Lefkoşa 25°USD49,04 ₺▲EUR55,51 ₺▼GBP64,94 ₺▼GRAM ALTIN6.548,63 ₺ Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Toplumda sık görülen ama az bilinen bir tablo: Ürtiker hakkında gerçekler

Halk arasında “kurdeşen” olarak bilinen ürtiker, toplumda her 5 kişiden birinin hayatının en az bir döneminde karşılaştığı yaygın bir tablo olarak öne çıkıyor. Çocuk Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Prof. Dr.

4 dakika okuma
Paylaş
Toplumda sık görülen ama az bilinen bir tablo: Ürtiker hakkında gerçekler

Halk arasında “kurdeşen” olarak bilinen ürtiker, toplumda her 5 kişiden birinin hayatının en az bir döneminde karşılaştığı yaygın bir tablo olarak öne çıkıyor. Çocuk Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Prof. Dr. Arzu Babayiğit, ürtikerin her zaman gıdaya bağlı olmadığını belirterek doğru bilinen yanlışlara dikkat çekti. Babayiğit, özellikle 6 haftayı aşan şikayetlerde uzman değerlendirmesinin önemine vurgu yaptı.

1 Ekim Dünya Ürtiker Günü dolayısıyla, Çocuk Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Prof. Dr. Arzu Babayiğit, halk arasında “kurdeşen” olarak bilinen ürtiker hakkında doğru bilinen yanlışlara dikkat çekti.

Aniden başlayan kaşıntılar ve kızarık kabarıklıkların çoğu zaman basit bir alerji sanılıp geçiştirildiğini belirten Babayiğit, ürtikerin çocuklardan yetişkinlere toplumda her 5 kişiden birinin hayatının en az bir döneminde karşılaştığı son derece yaygın bir durum olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Babayiğit, geçtiğimiz haftalarda kliniğine 5 yaşında bir çocuk hasta ve endişeli ailesinin başvurduğunu belirterek, çocuğun 4 gün önce aniden tüm vücudunda, adeta ısırgan otu değmişçesine yaygın, kızarık ve yoğun kaşıntılı döküntüler oluştuğunu aktardı.

Ailenin “Yediği bir gıda mı dokundu, böcek mi ısırdı, yoksa evdeki kediye mi alerjisi gelişti?” kaygısıyla çocuğu değerlendirmeye getirdiğini anlatan Babayiğit, bu süreçte çocuğun beslenmesinin aşırı kısıtlandığını ve alınan önlemler nedeniyle evdeki yaşamın durma noktasına geldiğini kaydetti.

Yapılan muayene ve değerlendirmeler sonucunda tablonun, çocuğun bir hafta önce geçirdiği basit bir üst solunum yolu enfeksiyonuna bağlı gelişen akut ürtiker olduğunun tespit edildiğini belirten Babayiğit, ürtikerin toplumda yaygın olmasına rağmen kulaktan dolma bilgilerle yönetilmeye çalışıldığında hem hastalar hem de aileler için ciddi bir huzursuzluk kaynağına dönüşebildiğini söyledi.

“Sadece bir kaşıntı” deyip geçmeyin

Ürtikerin deride aniden ortaya çıkan, etrafı kızarık, ortası soluk ve kabarık döküntülerle kendini gösterdiğini belirten Babayiğit, en belirgin özelliğinin ise bu döküntülerin genellikle 24 saat içinde iz bırakmadan kaybolup vücudun başka bir yerinde tekrar belirmesi olduğunu ifade etti.

Kaşıntının yarattığı huzursuzluk ve yanma hissinin hastanın günlük yaşam dengesini tamamen altüst edebileceğine dikkat çekti.

6 haftalık kritik sınır

Ürtikerin yönetiminde en önemli kriterin hastalığın süresi olduğunu belirten Babayiğit, akut ürtikerin 6 haftadan kısa sürdüğünü kaydetti.

Özellikle çocuklarda geçirilen enfeksiyonların yanı sıra böcek sokmaları, bazen ilaçlar veya gıdalar gibi belirgin bir tetikleyici sonrası akut ürtikerin aniden gelişebildiğini ifade etti.

