Amerikan Başkanı Donald Trump ile ilgili de iki dedikodu var ki, gerçekten çok hoşuma gitti…
İsterseniz önce onlarla başlayalım…
-*-*-
Birincisi, Trump’ın, Türkiye ziyaretinden veya Türkiye’den ayrılışı ile ilgili…
-*-*-
Dedikoduya veya bazı “dış mihrakların” iddiasına göre, ki Amerika bizzat kendisi bize göre dış mihrak olduğuna göre, buradaki “dış mihrak” da varsın biz olalım!
-*-*-
Neyse; dedikoduya göre, Trump, Türkiye’deyken, CIA ve Mossad, Amerikan Başkanı’nın uçağına, İran’ın füze fırlatacağı yönünde bir istihbarat almış!
-*-*-
Washignton Post gazetesine göre, Temmuz 2026'da Trump'ın Ankara'daki NATO zirvesinden ayrılışı sırasında ABD ve İsrail istihbaratının, İran'ın Trump'ın uçağına füze saldırısı düzenleyebileceğine ilişkin bir uyarısı oldu.
-*-*-
Yine aynı gazete, Trump'ın uçağıyla ilgili olağanüstü bir güvenlik operasyonu gerçekleştirildiğini yazdı…
-*-*-
Neydi bu operasyon?
Washington Post gazetesinin yazdığına göre Trump, gazetecilerden ve bazı üst düzey yetkililerden gizlenerek bir ikram aracıyla başka bir uçağa geçirildi. Yani, dev uçağının merdivenlerinden çıktı, uçaktaki gazetecilere veya kendi personeline seslendi, şakalaştı ancak bir başka kapıdan, uçağa yiyecek yükleyen araca geçirildi; oradan da Amerika’ya ait bir askeri uçağa bindirildi…
-*-*-
Washington Post’a göre amaç Trump'ın hangi uçakta olduğunu belirsiz hale getirmekti. Trump daha sonra bu tehdidi doğruladı mı?
Evet doğruladı!
-*-*-
İran, daha önce Trump’ı tehdit etti mi?
Etti!
-*-*-
Trump daha önce saldırıya uğradı mı?
Uğradı!
-*-*-
Kısacası evet Trump’ın koruma ekipleri bu tür tehditleri çok ciddiye alıyor…
-*-*-
Ama Trump ve ekibi, bu konuları açık bir şekilde, propaganda maksatlı olarak kullanıyor!
-*-*-
Şöyle düşünün veya şu şekilde dedikodu yapalım; bizim Erhan Arıklı da Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kendisini Tassos Isac cinayeti ile ilgili olarak “arıyor” veya “yakalamak istiyor” bilgilerini, tıpkı Trump gibi, propaganda maksatlı olarak kullanabiliyor!
-*-*-
“Yaptığı kahramanlıktan dolayı Rumların aradığı bakanımız!” baabında!
-*-*-
Evet, gelelim ikinci dedikoduya…
Bu da Trump ile alakalı ama konunun uluslararası boyutunu – ulusla boyuta düşürüp düşünürseniz, bizim ülkede de neredeyse birçok yetkilinin çok daha küçük çaplı benzer işler çevirdiğini mutlaka kabul edeceksiniz!
-*-*-
Bu dedikodu beni aynı zamanda çok rahatlattı!
“Bak be, demek ki sadece bizde ya da Türkiye’de olmuyormuş bu işler” diye düşünmemi sağladı!
Babaların oğullara iş ayarlaması demek ki sadece Türkiye ve KKTC’de görülebilen bir hastalık cinsi değilmiş!
-*-*-
Gelelim dedikoduya!
-*-*-
Kazakistan Cumhurbaşkanı, Amerikan Cumhurbaşkanı’na açık bir çağrıda bulunmuş ve “gelsin bir Amerikan şirketi, bizim tungsten madenlerimizi çıkarsın, işlesin” demiş!
-*-*-
Tungsten nedir?
Tungsten, Türkçede volfram olarak da bilinen, kimyasal sembolü W, atom numarası 74 olan çok sert ve yüksek sıcaklıklara dayanıklı bir metaldir.
-*-*-
Arada kendimle ilgili bir dedikodu vereyim; yemin ederim bu metalin adını ilk defa duydum…
Oysa, bu metalden meraklısı olduğum çok pahalı çakılar da yapılıyormuş!
-*-*-
W, tungsten kelimesinden değil, elementin Almanca adı olan “Wolfram”dan geliyor.
“Volfram” ise Türkçede kullanılan isimdir; “tungsten” de uluslararası yaygın adıdır. Bilgiler için internet ansiklopedilerine de teşekkür ederim!
-*-*-
Bazı bilgiler daha aktarayım; tungsten karbür (volfram karbür) çok sert olduğu için matkap uçları, kesici takımlar ve ağır sanayide kullanılırmış…
-*-*-
Ama Trump’ı en çok ilgilendiren Tungsten’in aynı zamanda çok stratejik bir hammadde olmasıymış!







