Mevcut belediye yönetiminin 24 yıllık görev süresine işaret ederek değişim zamanının geldiğini belirten Özdemir, yaşlılar için ileri yaşam merkezi, gençler için sosyal konut, çocuklar için çocuk üniversitesi, kapalı spor salonu, girişimcilere destek, kültür ve turizm yatırımları ile dijital altyapı projelerini açıkladı. Özdemir, “Tatlısu’nun yeni hikâyesini birlikte yazacağız. Biz belediye başkanlığına patron olmaya değil, halkın hizmetkârı olmaya talibiz” dedi.
Yaklaşık üç aydır sahada olduklarını belirten Özdemir, adaylık kararını bölge halkından gelen öneri ve tekliflerin ardından aldığını ifade etti. Bu süreçte kapı kapı dolaşarak vatandaşlarla bir araya geldiklerini, evlerde, kahvehanelerde ve sokaklarda bölge halkının sorunlarını dinlediklerini kaydeden Özdemir, Tatlısu’da güçlü bir değişim talebi bulunduğunu belirtti.
Tatlısu’da 24 yıldır aynı belediye başkanının görev yaptığını hatırlatan Özdemir, “Artık beldede büyük bir yüksek sesle değişimin gerekli olduğu söyleniyor. 24 yıl çok uzun bir zaman. Değişmeyen tek şey değişimin ta kendisidir. Değişmeyen bir sistemde durağanlık ve bekleme vardır, ilerleme yoktur. Biz insanlarımızın değişimden yana olduğunu görüyoruz ve bu değişimin sandığa çok güçlü şekilde yansıyacağını düşünüyoruz” dedi.
“Belediye önce insandır”
Belediye yönetimine gelmeleri halinde ilk olarak belediyenin kendi iç işleyişini düzenleyeceklerini belirten Özdemir, belediyecilik anlayışlarının merkezinde insanın bulunacağını vurguladı.
“Bizim için belediye önce insandır” diyen Özdemir, belediyeyi bir şirket mantığıyla değil, sosyal belediyecilik anlayışıyla yöneteceklerini söyledi.
Özdemir, öncelikli hedeflerinin belediye personelinin özlük haklarını iyileştirmek olduğunu belirterek şöyle konuştu:
“Tatlısu’daki belediye personelimizin özlük hakları olmazsa olmazımızdır. Belediyeyi şirket mantığıyla çalıştırırsanız insanları 58 bin liraya çalıştırmak zorunda kalırsınız. Biz sosyal belediyecilik anlayışıyla önce personelimizin özlük haklarını ve maaşlarını iyileştirmeye gideceğiz. Ardından benimle birlikte çalışma arkadaşı olacak tüm belediye çalışanlarına hizmet içi eğitim vereceğiz. Belediyenin atıl durumdaki binalarını, araçlarını ve gereçlerini envanter analizinden geçireceğiz. Güçlü bir belediye yapısıyla Tatlısu halkına hak ettiği hizmeti güler yüzle sunacağız.”
Belediyedeki birimlerin birbirinden ayrılması gerektiğini de dile getiren Özdemir, herkesin her işi yaptığı bir yönetim anlayışıyla kaliteli hizmet üretilemeyeceğini söyledi. Personelin daha iyi koşullarda çalışmasının, vatandaşlara sunulan hizmetin niteliğini de artıracağını kaydetti.
Yaşlılar için ileri yaşam merkezi ve vefa kartı
Özdemir’in projeleri arasında, Tatlısu’nun kuruluşunda ve gelişiminde emeği bulunan yaşlılara yönelik ileri yaşam merkezi de yer aldı.
Bölgede 51 yıldır yaşayan, köye hizmet eden ve bugünkü Tatlısu’nun oluşmasına katkı sağlayan büyüklerin kendilerine karşı bir vefa borcu bulunduğunu belirten Özdemir, yaşlıların yalnızca belirli günlerde hatırlanmasının sosyal belediyecilik anlayışıyla bağdaşmadığını ifade etti.
