TARİHİ CUMHURBAŞKANLIĞI BİNASI SANATLA YENİDEN HAYAT BULUYOR
Kıbrıs Türk siyasi tarihinin en önemli yapılarına ev sahipliği yapan, halk arasında “Silihtar” olarak bilinen eski Cumhurbaşkanlığı binasında yeni bir dönem başlıyor. Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve eşi Nilden Bektaş Erhürman’ın girişimleriyle tarihi yapının sanat ve kültür merkezine dönüştürülmesi için çalışmalar başlatıldı.
Projenin yalnızca tarihi binayı yeniden işlevlendirmesi değil, çevresindeki bölgenin de sanat ve kültürle bütünleşen yeni bir merkeze dönüştürülmesi hedefleniyor.
İLK ADIM “RESMİN KAMUSAL HAFIZASI” SERGİSİ
Dönüşüm projesinin ilk etkinliği “Resmin Kamusal Hafızası” sergisi oldu. Sergi, geçmişte müzakere ve toplantı odası olarak kullanılan salonda sanatseverlerle buluştu.
Kıbrıs Türk halkının 1949-1999 yılları arasında resim sanatıyla kurduğu ilişkiyi ve sanatın kamusal alandaki görünürlüğünü ele alan sergi için iki aylık arşiv çalışması gerçekleştirildi. 14 farklı koleksiyondan seçilen 27 eser, dergi kapaklarından pul tasarımlarına, devlet sergilerinde ödül alan çalışmalardan özel koleksiyonlara kadar geniş bir seçkiyle bir araya getirildi.
Sergi pazartesi ve çarşamba günleri 16.00-19.00, cumartesi günleri ise 09.00-12.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.
ULUBATLI: BİNANIN YENİDEN CANLANMASINI İSTİYORUZ
Cumhurbaşkanlığı Sanat Danışmanı Derya Ulubatlı, tarihi binanın yeniden kamuya açılmasının önemine dikkat çekerek, amaçlarının yapıyı sanat ve kültür aracılığıyla yeniden canlandırmak olduğunu belirtti.
Binada görsel sanatların yanı sıra müzik programları ve özellikle çocuklara yönelik etkinliklerin düzenlenmesi planlanıyor. Projeyle birlikte tarihi yapının farklı kuşakları sanat ve kültür etrafında buluşturan yaşayan bir merkeze dönüştürülmesi amaçlanıyor.
1939’DA TAMAMLANDI, TARİHİN ÖNEMLİ ANLARINA TANIKLIK ETTİ
Projenin Mimarı Güner Ersen, binanın İngiliz Mimar Robert Macartney tarafından 1920 yılında tasarlandığını ve 1939 yılında tamamlandığını belirtti. İngiliz valisinin konutu olarak inşa edilen yapı, kolonyal mimarinin yanı sıra Akdeniz ve Kıbrıs mimarisinden de izler taşıyor.
Tarihi yapının dönüşümünde mevcut mimari ve kültürel mirasın korunmasına özel önem veriliyor.
SADECE BİNA DEĞİL, BÖLGE DE DÖNÜŞECEK
Çalışmalar kapsamında bugün ihtiyaç duyulmayan bazı ek yapıların kaldırılması, surlara verilen hasarın giderilmesi ve açık alanların sanatsal etkinliklere uygun hale getirilmesi planlanıyor.
Ayrıca geçmişte “Başkanların Odası” olarak kullanılan bölümün de bugüne kadar Cumhurbaşkanlığı görevinde bulunan isimlerin dönemsel eşyalarının sergileneceği bir alan olarak ziyarete açılması hedefleniyor.
Projenin ilerleyen aşamalarında üst kattaki odalar ve çevre düzenlemesi üzerinde de çalışmalar yapılacak.
Güner Ersen, hedeflerinin yalnızca eski Cumhurbaşkanlığı binasını dönüştürmek olmadığını belirterek, Arabahmet Mahallesi ile bütünleşen daha geniş bir sanat ve kültür alanı oluşturmak istediklerini ifade etti. Böylece tarihi Cumhurbaşkanlığı binasının merkezinde olduğu bölgenin, kentsel dönüşümle birlikte Lefkoşa’nın yeni sanat merkezlerinden biri haline getirilmesi amaçlanıyor.