Lefkoşa’nın tiyatro binasının perdelerini açması için, imzalar atıldı.
LTB Başkanı Mehmet Harmancı’nın gerçekleştirdiği basın toplantısında açıkladığı LTB Tiyatro ve Kültür Sanat Merkezi projesi, yalnızca yeni bir tiyatro binasının yapılması anlamına gelmiyor.
Bana göre bundan çok daha fazlası…
***
Bu proje, “hayal edersek” ve “çok istersek yapabiliriz” insancının Lefkoşa’daki somut karşılığıdır.
Bu proje, bu ülkede tüm olumsuzluklara rağmen, unutulmayan bir hayaldir. Olması gerekendir....
Hikâyenin başlangıcı 1996 yılına uzanıyor.
Tiyatronun dev ismi Yaşar Ersoy’un Lefkoşa’ya çağdaş bir tiyatro binası kazandırılması yönündeki önerisiyle başlayan süreç, aradan geçen yıllarda türlü nedenlerle kesintiye uğradı.
İnşaat durdu, projeler değişti, ilk yapı yıkıldı ve yeniden başlandı.
Ardından 2012 yılında LTB’nin yaşadığı ağır mali ve idari krizle birlikte bina bir kez daha yarım kaldı.
Ve Lefkoşa’nın ortasında yıllarca duran o yarım binanın, bugün tamamlanabilmesi için çok büyük bir adım atıldı.
***
Üstelik ortaya konan proje yalnızca bir tiyatro salonundan da ibaret değil.
5,2 milyon sterlin, yaklaşık 330 milyon TL bedelle gerçekleştirilecek yatırımın merkezinde 465 kişilik çağdaş bir tiyatro salonu bulunacak.
Ama bunun yanında tiyatro müzesi, eğitim ve prova alanları, dramaturgi ve çalışma mekânları, kültür-sanat kütüphanesi ve arşiv alanları da olacak.
Lefkoşa Belediye Orkestrası kendi prova alanına kavuşacak.
Binanın önündeki meydan ise açık amfi, kafe, sergi ve buluşma alanlarıyla günlük kent yaşamının bir parçası haline gelecek.
Yani burası sadece “oyun izlenen” bir bina olmayacak.
Üretilecek.
Öğrenilecek.
Tartışılacak.
Sergiler açılacak.
Müzik yapılacak.
Genç sanatçılar yetişecek.






