Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Hatay temaslarının sonunda Geçmişten Geleceğe Kıbrıs Sorunu ve Milli Davamız başlığıyla konferans verdi.
Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde bulunan Enerjisa Hatay Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Konferans Salonu’nda, gerçekleşen konferansta Öztürkler, Kıbrıs sorununun tarihsel süreci, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesi, Türkiye ile yürütülen ortak stratejik projeler, Türk askerinin Ada’daki varlığı ve Kıbrıs Türk halkına uygulanan izolasyonlar hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Öztürkler, Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte hayata geçirilen ve planlanan projelerle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin stratejik açıdan daha güçlü bir yapıya kavuşturulacağını belirterek, “Bugün dünyada güç sadece askeri değildir; su ihtiyacı bir güçtür, enerji bir güçtür, doğal gaz bir güçtür. Bu noktalarda KKTC’yi stratejik olarak güçlendireceğiz. Bunlar KKTC’nin dünyayla bütünleşmesini sağlayacaktır” dedi.
Asrın Su Projesi, hastaneler, Ercan Havalimanı, doğal gaz projesi ve üniversitelerin bu süreçte büyük önem taşıdığını ifade eden Öztürkler, Türkiye Cumhuriyeti ile ciddi projeleri hayata geçirmeye ve KKTC’yi geliştirmeye devam edeceklerini söyledi.
Doğal gaz projesinin de en önemli projelerden biri olduğuna dikkat çeken Öztürkler, bu yolda kararlılıkla ilerlediklerini kaydetti.
KKTC’nin en büyük gücünün Türkiye Cumhuriyeti olduğunu vurgulayan Öztürkler, “Hep söyledik: Güçlü Türkiye Cumhuriyeti, güçlü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti demektir” ifadelerini kullandı.
Dünyada insan haklarının ve hukuk kurallarının işlemediği, gücün belirleyici olduğu bir dönemden geçildiğini söyleyen Öztürkler, bu nedenle Kıbrıs Türk halkının Anavatan Türkiye ile güçlü ve birlik içerisinde olması gerektiğine işaret etti.
“Bizim de güçlü olmamız, bir olmamız, birlikte olmamız şarttır” diyen Öztürkler, Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte yürümeye, Kıbrıs Türk halkının davasını savunmaya ve halkı ileriye taşımaya kararlılıkla devam edeceklerini belirtti.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin son dönemdeki silahlanma faaliyetlerine de değinen Öztürkler, Rum tarafının Fransa ve İsrail başta olmak üzere farklı ülkelerle askeri ilişkilerini geliştirdiğini ve gelirlerini silahlanmaya yönlendirdiğini söyledi.
Türkiye Cumhuriyeti’nin garantörlüğü ile Türk askerinin adadaki varlığının Kıbrıs Türk halkının güvenliği açısından vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Öztürkler, “Türkiye Cumhuriyeti’nin garantörlüğü ve Türk askerinin varlığı tartışma konusu değildir. Çünkü Türk askeri adadan çıkarsa, garantörlük sulandırılırsa çok farklı noktalara gideriz” diye konuştu.
1974 sonrasında Kıbrıs Türk halkının güvenlik içerisinde yaşamını sürdürdüğünü vurgulayan Öztürkler, Güney Kıbrıs’ın İsrail, Yunanistan ve Fransa ile askeri anlaşmalar yaptığını ancak Türkiye’nin caydırıcı gücü nedeniyle Kıbrıs Türk halkına yönelik bir saldırının söz konusu olmadığını söyledi.






