Demokrat Parti (DP) Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli’nin hükümet ortaklarını hedef alan “suç ortağı” ifadesini eleştirerek, siyasetin temiz ve ilkeli olması gerektiğini söyledi. Akpınar, güvenlik sorunlarının küçümsenmemesi gerektiğini ancak suç olaylarının büyütülerek KKTC’nin güvensiz bir ülke gibi gösterilmesinin de doğru olmadığını savundu.
Akpınar yaptığı yazılı açıklamada, bir ülkenin güvenliği üzerinden siyaset yapılabileceğini, eksikliklerin eleştirilebileceğini, çözüm önerileri ortaya konabileceğini ve hükümetin sorgulanabileceğini belirtti.
Bunların demokrasinin gereği olduğunu ifade eden Akpınar, ancak suç, korku ve toplumsal endişe üzerinden algı yönetimi yapılarak KKTC’nin “kontrolsüz bir suç coğrafyası” gibi gösterilmeye çalışılmasının farklı bir durum olduğunu savundu.
Akpınar, hükümet ortaklarının “suç ortağı” olarak gösterilmesinin de siyasi eleştirinin sınırlarını aştığını belirterek, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın da dikkat çektiği üzere siyaset dilinin temiz olması gerektiğini söyledi.
“KKTC’Yİ GÜVENSİZ BİR ÜLKE GİBİ GÖSTERMEK KİME HİZMET EDİYOR?”
Cumhuriyet Meclisi’nde güvenlik konusunda ortaya konan tablonun, toplum güvenliğine katkı sağlayacak yapıcı bir siyasal girişimden çok, kamuoyunda korku ve kaos algısını büyütmeye yönelik bir siyasi şov olduğunu savunan Akpınar, KKTC’nin bölgedeki güvenli ülkelerden biri olduğunu ileri sürdü.
Akpınar, ülkede suçların bulunduğunu ve uyuşturucu, fuhuş, insan ticareti, kara para, kayıt dışı ekonomi, şiddet, yaralama ve organize suçlarla mücadele edilmesi gerektiğini belirtti.
“Bir tek suç dahi bizim için önemlidir” diyen Akpınar, münferit veya belirli gruplar arasında meydana gelen olayların toplumun tamamının günlük hayatını kuşatmış sürekli bir güvenlik tehdidi gibi sunulmasının doğru olmadığını ifade etti.
Güvenlik sorunlarını küçümsemenin ne kadar yanlışsa, suç olaylarını büyüterek bir ülkeyi güvensiz göstermeye çalışmanın da o kadar yanlış olduğunu savunan Akpınar, yaratılan korku ikliminin ülkeye ekonomik ve sosyal açıdan zarar vereceğini söyledi.
Akpınar, böyle bir algının turizm, yükseköğretim, yatırım ortamı, emlak ve inşaat sektörlerinin yanı sıra esnaf, çalışanlar ve özel sektörü de olumsuz etkileyebileceğini belirtti.
“Sonuçta kaybeden herhangi bir siyasi parti olmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve halkımız olur” ifadelerini kullandı.
“POLİSİMİZİN YANINDAYIZ, EKSİKLERİN DE FARKINDAYIZ”
İçişleri Bakanlığı ve Polis Örgütü’nün güvenlik konusunda çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Akpınar, yetkili makamların değerlendirmelerine göre suçla mücadelenin yalnızca olay meydana geldikten sonra müdahale etmekle sınırlı olmadığını söyledi.
Personel kapasitesinin, teknik altyapının, teknolojik imkânların, istihbarat kapasitesinin ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesinin önemine dikkat çeken Akpınar, Demokrat Parti’nin mevcut sorunları görmezden gelmediğini vurguladı.
Akpınar, “Olası sorunları inkâr etmiyoruz. Güvenlik konularında her türlü yapıcı desteği veriyoruz. Korku üretmiyoruz, alınması gerekli her türlü önlemin alınması için destek veriyoruz. Ülkemizi karalamıyoruz. Ülkeyi daha güvenli hale getirmek için çaba sarf ediyoruz” dedi.
“GÜVENLİK ANLAYIŞI DEĞİŞMEK ZORUNDA”
KKTC’nin nüfus hareketliliği artan, turizmi ve yükseköğretimi gelişen, farklı ülkelerden insanların çalışmak, eğitim görmek, yatırım yapmak ve yaşamak amacıyla geldiği bir ülke haline geldiğini belirten Akpınar, güvenlik anlayışının da bu değişime uygun biçimde geliştirilmesi gerektiğini söyledi.






