkililerimizle rutin toplantılarımız vardır. Yaşanan bütün olaylarla ilgili bize bilgi verilir. Polis Genel Müdürümüzü çağırdım ve ‘Muhalefet partisi Meclisi olağanüstü toplantıya çağırıyor, sizden bilgi aldılar mı?’ diye sordum. ‘Hayır’ cevabını aldım.”
Üstel, güvenlikten sorumlu kurumlardan veri talep edilmeden olağanüstü toplantı çağrısı yapılmasının doğru olmadığını savundu.
“Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığından, Barış Kuvvetleri Komutanlığından ve iç güvenliğimizi sağlayan polis teşkilatından hiçbir bilgi alınmadan, hiçbir veriye dayanılmadan Meclis neyin olağanüstü toplantısına çağrılıyor?” diye soran Üstel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ülkemiz turizm sezonunun en yoğun dönemindedir. Aynı zamanda üniversitelerimize öğrencilerin gelmeye başlayacağı bir dönemdeyiz. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin sürekli savunma anlaşmaları yaptığı ve bölgede olumsuz bir hava oluşturmaya çalıştığı bir ortamda, sizin elinizde hiçbir veri olmadan ülkenin güvenli olmadığı yönünde bir algı oluşturmanız doğru değildir.”
“Bu verileri verecek olan kurumlar bellidir. Sınırlarımızı koruyan güvenlik kuvvetlerimiz, barış kuvvetlerimiz ve işlenen olaylara anında müdahale eden polis teşkilatımızdır. Bu kurumlardan hiçbir bilgi almadan güvenlik üzerinden fırsat oluşturmaya çalıştılar.”
Halkın güvenlik konusundaki açıklamalarda somut veriler görmek istediğini dile getiren Üstel, “Halkımız akıllıdır, veri ister. Polis teşkilatımızın yaptığı veriye dayalı açıklamalardan dolayı teşkilatımıza ve güvenlik kuvvetlerimize hükümetim ve halkım adına teşekkür ediyorum.” dedi.
Muhalefet temsilcilerinin bilgi almak istemeleri halinde ilgili kurumlara başvurabileceklerini belirten Üstel, “İsterlerse gelsinler, sorsunlar. Gerekli bilgileri veririz. Polis Genel Müdürlüğünün kapısı açıktır. Yeterli bulmazlarsa güvenlik kuvvetlerimize gider, gerekli bilgileri alırlar.” ifadelerini kullandı.
“Polis teşkilatına bin 104 personel kazandırmış olacağız”
Hükümetin göreve geldiği ilk günden itibaren siyasi istikrar, güvenlik ve trafik konularını öncelikli alanlar olarak belirlediğini anlatan Üstel, polis teşkilatına yapılan personel alımlarına ilişkin rakamları paylaştı.
Polis, itfaiye ve sivil hizmet personeli kapsamında 2015-2020 döneminde toplam 468 kişinin göreve alındığını belirten Üstel, Mayıs 2022’den bu yana ise 904 kişilik istihdam gerçekleştirildiğini açıkladı.
Bir ay içerisinde 200 kişinin daha göreve alınacağını bildiren Üstel, şöyle devam etti:
“2015-2020 döneminde polis, itfaiye ve sivil hizmet personeli kapsamında yapılan toplam personel alımı 468’dir. Biz Mayıs 2022’de göreve geldik. Bugüne kadar 904 kişiyi göreve aldık. Bir ay sonra 200 kişi daha vereceğiz ve bu sayı bin 104’e ulaşacak.”
“Yedi yıllık dönemde alınan personel sayısı 468 iken, henüz beş yıl dolmadan bin 104 kişiyi polis, itfaiye ve sivil hizmet kadrolarına kazandırmış olacağız. Polis teşkilatımıza ne kadar önem verdiğimiz bu rakamlardan bellidir. Bu personel alımlarına devam edeceğiz.”
Polis teşkilatındaki personel sayısının henüz yeterli olmadığını bildiklerini kaydeden Üstel, polis okulunun kapasitesinden daha etkin yararlanılması için eğitim süreçlerinin hızlandırıldığını anlattı.
Üstel, “Polis teşkilatımızın personel sıkıntısı yaşamaması için hızlandırılmış eğitim talep ettik. Polis okulumuz her altı ayda yaklaşık 200 polisimizi eğiterek teşkilata kazandırıyor. Zaman zaman eğitim süresini beş aya, hatta dört buçuk aya indirerek yılda iki kez alım yapılmasını sağladık.” dedi.
“İstediğimiz noktada mıyız? Hayır.” diyen Üstel, “İnşallah 2027 yılı içerisinde de personel sayısını hızlı bir şekilde artıracağız. Polis teşkilatımızı ne kadar güçlendirirsek iç güvenlikteki başarıyı da o kadar ileriye taşıyacağız.” ifadelerini kullandı.
“Polise araç filosu ve modern cihazlar kazandırıldı”






