BBC’nin araştırmasında, çoğunluğu İngiliz en az 30 çocuğun KKTC’de gerçekleştirilen tüp bebek tedavilerinde ailelerin seçtiğini düşündüğü donörlerden farklı kişilerden dünyaya gelmiş olabileceğine ilişkin ciddi şüpheler bulunduğu gündeme taşınmıştı.
Şüpheli vakaların yaklaşık yarısının ise Lefkoşa’daki Doğuş Tüp Bebek Merkezi’nde 2012-2024 yılları arasında gerçekleştirilen tedavilerle bağlantılı olduğu ileri sürülmüştü.
Ortaya atılan iddiaların ardından sessizliğini bozan Doğuş Tüp Bebek Merkezi Sorumlusu Dr. Şevket Alptürk’ün açıklaması ise kamuoyunun beklediği temel sorulara açık ve doğrudan yanıt vermek yerine BBC’yi hedef almasıyla dikkat çekti.
“BBC SİYASİ AMAÇ TAŞIYOR” SAVUNMASI
Alptürk, Doğuş Tüp Bebek Merkezi’nin Sağlık Bakanlığı tarafından verilen kuruluş onayı çerçevesinde faaliyet gösterdiğini, kuruluşundan bugüne yapılan işlemlerin yasa ve tüzüklere uygun gerçekleştirildiğini ve işlemlerin Sağlık Bakanlığına bildirildiğini savundu.
Ancak açıklamanın en dikkat çekici bölümü, BBC’nin ortaya koyduğu iddialara yönelik kullanılan “siyasi amaç” savunması oldu.
Alptürk, “BBC yayınları incelendiği zaman siyasi amaç taşıdığı ortadadır” ifadelerini kullandı.
Bu açıklama ise beraberinde çok daha kritik bir soruyu getirdi:
Ortada ailelerin çocuklarının biyolojik kökenlerine ilişkin DNA testlerine dayandırılan ciddi iddialar varken, tartışmanın merkezine neden iddiaların bilimsel ve tıbbi olarak çürütülmesi yerine BBC’nin yayın politikası konuluyor?
AÇIKLAMADA SİTELER VAR, BBC VAR; PEKİ DNA İDDİALARININ YANITI NEREDE?
Alptürk açıklamasında, BBC haberlerinde adı geçen bazı internet sitelerinin kendisine veya merkeze ait olmadığını belirterek, Cryos sperm bankasıyla ilgili yazışmaların da şahsına ait olmayan bir internet sitesi üzerinden gerçekleştirildiğini savundu.
Ayrıca Cryos tarafından merkezin “kara listeye” alındığına ilişkin kendisine, kendi internet sitesine veya Doğuş Tüp Bebek Merkezi’ne yazılı bildirim yapılmadığını ifade etti.
Bunların açıklığa kavuşturulması kuşkusuz önemli.
Ancak kamuoyunun önündeki asıl iddia bir internet sitesinin kime ait olduğundan çok daha ağır:
Ailelerin seçtiklerini düşündükleri donörler ile dünyaya gelen çocukların biyolojik donörleri aynı kişiler mi, değil mi?
Doğuş Tüp Bebek Merkezi’nin açıklamasında tartışmanın bu en kritik noktasına ilişkin kamuoyunu ikna edecek bilimsel verilerin ortaya konulmaması soru işaretlerini ortadan kaldırmadı.
“BENİM YAZIŞMAM YOK” DEMEK İDDİALARI ORTADAN KALDIRIYOR MU?
Alptürk ayrıca iddia konusu hastalarla kendi internet sitesi üzerinden veya yüz yüze herhangi bir yazışması ya da görüşmesi bulunmadığını söyledi.
Ancak burada da önemli bir ayrım ortaya çıkıyor.
Bir tüp bebek merkezinde gerçekleştirildiği ileri sürülen işlemlerin doğruluğunun değerlendirilmesinde yalnızca merkez sorumlusunun hastayla şahsen yazışıp yazışmadığı değil; hasta kayıtları, tedavi dosyaları, kullanılan sperm ve yumurta örneklerinin kayıtları, donör kodları, laboratuvar kayıtları, embriyoloji kayıtları ve bunların birbirleriyle uyumu önem taşıyor.