İleri yaşam merkezi projesinin merkezi hükümet ve Sosyal Hizmetler Dairesi ile iş birliği içerisinde hayata geçirilmesini planladıklarını anlatan Özdemir, şöyle devam etti:
“Bu büyüklerimizle ilgili ileri yaşam merkezi kurmayı düşünüyoruz. Sağlıklı bir yaşlanma modeli belirleyelim istiyoruz. Merkezi hükümetle ve Sosyal Hizmetler Dairesiyle ortak hareket ederek bu büyüklerimizin kapısını ayda bir, 15 günde bir değil, her gün çalalım. Birlikte toplanabilecekleri sosyal etkinlikler düzenleyelim. Hayat tecrübelerini gençlerimizle buluşturalım. Onların kendilerini değerli hissetmelerini sağlayalım.”
Bu kapsamda bir de “Vefa Kartı” uygulaması başlatmayı hedeflediklerini belirten Özdemir, yaşlıların sağlık hizmetleri, saç ve sakal bakımları ile aylık ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik bir sistem oluşturacaklarını söyledi.
İki ya da üç personelin yalnızca bu hizmetle ilgilenmesini planladıklarını kaydeden Özdemir, “Onların yanında olduğumuzu hissettirmek istiyoruz. Çünkü sosyal belediyecilik anlayışı, 15 günde bir dokunmayı değil, yaş almış insanımızın her gün yanında olmayı gerektirir” ifadelerini kullandı.
Gençlere Tatlısu’da yuva kurma imkânı
Gençlerin bölgede kalabilmesi ve geleceklerini Tatlısu’da kurabilmesi için sosyal konut projesini gündemlerine aldıklarını açıklayan Özdemir, bu projenin belediyenin tek başına gerçekleştirebileceği bir yatırım olmadığını vurguladı.
Başbakan Ünal Üstel ile konuyu görüştüklerini ve detaylandırdıklarını belirten Özdemir, merkezi hükümetle iş birliği içerisinde gençlere uygun koşullarda konut imkânı sağlamayı amaçladıklarını ifade etti.
“Bir belediye kendi bünyesinde, kendi imkânlarıyla sosyal konut projesini başaramaz. Ben tek başıma yaparım dersem bu gerçekçi olmaz. Merkezi hükümetle hareket ederek bunu çözmek istiyoruz. Kredilendirme, altyapı imkânları ve gençlere uygun koşullarda konut yapılması için gerekli planlamanın merkezi hükümetle birlikte gerçekleştirilmesini istiyoruz” diyen Özdemir, hükümetin ada genelinde hayata geçirmeyi planladığı 5 bin konutluk projeye de değindi.
İlk sekiz bölgenin açıklandığını, ikinci bölge içerisinde Tatlısu’nun da bulunduğunu kaydeden Özdemir, bu konuda Başbakan Üstel ile görüşmeler yaptıklarını belirtti.
Özdemir, “Bu topraklarda doğan, bu bölgede büyüyen ve geleceğini yine bu topraklarda kurmak isteyen gençlerimizin Tatlısu’da uygun koşullarda yuva sahibi olmasını istiyoruz. Bunun önünü açmak için çalışma arkadaşlarımızla birlikte elimizden geleni yapacağız” dedi.
Çocuk üniversitesi ve Tatlısu Gelecek ve Yaşam Merkezi
Çocukların küçük yaşlardan itibaren yeteneklerinin keşfedilmesi ve geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Özdemir, farklı üniversitelerle yaptıkları görüşmeler sonucunda Tatlısu’da çocuk üniversitesi kurmayı planladıklarını açıkladı.
Bu projenin belediyecilik anlayışıyla adada bir ilk olabileceğini belirten Özdemir, çocukların kültür, sanat, teknoloji ve üretim alanlarında destekleneceğini söyledi.
Eğitim fakültelerindeki akademisyenlerle ortak çalışmalar yapmayı düşündüklerini anlatan Özdemir, çocukların yetenekli oldukları alanlarda yönlendirilmesini ve küçük yaşlardan itibaren meslek edindirme kurslarına katılmalarını sağlayacaklarını kaydetti.
Özdemir, çocuklar ve gençler için ayrıca Tatlısu Gelecek ve Yaşam Merkezi oluşturmayı hedeflediklerini belirterek, bu merkezde teknolojik altyapı, spor akademisi, müzik, sanat, teknoloji ve girişimcilik fırsatlarının bulunacağını ifade etti.