Döküntülerin 6 haftayı aşması halinde ise kronik ürtikerden söz edildiğini belirten Babayiğit, bu aşamada nedenin sıklıkla dış etkenler değil, bağışıklık sisteminin kendi dokularına aşırı yanıt vermesi, yani otoimmünite olduğunu aktardı.

Ürtikerle ilgili doğru bilinen yanlışlar

Prof. Dr. Babayiğit, klinik pratiğinde hastaların en sık yaptığı hatalara da dikkat çekti.

Ürtikerin bulaşıcı olmadığını vurgulayan Babayiğit, hastaların ve ailelerin her atağı bir yiyeceğe bağlayarak beslenme listelerini tehlikeli boyutta kısıtlayabildiğini belirtti.

Özellikle kronik vakaların büyük kısmında temel nedenin gıdalar olmadığını ifade eden Babayiğit, bilim dışı ve kulaktan dolma alternatif yöntemlerin ise doğru tedaviye ulaşmayı geciktirmekten başka bir işe yaramadığını kaydetti.

Dudaklarda ve göz çevresinde şişlik varsa dikkat

Ürtikere sıklıkla derinin daha derin katmanlarının şişmesiyle seyreden anjiyoödemin de eşlik edebileceğini belirten Babayiğit, özellikle göz kapaklarında, dudaklarda veya dilde belirgin şişliklerle karakterize olan bu durumun nefes borusunu etkilemesi halinde hayati risk oluşturabileceğini söyledi.

Ve en önemli uyarı:

Ürtikere dudak, dil veya boğazda belirgin şişlik; nefes almada güçlük, ses değişikliği, yutma güçlüğü, baş dönmesi/bayılma ya da dolaşım bozukluğu belirtileri eşlik ediyorsa bu tablonun basit bir “kurdeşen atağı” olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Babayiğit, anafilaksi (alerjik şok) açısından acil tıbbi değerlendirme gerektiğini vurguladı.

Bu tür belirtilerin tıbbi bir acil olarak kabul edilmesi gerektiğini belirten Babayiğit, belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulması gerektiğini ifade etti.

Ürtiker ve Anjiyoödem 

Çocuklarda ürtiker: Aileler nasıl yaklaşmalı?

Özellikle çocukluk çağında görülen ürtikerlerin çok büyük bir kısmının basit enfeksiyonlara bağlı geçici ataklar olduğunu belirten Babayiğit, ailelerin panikle çocuklarına gereksiz kısıtlamalar koyması veya bilinçsizce ilaç kullanması yerine döküntülerin süresini izlemesi ve mutlaka bir alerji/immünoloji uzmanı rehberliğinde hareket etmesi gerektiğini kaydetti.

“Günümüz tıbbında çaresiz değilsiniz”

Gelişen tıp ve modern alerji/immünoloji yaklaşımları sayesinde ürtikerin artık tamamen kontrol altına alınabilen bir hastalık olduğunu belirten Babayiğit, standart antihistaminik tedavilerden bağışıklık sistemini hedefleyen biyolojik ajanlara kadar güçlü tedavi seçeneklerinin bulunduğunu ifade etti.

Akut ürtikerin detaylı tetkik gerektiren bir durum olmadığını, uygun tedavinin yeterli olduğunu belirten Babayiğit, kronik ürtikerin ise şikayetlerin katlanarak devam ettiği ya da yaşam kalitesini düşüren bir süreç olmak zorunda olmadığını söyledi.

Babayiğit, 6 haftayı geçen, tekrarlayan kaşıntılı ve ürtikerle uyumlu döküntüler olması halinde, Alerji ve İmmünoloji uzmanlarının önereceği kişiye özel basamaklı tedavi yaklaşımları ve güncel biyolojik ilaçlar sayesinde ürtikerin tamamen kontrol altına alınabileceğini ve kaşıntısız, konforlu bir yaşama dönmenin mümkün olduğunu belirtti.

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler