Tirkides: “Crans-Montana’nın çöküşü Kıbrıs Rum liderliğinin stratejik hatasıydı”
Güneydeki Kıbrıs Ekonomi Derneği Başkanı Ioannis Tirkides, 2017’deki Crans-Montana konferansının sonuçsuz kalmasını Kıbrıs Rum tarafının yakın dönem dış politikasındaki en önemli stratejik hatalardan biri olarak değerlendirdi. Tirkides, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ABD, Fransa ve İsrail üzerinden Türkiye’ye karşı “ödünç bir caydırıcılık” yaratmaya çalıştığını, ancak bunun beklenenin tersine Türkiye’nin kuzeydeki askeri varlığının güçlenmesine ve iki devletli çözüm politikasının yerleşmesine katkıda bulunduğunu savundu.
Bugün Kıbrıs
Kıbrıs Ekonomi Derneği Başkanı Ioannis Tirkides, Cyprus Mail’de yayımlanan analizinde Crans-Montana’dan bugüne Kıbrıs Cumhuriyeti’nin izlediği güvenlik ve dış politika stratejisini eleştirdi.
Tirkides’e göre Kıbrıs Rum liderliği, Avrupa Birliği üyeliğinin ve uluslararası hukukun Türkiye ile arasındaki güç dengesizliğini telafi edebileceği varsayımıyla hareket etti ve Crans-Montana’da ulaşılabilecek çözüm fırsatını değerlendiremedi.
“CRANS-MONTANA’DA ULAŞILABİLECEK EN İLERİ NOKTA GÖRÜLEMEDİ”
Tirkides, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in altı maddelik çerçevesinin güvenlik ve garantiler, siyasi eşitlik, toprak, mülkiyet ve yönetim başlıklarındaki temel anlaşmazlıkların aşılması için bir zemin sunduğunu belirtti.
Yazara göre daha uygulanabilir seçenek, uluslararası gözetim altında aşamalı asker çekme sürecinin kabul edilmesi ve müzakerelerin siyasi eşitlik ile iki toplumun karar alma süreçlerine etkili katılımını güvence altına almaya yoğunlaştırılmasıydı.
ABD, FRANSA VE İSRAİL ÜZERİNDEN CAYDIRICILIK ARAYIŞINI ELEŞTİRDİ
Tirkides, Crans-Montana sonrasında Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ABD ile savunma iş birliğini geliştirdiğini, Fransa ile askeri ilişkilerini genişlettiğini ve Yunanistan-İsrail-ABD ile Doğu Akdeniz enerji ve güvenlik ortaklıklarını güçlendirdiğini hatırlattı.






