Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Milletvekili Talip Atalay, Nazar Erişkin’in Güne Dair programında seçim sonrası koalisyon ihtimallerinden Filojet faciasının siyasi ve idari sorumluluğuna, Erhan Arıklı’nın görevden alınmasından parti içi dengelere kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu. Atalay, YDP’nin seçim sonrasında CTP dahil hiçbir partiyle hükümet kurma ihtimalini dışlamadığını belirterek, “Anlaşma, uzlaşma olduğu sürece bizim oturup hükümet kuramayacağımız bir parti yok” dedi.
“CTP’Yİ DE AYNI KEFEYE KOYUYORUZ, HERKESLE HÜKÜMET KURARIZ”
Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Milletvekili Talip Atalay, partisinin Ulusal Birlik Partisi (UBP) ile yaşadığı gerilim ve hükümetten destek çekme sürecinin seçim sonrası olası koalisyonlara etkisini değerlendirdi. UBP’ye yönelik bir kırgınlık bulunduğunu kabul eden Atalay, buna karşın hükümet kurma süreçlerinde kişisel veya siyasi kırgınlıklar yerine ilkelerin ve hükümet programlarının belirleyici olması gerektiğini söyledi.
Atalay, “Anlaşma, uzlaşma olduğu sürece programda, devlete hizmet bağlamında bizim oturup hükümet kuramayacağımız bir parti yok” ifadelerini kullandı. Seçim sonuçlarının ortaya çıkaracağı Meclis aritmetiğine göre hareket edeceklerini belirten Atalay, “CTP’yi de aynı kefeye koyuyoruz. Herkesle kurarız hükümeti” dedi.
Ülkede siyasi kutuplaşmanın giderek arttığına da dikkat çeken Atalay, en soldaki ve en sağdaki siyasi aktörlerin dahi ülkenin meselelerini görüşmek üzere aynı masada oturabilmesi gerektiğini vurguladı.
“FİLOJET FACİASINDA SİYASİ VE İDARİ SORUMLULUKTAN KAÇILAMAZ”
Programda Girne-Taşucu seferinde yaşanan Filojet faciası da geniş biçimde ele alındı. Atalay, facianın ardından yürütülen soruşturmanın hiçbir siyasi baskı altında kalmadan, bağımsız ve şeffaf biçimde tamamlanması gerektiğini belirtti.
Önceliğin hayatını kaybedenlerin ailelerinin adalet duygusunun korunması olduğunu söyleyen Atalay, soruşturma sonucunda sorumluluğu ortaya çıkan herkesin siyasi, idari ve adli sonuçlara katlanması gerektiğini ifade etti.
Atalay, “Kime varırsa varsın, herkesin hem siyasi hem idari hem adli sonuçlara razı olması gerekir” dedi.
Facianın yalnızca bir siyasetçinin sorumluluğuna indirgenemeyeceğini savunan Atalay, olayın bütün denetim ve yönetim mekanizmalarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“DENETİM YETKİSİNİ TÜRKİYE’YE DEVRETMEK SORUMLULUĞUMUZU ORTADAN KALDIRMAZ”
Filojet faciasının ardından deniz taşımacılığındaki denetim eksikliklerine de dikkat çeken Atalay, teknik denetim yetkilerinin Türkiye'ye devredilmiş olmasının KKTC'nin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını söyledi. Atalay, “Teknik anlaşmalarla yetkilerin oraya devredilmesi aslında devletin sorumluluğunu gidermez” ifadelerini kullandı. KKTC'nin kendi denetim mekanizmasını oluşturması gerektiğini belirten Atalay, gemilerin denetlenmesine yönelik teknik kadroların oluşturulmadığını, ilgili denetim kurulunun atamalarının da yapılmadığını dile getirdi.
Uluslararası anlaşmaların kabul edilmesine rağmen bunların iç hukukta uygulanmasını sağlayacak düzenlemelerde ciddi eksiklikler bulunduğunu söyleyen Atalay, gemi personelinin mesleki yeterliliklerinin denetlenmesi konusunda da yeni düzenlemelere ihtiyaç olduğunu belirtti.
“ARIKLI'NIN GÖREVDEN ALINMASINA DEĞİL, GÖREVDEN ALINMA BİÇİMİNE TEPKİ GÖSTERDİK”
YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı'nın Filojet faciasının ardından görevden alınmasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Atalay, partisinin hükümetten çekilme kararının temelinde görevden alma kararından çok, kararın uygulanma biçiminin bulunduğunu söyledi.
Arıklı'nın dört yıl boyunca hükümetin birçok politikasını savunduğunu hatırlatan Atalay, görevden alınma kararının televizyon ekranlarından öğrenilmesini doğru bulmadıklarını ifade etti. Atalay, “Parti Meclisimizin reaksiyon göstermesinin nedeni aslında görevden alınması değil, görevden alma tekniği ve biçimi” dedi. Erhan Arıklı'nın görevden alınabileceğini, ancak bunun siyasi ortaklık ilişkisine uygun bir yöntemle gerçekleştirilmesi gerektiğini savunan Atalay, yaşananların parti içerisinde kırgınlık yarattığını belirtti.






