Philenews: Erhürman müzakere metodolojisini BM’ye kabul ettirdi
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın, Kıbrıs müzakerelerinde “önce yöntem üzerinde anlaşma, ardından güven yaratıcı önlemler ve 5+1 toplantısı” yaklaşımını Birleşmiş Milletler’e kabul ettirdiği belirtildi. Philenews, Erhürman’ın süreç ve metodoloji konusunda hareket alanı yarattığını; enerji, güvenlik ve egemenlik başlıklarında ise Ankara’yla uyumlu hareket ettiğini savundu.
Bugün Kıbrıs
Philenews’te Andreas Bimbishis imzasıyla yayımlanan analizde, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın Kıbrıs sorunundaki müzakere sürecinin nasıl ilerleyeceğine ilişkin yaklaşımını Birleşmiş Milletler’e kabul ettirmeyi başardığı ileri sürüldü.
Analizde, Erhürman’ın göreve gelmesinin ardından “müzakere olsun diye müzakere” anlayışına karşı çıktığı ve sonuç üretecek yeni bir metodoloji üzerinde anlaşılmadan resmî görüşmelere geçilmemesi gerektiğini savunduğu hatırlatıldı.
Philenews’e göre bu yaklaşım BM tarafından benimsendi ve bundan sonraki süreç için önce metodoloji, ardından güven yaratıcı önlemler ve son aşamada genişletilmiş 5+1 toplantısı sıralaması kabul edildi.
SÜRECİN SIRALAMASINI DEĞİŞTİRDİ
Haberde, Erhürman’ın müzakere sürecinin sıralamasını değiştirdiği değerlendirmesi yapıldı. Buna göre yeni bir 5+1 toplantısının yalnızca toplantı yapılmış olması için düzenlenmemesi ve öncesinde iki liderin Lefkoşa’da hazırlık yapması gerektiği anlayışı öne çıktı.
Erhürman’ın savunduğu metodolojinin; geçmiş yakınlaşmaların korunması, siyasi eşitliğin yeniden pazarlık konusu yapılmaması, takvime bağlı ve sonuç odaklı bir süreç yürütülmesi ile olası yeni başarısızlıkta statükoya geri dönülmemesi ilkelerine dayandığı belirtildi.
Philenews, bu gelişmeyi Erhürman’ın “en önemli kazanımı” olarak değerlendirerek Cumhurbaşkanı’nın Kıbrıs sorunundaki prosedür ve müzakere yöntemi konusunda belirli bir hareket alanı yarattığını yazdı.
“HAREKET ALANI KRİTİK BAŞLIKLARDA DARALIYOR”
Analizde buna karşılık Erhürman’ın enerji, güvenlik ve egemenlik gibi “sert konulardaki” tutumunun Ankara’nın politikalarıyla örtüştüğü savunuldu.






