Karma oyun kaldırılmasını değerlendiren Siyasal İletişim Uzmanı Özdemir Tokel, sistemin yıllar içerisinde ilkelerin değil kişisel ilişkilerin, programların değil çıkar ve ahbaplık bağlarının öne çıktığı bir siyasi yapı oluşturduğunu belirtti.
Tokel, “Bazı siyasetçiler çok partili demokrasiyi, mümkün olduğu kadar çok partinin seçmenini tavlamak olarak yorumladı. Her partiye ve her seçmene farklı konuşuldu. Siyasi tutarlılığın yerini kişisel oy hesabı aldı. Karma mafyaları ve karşılıklı oy pazarlıkları ortaya çıktı” dedi.
Çok partili demokrasinin adayların herkese mavi boncuk dağıtması anlamına gelmediğini vurgulayan Tokel, “Demokrasi, partilerin programları, ilkeleri ve siyasi anlayışlarıyla yarışmasıdır. Karma sistemi ise bu çizgiyi yıllarca bulanıklaştırdı” ifadelerini kullandı.
Karma sisteminin hizmet siyasetini de olumsuz etkilediğini belirten Tokel, şunları söyledi:
“Siyasetçiler proje geliştirmek ve kalıcı icraat üretmek yerine köy köy, kahve kahve, sokak sokak dolaşıp insanların bireysel işlerini takip eder hale geldi. Bu durum toplumsal çıkarların değil, kişisel çıkarların öne çıktığı bir siyaset düzeni yarattı.”
Seçmenin de zamanla ülke için ne istediğinden çok kendi işini kimin çözebileceğine bakmaya yöneltildiğini kaydeden Tokel, bu kısır döngünün siyaseti büyük hedeflerden uzaklaştırarak küçük işlerin peşine düşürdüğünü ifade etti.
Yeni sistemde her adayın öncelikle kendi partisinin seçmenini ikna etmek zorunda kalacağını belirten Tokel, “Parti programını savunmak, tutarlı bir siyasi kimlik ortaya koymak ve kendi tabanıyla güçlü bağ kurmak önem kazanacak. Parti aidiyeti güçlenecek. Seçmen sadakati gelişecek. Partiler adaylarından ve verdikleri sözlerden daha açık biçimde sorumlu olacak” dedi.
Karma oyun kaldırılmasının seçmenin adaylar arasındaki tercih hakkını ortadan kaldırmadığının da altını çizen Tokel, seçmenin partiye mühür vurduktan sonra aynı partinin adayları arasında tercih yapmaya devam edeceğini söyledi.






