Lefkoşa 31°USD47,92EUR55,47GBP64,93 Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

“Üniversitelerimiz artık tercih edilmiyor, temel soruna odaklanmalıyız”

Eğitim Bilimci Salih Sarpten, 2026 YKS sonuçlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Üniversitelerimiz artık tercih edilmiyor, temel soruna odaklanmalıyız” dedi.

4 dakika okumaHaber: YENİDÜZEN
Paylaş
“Üniversitelerimiz artık tercih edilmiyor, temel soruna odaklanmalıyız”

Eğitim Bilimci Salih Sarpten, 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarının KKTC yükseköğretimi açısından ciddi bir tablo ortaya koyduğunu belirterek, üniversitelerde kontenjanların artmasına karşın öğrenci sayısının aynı oranda artmadığına dikkat çekti.

2026’da KKTC üniversitelerinde açılan 18 bin 13 kontenjanın yalnızca 11 bin 555’inin dolduğunu, 6 bin 458 kontenjanın ise boş kaldığını açıklayan Sarpten, “Üniversitelerimizin artık tercih edilmemesi temel sorununa odaklanmalıyız” dedi.

Sarpten, 2026 YKS sonuçlarının açıklanmasının ardından sosyal medyanın kısa süre içerisinde “en çok öğrenci alan üniversitelerin reklam paylaşımlarıyla” dolacağını ancak tablonun çok daha derin olduğunu ifade etti.

“Nitelikli bir yükseköğretim politikası ortaya koyamazsak hepimizin bildiği o kötü son hızla yaklaşıyor” diyen Sarpten, 2022-2026 dönemindeki verilerin KKTC yükseköğretiminde giderek büyüyen bir talep sorununa işaret ettiğini kaydetti.

Boş kontenjan dört yılda yüzde 72 arttı

Sarpten’in paylaştığı verilere göre, KKTC üniversitelerindeki boş kontenjan sayısı 2022’de 3 bin 754 iken 2026’da 6 bin 458’e yükseldi. Böylece boş kontenjan sayısı dört yılda yüzde 72 arttı.

Aynı dönemde doluluk oranı yüzde 74,8’den yüzde 64,15’e gerileyerek 10,65 puan düştü.

2026’da KKTC üniversitelerinin 2023 yılına kıyasla yaklaşık bin 300 daha fazla kontenjan sunduğuna dikkat çeken Sarpten, buna rağmen 2023’e göre yaklaşık 2 bin 200 daha az öğrencinin yerleştiğini belirtti.

“2024, yükseköğretimde yapısal kırılma yılı oldu”

Sarpten, 2024 yılında yaşanan “sahte diploma” skandalının KKTC yükseköğretiminde önemli bir kırılmaya neden olduğunu ifade etti.

2023’ten 2024’e kontenjan sayısının 16 bin 700’den 16 bin 745’e yükselerek neredeyse aynı kaldığını belirten Sarpten, buna karşılık yerleşen öğrenci sayısının 13 bin 728’den 12 bin 180’e gerilediğine dikkat çekti.

Yalnızca bir yılda bin 548 öğrenci kaybedildiğini vurgulayan Sarpten, “Bu nedenle 2024’ü KKTC yükseköğretiminde yapısal bir kırılma yılı olarak değerlendirmek mümkün” ifadelerini kullandı.

Düşüşün üniversiteler bazında da görüldüğünü kaydeden Sarpten, Yakın Doğu Üniversitesi’ne yerleşen öğrenci sayısının 2023’te 2 bin 821 iken 2024’te 2 bin 631’e, Lefke Avrupa Üniversitesi’nde 2 bin 665’ten 2 bin 535’e, Girne Amerikan Üniversitesi’nde ise bin 594’ten bin 345’e gerilediğini aktardı.

“2025 boş kontenjan alarmı verdi”

Sarpten, 2024’te yaşanan kırılmanın 2025 yılında daha da belirgin hale geldiğini, doluluk oranının yüzde 68,09’a gerilediğini belirtti.

2025’te bir önceki yıla göre kontenjanların 272 artmasına rağmen yerleşen öğrenci sayısının 593 azaldığını ifade eden Sarpten, boş kontenjan sayısının 865 arttığını ve doluluk oranının 4,65 puan gerilediğini kaydetti.

