Geçtiğimiz günlerde eski eşi tarafından bıçaklanarak öldürülen Saliha Özkol'un ardından kadına yönelik şiddet yeniden gündeme gelirken, Meclis Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe, kadın mücadelesinde ortak emeğin ve dayanışmanın önemine dikkat çekti.
Kadınların uzun yıllardır sokakta, sivil toplumda, siyasi partilerde ve Mecliste birbirlerinden devraldıkları bir mücadeleyi büyüttüğünü ifade eden Özdenefe, CTP Kadın Örgütü’nün de farklı dönemlerde görev alan başkan, yönetici ve üyeleriyle bu mücadelenin önemli bir parçası olduğunu kaydetti.
Kadınların ve kadın örgütlerinin mücadele alanları, yöntemleri, eylem biçimleri, deneyimleri, bilgi birikimleri ve önceliklerinin farklılık gösterebileceğine işaret eden Özdenefe, örgütlü mücadelenin gücünün farklılıkları ortadan kaldırmakta değil, ortak amaçlar etrafında birlikte hareket edebilmekte olduğunu belirtti.
“Hiçbirimizin emeği diğerinin emeğini görünmez kılmamalı” diyen Özdenefe, asıl meselenin bir kadın daha öldürülmesin diye neyin daha doğru ve etkili yapılabileceğini birlikte bulmak olduğunu vurguladı.
Kadına yönelik şiddetle mücadelede hangi mekanizmaların neden çalışmadığının ve hukukta gerçekten nerede boşluk bulunduğunun açıkça konuşulması gerektiğini belirten Özdenefe, yeni düzenlemelerin mevcut hukuk sistemi içerisinde nasıl işleyeceğinin de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
"BU ALANDA DÜZENLEME YOKMUŞ GİBİ BİR ALGI YARATILMAMALI"
Ev içi şiddetin mevzuatta düzenlenmiş bir alan olduğunu ifade eden Özdenefe, “Müstakil olarak ‘Ev İçi Şiddet Yasası’ başlığını taşıyan bir yasamızın bulunmaması, bu alanda düzenleme yokmuş gibi bir algı yaratmamalıdır” dedi.
Aile Yasası’nın koruma ve uzaklaştırma emirleri, temasın sınırlandırılması, gerektiğinde polis koruması ve koruma emrine aykırılığın yaptırımlarını düzenlediğine dikkat çeken Özdenefe, 2014 yılında Meclisten oybirliğiyle geçen TOCED Yasası’nın da şiddetin önlenmesinden destek mekanizmalarına ve kurumlar arası koordinasyona kadar daha geniş bir yapı öngördüğünü belirtti.
Özdenefe, asıl sorgulanması gerekenin yıllar önce yasalaştırılan bu mekanizmaların neden hâlâ tam anlamıyla hayata geçirilemediği olduğunu kaydetti.