Bölgede spor alanında önemli bir eksiklik bulunduğuna da dikkat çeken Özdemir, mevcut spor sahası ve spor kulübü için emek verenlere teşekkür ederken, kapalı spor salonunun hâlâ bulunmamasını eleştirdi.
“Bu çağda bir spor salonumuzun olmaması benim için yürek burkan bir olay. Ben kendi köyümde hiçbir gencin gübre ambarının spor salonuna çevrilmiş hâlini istemiyorum. Daha büyük, daha kapsamlı etkinliklerin yapılabileceği, mantıklı bir kompleks ve kapalı spor salonu kurmak istiyorum. Gençlerimiz burada spor yapabilsin, kendilerini geliştirebilsin. Köyümüzün ve belde halkımızın da faydalanabileceği bir alan olsun” dedi.
Tatlısu’nun kaliteli hizmeti hak ettiğini vurgulayan Özdemir, amaçlarının günü kurtaran, geçici çözümler üretmek değil, konforlu ve nitelikli yaşam alanları oluşturmak olduğunu söyledi.
“Tatlısu üretecek, markasıyla girişimciler kazanacak”
Özdemir’in projelerinde üretim, girişimcilik ve yerel ekonominin güçlendirilmesi de önemli yer tuttu.
Tatlısu’da elde edilen ekonomik değerin yine Tatlısu’da kalmasını istediklerini belirten Özdemir, genç girişimciler ve kadın üreticiler için fon, proje, hibe ve pazarlama olanaklarını artıracak bir sistem kuracaklarını açıkladı.
Bu konuda çeşitli görüşmeler yaptıklarını dile getiren Özdemir, bölgede üretim yapan ancak ürünlerini pazarlamakta ve tanıtmakta zorlanan kadınların ve gençlerin önünü açmayı hedeflediklerini söyledi.
Yönetmenliğini yaptığı “8 Kadın, 8 Başarı Hikâyesi” belgeselinden örnek veren Özdemir, farklı bölgelerde üretim yapan kadınların desteklenmeleri halinde önemli başarılar elde edebildiğini anlattı.
Belgeselde yer alan kadınların hibe ve pazara erişim olanaklarından yararlanarak kendi işlerinin patronu hâline geldiğini belirten Özdemir, bir üreticinin başlangıçta üç dönüm olan üretim alanını altı dönüme çıkardığını, yalnızca geçimini sağlamakla kalmayıp birikim de yapabildiğini ifade etti.
Özdemir, “Neden benim köyümden bir genç ya da bir girişimci kadın bugüne kadar elinden tutulup kendi mesleğinin sahibi olamadı? Bu kadar imkân varken neden daha fazla girişimci kadın yetiştiremiyoruz? Benim köyümün genci, benim köyümün girişimci kadını kendi işinin patronu olsun istiyorum. İnsanlarımızın 58 bin liraya çalışmak yerine kendi işlerini kurarak daha iyi kazanç elde ettikleri, üretmenin mutluluğunu yaşadıkları bir belediyecilik anlayışı oluşturacağız” diye konuştu.
Tatlısu’daki kadın kooperatifi ve köy kadın kursunda üretilen ürünleri de yerinde incelediğini belirten Özdemir, ortaya çıkarılan el işlerinin ve diğer ürünlerin son derece başarılı olduğunu ancak tanıtım ve pazarlama eksikliği nedeniyle yeterince değerlendirilemediğini söyledi.
“Bir ürünü satabilmeniz için onun bir hikâyesi olması gerekir. Hikâyesi olmayan hiçbir ürün satmaz. Kooperatiflerimizin çok güzel ürünleri var ama bunların tanıtımı, pazarlaması ve reklamı yok. Biz ürünlerimizin hikâyesini anlatacağız, kalitesini ön plana çıkaracağız. Tatlısu denildiğinde insanların aklına kalite gelsin istiyoruz” ifadelerini kullandı.