Sarpten, bu tabloyu, “Sistem daha fazla kontenjan üretirken daha az öğrenci çekmeye başladı” sözleriyle değerlendirdi.

2026’da 6 bin 458 kontenjan boş kaldı

2026 sonuçlarının sorunun daha da derinleştiğini gösterdiğini belirten Sarpten, KKTC üniversitelerinde YKS kapsamında toplam 18 bin 13 kontenjan açıldığını bildirdi.

Bu kontenjanların 11 bin 555’inin dolduğunu, 6 bin 458’inin ise boş kaldığını kaydeden Sarpten, doluluk oranının yüzde 64,15’e gerilediğini ifade etti.

“KKTC üniversitelerinde YKS yoluyla sunulan her 100 kontenjanın yaklaşık 36’sı öğrenci bulamadı” diyen Sarpten, yaklaşık her üç kontenjandan birinin boş kaldığına işaret etti.

Türkiye’de yüzde 99,52, KKTC’de yüzde 64,15

Sarpten, KKTC ile Türkiye’deki devlet üniversitelerinin doluluk oranları arasındaki farkın da dikkat çekici olduğunu belirtti.

2026 sonuçlarına göre Türkiye’deki devlet üniversitelerinin örgün programlarında doluluk oranının yüzde 99,52’ye ulaştığını ve yalnızca 2 bin 292 kontenjanın boş kaldığını aktaran Sarpten, KKTC üniversitelerinde ise doluluk oranının yüzde 64,15 olduğunu kaydetti.

İki oran arasında 35,37 puanlık fark bulunduğunu belirten Sarpten, “Artık KKTC’deki boş kontenjan sorununu yalnızca ‘Türkiye’de de vakıf üniversitelerinde boşluk var’ şeklinde açıklamak yeterli değil” dedi.

“Her 100 yeni kontenjanın yalnızca 13’ü öğrenci artışıyla karşılandı”

Sorunun yalnızca kontenjan sayısıyla açıklanamayacağını vurgulayan Sarpten, son beş yılda 3 bin 118 yeni kontenjan yaratılmasına karşılık öğrenci sayısında yalnızca 414 kişilik artış yaşandığını belirtti.

Bunun, her 100 yeni kontenjanın yalnızca 13’ünün gerçek bir öğrenci artışıyla karşılandığını gösterdiğini ifade eden Sarpten, şöyle devam etti:

“KKTC yükseköğretiminde ihtiyaç daha fazla kontenjan yaratmak değil, talep yaratma kapasitesidir. Yani üniversitelerimizin artık tercih edilmemesi temel sorununa odaklanmalıyız.”

“Yeni üniversiteler ve yeni kontenjanlar çare değil”

Sarpten, verilerin tek başına neden-sonuç ilişkisi kurmaya yeterli olmadığını ancak bazı önemli çıkarımlar yapılabileceğini belirtti.

Türkiye’deki devlet üniversitelerinin yüzde 99,5 doluluk oranına ulaşmasının KKTC’nin Türkiye’den öğrenci çekme modelinin geçmişe kıyasla daha güçlü bir rekabetle karşı karşıya olduğunu gösterdiğini ifade eden Sarpten, KKTC’deki üniversite arzının da kendi içerisinde doygunluğa ulaştığını kaydetti.

Yaklaşık 18 bin YKS kontenjanına karşılık 11 bin 500 civarında öğrencinin yerleştiğine işaret eden Sarpten, “Yeni üniversiteler, yeni programlar ve yeni kontenjanlar açmak çare değil, aksine sorun olarak karşımıza çıkıyor” dedi.

Bir ülkenin yükseköğretim sisteminin kaç üniversite ve fakülteye sahip olduğu ya da kaç program ve kontenjan açtığı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Sarpten, nitelikli öğrenci çekme kapasitesi, mezunların istihdamı ve uluslararası akademik çekim gücünün esas alınması gerektiğini vurguladı.

Sarpten, yükseköğretimde artık sorulması gereken temel sorunun “Kaç öğrenci getirebiliriz?” olmadığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“Doğru soru, ‘Neden öğrenciler KKTC’deki bu programları tercih etmiyor?’ sorusudur. Artık tartışılması gereken ‘Kaç öğrenci getirebiliriz?’ değil, ‘Nasıl bir yükseköğretim sistemi kurarsak öğrenciler üniversitelerimizi tercih eder?’ sorusudur.”

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler