Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası (EL-SEN) Başkanı Ahmet Tuğcu, iş sağlığı ve güvenliği konusunda 2022 yılından bu yana yaptıkları uyarı ve taleplerin karşılıksız kaldığını, toplu iş sözleşmesine aykırı uygulamalar yapıldığını savundu.
Tuğcu, KIB-TEK Yönetim Kurulu’nun iş sağlığı ve güvenliği ile toplu iş sözleşmesi konusunda gerekli adımları atmaması ve sınavsız, münhalsiz terfi ile istihdam girişimlerinden geri adım atmaması halinde grevin kapsamı ve dozunun artırılacağını söyledi.
Sendikanın bugün başlattığı genel greve ilişkin Türk Ajansı Kıbrıs (TAK) muhabirine açıklamalarda bulunan Tuğcu, grevin diğer gerekçeleri arasında kurumun mali bilançolarının yayımlanmamasının da yer aldığını kaydetti.
-“Yazılar yazdık, taleplerde bulunduk ancak bu konuda herhangi bir adım atılmadı”
Geçen perşembe günü Dereboyu’ndaki trafo merkezinde meydana gelen ve KIB-TEK çalışanı Arif Özkıraç’ın yaralandığı iş kazasına değinen Tuğcu, olayın kurumda uzun süredir devam ettiğini savundukları iş sağlığı ve güvenliği sorunlarını bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.
Kurumda iş güvenliğinin sağlanamadığını 2022 yılından bu yana ilgili tüm mercilere defalarca yazılı olarak bildirdiklerini ifade eden Tuğcu, “2022 yılından beridir en az 7-8 kez bu konuda yazılar yazdık, taleplerde bulunduk. Doğu Akdeniz Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi’nden iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarını kuruma getirdik. Yönetim Kurulu ve KIB-TEK Genel Müdürlüğü’yle toplantı yaptık. Uzmanlar, iş sağlığı ve güvenliği konusunda birinci derecede sorumluluğun kurum yönetiminde olduğunu açıkça anlattı. Ancak maalesef bu konuda herhangi bir adım atılmadı.” dedi.
-“Arif’in başına gelen olay çok daha kötü sonuçlanabilirdi, ucuz atlatıldı”
Ülkedeki İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nın dünya standartlarında ve çalışanı koruyan bir yasa olduğunu ancak uygulamada ciddi sorunlar bulunduğunu savunan Tuğcu, bunun yalnızca KIB-TEK’e özgü olmadığını, ülke genelinde de yasanın uygulanmasında eksiklikler yaşandığını söyledi.
Dereboyu’ndaki kazada daha ağır sonuçların ortaya çıkabileceğini belirten Tuğcu, “Bir trafo merkezine müdahale edilmeden önce uygulanması gereken iş güvenliği kuralları vardır. Kapı açılmadan başlayan, arızaya müdahale ve çıkış aşamasına kadar yazılı izinlerle devam eden bir süreç olması gerekir. Arif’in başına gelen olay çok daha kötü sonuçlanabilirdi. Ucuz atlatıldı.” ifadelerini kullandı.
Tuğcu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na 2022’den bu yana farklı dönemlerde yazılar göndererek KIB-TEK’te iş güvenliği denetimi yapılmasını talep ettiklerini de dile getirdi.
“Gelin KIB-TEK’i denetleyin dedik.” diyen Tuğcu, “Olay yaşandıktan sonra ertesi gün Bakanlığa bağlı bir müfettiş gönderildi.” diye konuştu.
-“Arif’in başına gelen, kurumda yıllardır biriken sorunların patlamasıdır”
İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası kapsamında her yıl hazırlanması gereken risk analiz raporlarına da işaret eden Tuğcu, söz konusu raporların dört yıldır KIB-TEK Genel Müdürü tarafından imzalanmadığını savundu.
“Şu anda Teknecik Elektrik Santrali’ndeki çalışma koşullarında ve arıza ekiplerinde görev yapan arkadaşlarımızın karşı karşıya olduğu risk çok yüksek.” diyen Tuğcu, “Arif’in başına gelen, kurumda yıllardır biriken sorunların patlamasıdır. Grevimizin ana başlıklarından biri budur.” ifadelerini kullandı.
-“Toplu iş sözleşmesine aykırı uygulamalar yapılıyor”
Grev gerekçelerinden bir diğerinin “toplu iş sözleşmesine aykırı uygulamalar” olduğunu belirten Tuğcu, sözleşme hükümlerinin kurum yönetimi tarafından ihlal edildiğini savundu.
Tuğcu şöyle devam etti:
“Toplu iş sözleşmemizdeki maddeler açık olmasına ve sözleşmede her iki tarafın da imzası bulunmasına rağmen terfi komisyonu toplanmadan, münhal açılmadan ve başvuru kabul edilmeden iki-üç kişiye terfi verildi. Bu, bugün başlattığımız grevin nedenlerinden biridir.”