22 kilometrelik sahil turizme kazandırılacak
Tatlısu’nun 22 kilometrelik sahil şeridinin önemli bir potansiyel taşıdığını belirten Özdemir, sahilin herkesin kullanımına açık ve bölge ekonomisine katkı sağlayan bir yapıya kavuşturulmasını hedeflediklerini söyledi.
Mevcut işletmelerle iş birliği içerisinde seyir noktaları, yürüyüş yolları, etkinlik alanları, su sporları ve turizm alanları oluşturmayı planladıklarını kaydeden Özdemir, kamu-özel iş birliğine inandıklarını dile getirdi.
Özdemir, “Bizim tek bir hedefimiz var. Tatlısu’nun insanı kazansın, Tatlısu’nun üretimi kazansın ve Tatlısu gelişsin. Sahilimizin potansiyelini değerlendirmek, hem bölge halkına hem de işletmelerimize ekonomik değer kazandırmak istiyoruz” dedi.
Bölgenin doğal güzelliklerini daha görünür kılmak amacıyla cam teras ve seyir alanı projesini de hayata geçirmek istediklerini belirten Özdemir, yapay şelale ve çevre düzenlemesiyle desteklenecek projede ziyaretçilerin denizi, dağları, doğayı ve gün batımını panoramik şekilde izleyebileceği bir alan oluşturulacağını söyledi.
Burada küçük bir çay bahçesi konseptinin de yer almasını planladıklarını belirten Özdemir, böylece hem ziyaretçilere yeni bir deneyim sunmayı hem de ekonomik değer üretmeyi amaçladıklarını ifade etti.
“Her ev bir hikâye, her sokak bir müze olacak”
Belgesel yönetmeni olduğunu da hatırlatan Özdemir, Tatlısu’nun kültürel hafızasını korumak ve geçmişte yaşayan insanların hikâyelerini gelecek nesillere aktarmak amacıyla “Her Ev Bir Hikâye, Her Sokak Bir Müze” projesini hazırladıklarını açıkladı.
Köyün geçmişinde önemli izler bırakmış, yıllarca hizmet etmiş ve hayat tecrübeleriyle bölgenin kültürünü oluşturmuş kişilerin hikâyelerinin kayıt altına alınacağını belirten Özdemir, bu kişilerin yaşam öykülerinin kısa belgesellere dönüştürüleceğini söyledi.
Proje kapsamında köy merkezindeki evlerin önüne QR kodlar yerleştirilmesini planladıklarını anlatan Özdemir, ziyaretçilerin telefonlarıyla bu kodları okutarak o evlerde geçmişte kimlerin yaşadığını, hangi hikâyelerin bulunduğunu öğrenebileceğini ifade etti.
Günümüzün hızlı bilgi akışına uygun olarak belgesellerin 45 saniye ile bir dakika arasında hazırlanmasının düşünüldüğünü belirten Özdemir, meydanlarda geçmişte düzenlenen düğün ve etkinliklere ilişkin görüntülerin de ziyaretçilere sunulacağını kaydetti.
Özdemir, “Aramızdan ayrılan büyüklerimizin sesleri kaybolabilir ancak hikâyeleri kaybolmayacak. Onların hikâyeleri QR kodlarla köyün içerisinde yaşamaya devam edecek. Biz Tatlısu’nun geçmişini koruyarak geleceğe taşımak istiyoruz. Çünkü her evin bir hikâyesi, her sokağın anlatılacak bir geçmişi olmalı” dedi.
Bu projenin aynı zamanda yeni bir turizm imkânı yaratacağını belirten Özdemir, köy merkezinde bir kültür müzesi oluşturmayı da hedeflediklerini söyledi.
Küçük Erenköy’e deniz müzesi
Tatlısu’nun farklı bölgelerinde ayrı kültürel ve turistik değerler oluşturmayı planladıklarını belirten Özdemir, Küçük Erenköy bölgesinde deniz müzesi kurmayı planladıklarını kaydetti.
Bu projenin altyapısı ve içeriği üzerinde çalıştıklarını belirten Özdemir, her bölgenin kendi hikâyesini taşımasını istediklerini vurguladı.
Özdemir, “Biz istiyoruz ki her bölgede bir hikâye olsun. Her bölge ekonomik değer ve sosyal fayda üretsin” ifadelerini kullandı.






