Lefkoşa 26°USD49,63 ₺▲EUR55,70 ₺▼GBP66,50 ₺▲GRAM ALTIN6.464,48 ₺ Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Sosyal medya ve gazetecilik!

Ekvador'un Guayaquil kentinde 17 Ekim 2026'da bugüne kadar pek rastlamadığımız ölümlü bir “iş kazası” yaşandı. -*-*-Neydi bu iş kazası?Patricio...

3 dakika okumaHaber: Serhat İncirli
Paylaş
Sosyal medya ve gazetecilik!

Neydi bu iş kazası?
Patricio Alfredo Sánchez Molinari adlı bir papaz, canlı olarak yayınlanan bir ayin sırasında, arkasındaki dev ahşap haçın başına düşmesi sonucu hayatını kaybetti… 
-*-*-

Guayaquil Başpiskoposluğu, büyük ahşap haçın yerinden çıkarak papazın başına düştüğünü ve öldüğünü doğruladı.

-*-*-

Bu ölüm olayı, gazetecilik açısından elbette çok önemli bir haberdir…

-*-*-

Ancak, olayın sosyal medyada yayılması sırasında, çeşitli iddialar ortaya atılması ve bu iddiaların “gerçekmiş” gibi gösterilmesi, bir gazetecilik hatasıdır… 

-*-*-

Mesela papazın, kilise bağışlarından 2 milyon dolar çaldığı, lüks araç kullandığı iddia edildi… 

-*-*-

Akabinde, küçük yaşta kız çocukları ile ilgili iddialar ortalığa yayıldı…

-*-*-

Papazın para çaldığı ile ilgili olarak güvenilir kanıt veya bunu ortaya koyan resmî bir belge yok!

-*-*-

“Küçük kız çocuklarıyla ilişkileri olduğu” iddiası ise tamamen havada!
Kanıt yok!

-*-*-

Ancaaak, sosyal medyada, papazın, bu suçlardan dolayı ilahi ceza ile karşılaştığı da yazılıyor…

-*-*-

Ve her yazan, hemen hemen her okuyan hatta her paylaşan bunlara inanıyor!

-*-*-

Sosyal medya ile gazetecilik bir birine girdiği zaman ortaya mesleki açıdan ciddi sıkıntılar çıkarıyor…

-*-*-

Gazeteci, doğruluğu kanıtlanmamış haber yazmaz, yazamaz; yazan gazeteci değildir!

-*-*-

Haliyle geçtim para çalma ve küçük çocuklarla ilişki iddiasını, “ilahi adalet” meselesine cidden inananların olması “gazetecilik” adına araştırılması ve evet haberleştirilmesi gereken ayrı bir meseledir!

-*-*-

Efendim, mahkeme kararı mı beklemek lazım?

-*-*-

Elbette hayır!
Bir gazeteci ve o gazetecinin editörleri, hırsızlıkla ilgili güçlü deliller bulursa, küçük çocuklarla ilgili delil kabul edilebilecek görüntüler ya da o çocukların açıklamalarına ulaşırsa, konu değişebilir… 

-*-*-

Yine dolaşıyoruz ve geliyoruz meşhur “masumiyet karinesi” meselesine…

-*-*-

Bir kişinin suçluluğu, hukuka uygun bir yargılama sonucunda kanıtlanıncaya kadar o kişi suçlu kabul edilemez...

-*-*-

Elbette “gazeteci” yargılama sonucunu beklemeyebilir… 
Kendisi de belgeye, bilgiye, kanıta ulaşırsa bunları yayınlar… 
Ama gazeteci, kulaktan duyma haberleri, doğruluğunu teyit etmezse yayınlamaz…

-*-*-

Ülkemizde de sosyal medya haberciliği ile gazetecilik ne yazık ki birbirine girmiş durumdadır… 

-*-*-

Ve bundan dolayı da mesleki açıdan çok ama çok üzgünüm…

-*-*-

Sonuç: Ekvador'da hayatını kaybeden papazın para çaldığı veya çocuklara yönelik cinsel suçlar işlediği – bu nedenle de Tanrı tarafından cezalandırıldığı iddiaları, güvenilir delillerle ortaya konulmadıkça gerçekmiş gibi sunulmamalıdır… 

-*-*-

Hele hele Tanrı’nın cezalandırdığını yazan bir kişinin “ben de gazeteciyim” demesi; apayrı bir meslek ölümüdür!

-*-*-

Bunları neden mi yazdım?
Bunları, sosyal medyada her okuduğuna ve her izlediğine inananların sayısının çok arttığı gerçeğinin verdiği esas acıyı da dile getirmek için.

Keşke o listeyi bilseydik!

Euronews’in ve bir çok haber kanalının haber veya haberlerine göre Azerbaycan, 21 Ekim 2026'da 31 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının ülkeye girişini yasakladığını açıkladı. 

-*-*-

Azerbaycan bağımsız bir devlettir!
İster böyle bir liste hazırlar ve açıklar!
İsterse Türkiye gibi, bir liste hazırlar ama açıklamaz!

-*-*-

Listedeki isimler arasında siyasetçiler, gazeteciler, yazarlar, dinî çevrelerden isimler ve medya çalışanları bulunuyor. 

-*-*-

Kararın gerekçesi olarak Azerbaycan'ın egemenliğine, millî güvenliğine, anayasal düzenine ve yönetimine karşı olduğu belirtilen açıklamalar gösterildi.

-*-*-

Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı bu konuda açıklama yaptı… 
Bu açıklamada, 31 yasaklı veya “istenmeyen” kişinin, “Azerbaycan'ın devlet yapısını ve yönetimini hedef aldığı”, “Bakü yönetiminin şiddet yoluyla iktidar değişikliğine teşvik edildiği” ve “dinî gerekçelerle şiddeti, nefreti ve düşmanlığı körüklediği” ileri sürüldü!

-*-*-

İlginçtir; Türkiye’nin hiç açıklamadığı benzer bir listesi bulunuyor… 
Ama Kıbrıslı Türkler için… 

-*-*-

1 - İki eliyle bir markuşu doğru dürüst düz tutamayan gariban Kıbrıslı Türklere, “Azerbaycan’ın ülkeye girişine yasak getirdiği 31 kişi” gibi düşünmedikleri için, “terörist” diyen Türkiye, sakın Azerbaycan’a kızmasın! 

-*-*-

2 – Bu 31 kişilik liste ve daha on binlerce onlar gibi düşünen; Azerbaycan’ın İsrail’in en büyük destekçisi olduğunu söyleyip eleştirdiğimiz için ben ve benim gibilere de tepki göstermektedir!

-*-*-

3 – Demek ki neymiş? Öyle üç devlet tek millet diye bir saçmalık olamazmış!

-*-*-

4 – Ne olabilirmiş? Çıkarlar canım, çıkarlar!

-*-*-

5 – Değerli Türkiye Cumhuriyeti yetkililerinden ve tabii ki Lefkoşa’daki büyükelçileri ekselansları Ali Murat beyefendiden ricamdır, bu konuda Azerbaycan gibi mert ve dürüst olsunlar; listeyi açıklasınlar, Türkiye’ye tatile gitmek istiyorum; listede var mıyım yok muyum ayrıca çok merak etmekteyim!

ssssss-001.jpg

Bu yazı toplam 129 defa okunmuştur.

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler