Sağlık turizminde güçlü bir noktaya ulaşmaya çalışan ülkeye içten darbe gelmeye devam ediyor. İngiliz yayın kuruluşu BBC, Mart ayındaki “donör skandalı” haberine yeni bir halka daha eklerken, skandalın sanılandan çok daha büyük olduğu ortaya çıktı.
Skandal konusunda KKTC Sağlık Bakanlığı suskunluğunu korurken, hekim örgütleri de dikkat çekici bir suskunluk içinde. Ülkedeki hukuk çevreleri ise, “para karşılığı aldatmanın dolandırıcılık kapsamına da girebileceğini” savunarak, polisin gelişmeleri soruşturması gerektiğine işaret ediyor.
SKANDALIN BOYUTU BÜYÜDÜ
BBC’de yer alan yeni haberde, çoğu İngiliz vatandaşı en az 30 çocuğun yanlış sperm veya yumurta donörlerinin kullanıldığı tüp bebek skandalından etkilendiği vurgulanıyor. BBC bu yılın başlarında ilk yedi vakayı ortaya çıkaran bir araştırma yayımlamıştı.
Görüşme yapılan ebeveynlerin tümü, anonim donörleri tıbbi geçmişleri, görünüşleri, kişilikleri, eğitimleri ve hobileri gibi bilgilere dayanarak dikkatlice seçtiklerini söylüyor. Ancak, talep edilen sperm ve yumurta donörlerinin kısırlık tedavilerinde kullanılmadığından endişe duyuyor.
Habere göre, 30 çocuğun yarısı, Doğuş Tüp Bebek Merkezi adlı bir klinikte gerçekleştirilen işlemler sonucunda dünyaya geldi.
Doğuş Tüp Bebek Merkezi’ndeki bu hastaların çoğunun tedavisinde üç kişi yer aldı: Doktor Firdevs Uğuz Tip, Doktor Şevket Alptürk ve hasta koordinatörü Julie Hodson. Firdevs herhangi bir yanlışlık yaptığını reddederken, Alptürk ve Hodson BBC’nin sorularına yanıt vermedi.
BBC News Araştırmacı Gazetecilik biriminden Anna Collinson ve Jo AdnittUnvan’ın haberine göre, dünyanın en büyük sperm bankası olan Cryos International, 2016’dan beri Doğuş kliniğini kara listeye almış durumda. Cryos, kliniğe bugüne kadar sperm tedarik etmediğini söylüyor.
Haberde, Avrupa Birliği yasalarının uygulanmadığı Kıbrıs’ın kuzeyinde, kliniklerin sıkı denetimlere tabi tutulmadığı belirtilirken, hastaların; “düşük fiyatlar, yüksek başarı oranları ve geniş sperm ve yumurta donörü seçenekleri iddiasıyla” kliniklere çekildiği kaydediliyor.
Mart ayında yayımlanan BBC haberiyle skandal ilk kez ortaya çıkmıştı; olayda küçük bir grup ebeveynin donörler konusunda yanıltıldığı anlaşılıyordu.
KKTC Sağlık Bakanlığı o dönem iddialara yanıt olarak, resmi bir soruşturma başlattığını açıklamıştı ancak bugüne kadar konuyla ilgili bir gelişme duyurulmadı. Bakanlık ayrıca, skandalın genişleyen boyutu konusunda BBC’nin sorularına cevap vermezken, ülke basınına da henüz açıklama yapmadı.
DANİMARKA DEĞİL TÜRKİYE VE ÇEVRE ÜLKELER
BBC’nin haberinin ilgi çekici kısımları ise şöyle:
Ailelerin çoğu, başvurdukları kliniklerin kendilerine Batı Avrupalı, taramadan geçmiş, sağlıklı donörler vadettiğini ancak çocukları doğduktan sonra şüphelenmeye başladıklarını söyledi.
Parayla DNA testi yapılan 30 çocuktan 11’inin genetik kökenlerinin Türkiye’den veya çevre ülkelerden geldiği anlaşıldı. Bu durum, ebeveynlerinin talep ettiği donörlerin kullanılmadığına işaret ediyor.






