Girne açıklarında meydana gelen ve can kayıplarına yol açan gemi faciasına ilişkin yürütülen soruşturmada, geminin sefer belgeleri ve teknik durumunun yanı sıra mürettebatın tahliye sırasındaki tutumu ile şirket hissedarlarının olası sorumluluklarının da araştırıldığı mahkemeye aktarıldı.
Mahkemede verilen bilgilere göre, geminin kapasitesinin üzerinde yolcu taşıdığına ilişkin şu ana kadar herhangi bir bulguya rastlanmadı. Geminin limandan ayrıldığı sırada hava ve deniz koşullarının sefere engel olmadığı, 3 metreye kadar olan dalgalarda limandan çıkışına engel bulunmadığının tespit edildiği belirtildi.
Geminin izin ve sefer belgelerinin tam olduğu, uluslararası sularda sefere uygun bulunduğu ve son denetiminin 2 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirildiği kaydedildi.
Geminin yaklaşık 12 yıl önce geçirdiği bir kazada hasar gördüğü, daha sonra onarıldığı ve 2024 yılında yeniden sefer izni aldığı yönündeki bilgiler de soruşturma dosyasına girdi.
Polis tarafından alınan bazı ifadelerde ise geminin hasar almasına rağmen yoluna devam ettiği yönünde iddialar bulunduğu belirtildi. Geminin Türkiye’de gerçekleştirilen bir işlem sırasında zarar gördüğü öne sürülen bölümüne ilişkin iddiaların da araştırılacağı kaydedildi. Kazazedeler tarafından çekilen görüntülerin inceleneceği, geminin teknik durumu ile kazanın meydana gelmesinde kasıt bulunup bulunmadığının da soruşturulduğu bildirildi.
Mahkemede, mürettebatın yolcuların tahliyesi sırasındaki tutumuna ilişkin çelişkili ifadeler bulunduğu da gündeme geldi. Bazı ifadelerde mürettebatın can yelekleri konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığı ve yolculara tahliye sırasında yardım edilmediği ileri sürüldü. Savunma ise mürettebatın can yelekleri ve can sallarıyla yolculara yardım ettiğini öne sürdü. Gemide yeterli sayıda can salının bulunduğu bilgisi de mahkemeye aktarıldı.
Soruşturma kapsamında ikinci kaptanın yardım çağrısında bulunduğu belirtildi. Zanlılardan S.E'nin gemi kaptanına geminin uç kısmının kırıldığını söylediği ifade edilirken, E’nin söz konusu bölümü görmesinin mümkün olup olmadığı ve verdiği ifadenin doğruluğunun polis tarafından araştırıldığı kaydedildi. Kaptanın resmi kaptanlık belgesine ilişkin incelemenin de sürdüğü bildirildi.
Soruşturmanın yalnızca gemi kaptanı ve mürettebatıyla sınırlı kalmayacağı, gemi şirketinin hissedarlarının kazada herhangi bir sorumluluklarının bulunup bulunmadığının da araştırılacağı belirtildi. Mahkemede şirket hissedarları olarak S.A. , R.A. , H.E. , B.H. ve M.O’nun isimleri gündeme geldi.
Mahkeme, soruşturmanın devam ettiğini dikkate alarak zanlı 1’den zanlı 9’a kadar olan kişilerin 3 gün süreyle tutuklu kalmasına karar verdi.
Polisin; geminin teknik durumu, kazazedelerin çektiği görüntüler, mürettebatın tahliye sırasındaki davranışları, şirket hissedarlarının olası sorumlulukları ve geminin geçmişte geçirdiği kazaya ilişkin incelemelerini sürdüreceği belirtildi.