Lefkoşa’da 10 yaşındaki bir kız çocuğuna yönelik cinsel taciz suçlamasıyla tutuklanan ve 9 gün polis nezaretinde kaldıktan sonra teminatla serbest bırakılan 53 yaşındaki Ünal Varım’la ilgili ortaya çıkan bilgiler dikkat çekti. Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi tarafından yüzde 80 zihinsel engelli olduğuna dair rapor verildiği belirtilen Varım’ın, yaklaşık 30 yıldır kendisine sahip çıkan koruyucu ailesi, yaşadıklarını anlattı. Mezarlıklarda yatan, çöplerden yemek yiyen ve kimsesiz halde bulunan Varım’a bir aile yuva oldu. Ona yemek yemeyi, elini yıkamayı, tuvalete gitmeyi öğrettiler. Bugün ise aynı aile, yıllardır bakımını üstlendikleri Varım’ın durumunun ve sağlık raporlarının dikkate alınmasını istiyor.
Diyalog’a ulaşan belgeleri paylaşan koruyucu aile, Varım’ın geçmişini ve yıllardır sürdürdükleri yaşam mücadelesini anlattı.
“Mezarlıklarda yatıyordu”
Aslen Karadenizli olan Ünal Varım’ı 30 yıl önce Trabzon’da bulduklarını anlatan ailenin ferdi Necla Büyükyılmaz, o günleri unutamadıklarını söyledi.
Büyükyılmaz, Varım’ın bulunduğunda yaklaşık 30 yaşlarında olduğunu belirterek, “Abim onu bulduğunda mezarlıklarda yatıyordu. Kıyafetleri parçalanmıştı, çöplerden yemek yiyordu. Ona sahip çıktık. Elini yıkamayı, oturmayı, tuvalete gitmeyi öğrettik. Bugün bile ‘Elini yıka, sofraya otur’ gibi komutlarla hareket ediyor” dedi.
Varım’ın konuşamadığını ve kendisini ifade etmekte ciddi güçlük çektiğini belirten Büyükyılmaz, onun günlük yaşamını sürdürebilmesi için sürekli desteğe ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
“Ünal birini taciz edemez, kendisini bile çocuk olarak görüyor”
Varım’ın hakkındaki suçlamalar nedeniyle büyük üzüntü yaşadıklarını dile getiren Büyükyılmaz, onun durumunun göz önünde bulundurulması gerektiğini savundu.
“Ünal birini taciz edemez. Zaten kendisini de çocuk olarak görüyor. Cümle dahi kuramıyor. Biz onu yıllardır tanıyoruz, bakımını üstleniyoruz. Ailemizin bir ferdi oldu. Maddi ve manevi bütün sorumluluğunu aldık. Ona sahip çıktık” ifadelerini kullandı.
“Annemin vasiyeti”
Varım’ın aileleri için yalnızca bakımını üstlendikleri biri değil, evlatları gibi olduğunu anlatan Büyükyılmaz, annesinin kendilerine bıraktığı vasiyeti de paylaştı.








