Lefkoşa 27°USD49,34 ₺▲EUR55,26 ₺▼GBP65,36 ₺▲GRAM ALTIN6.628,54 ₺ Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Öğretmenin Deneyimi Bir Anda Kaybolur mu?

Eğitim, en liberal ülkelerde bile kamusal bir yan taşır. Bu nedenle kamusal eğitim önemlidir ve geliştirilmelidir. Hiç kuşku yok ki kaliteli kamusal...

3 dakika okumaHaber: Salih Sarpten
Paylaş
Öğretmenin Deneyimi Bir Anda Kaybolur mu?
  • Sağlıksız, kalabalık ve pedagojik olarak kontrol edilemez sınıflarda ciddi davranış sorunları yaşayan, küfürlü konuşan, argo ve kaba dil kullanan, öğretmenine saygılı olmanın ne demek olduğu bilmeyen öğrencilere doğru davranış kazandırmak için canını yiyen kamu okulu öğretmeni;
  • Demokratik olmayan, hiyerarşik ve merkeziyetçi bir yönetim tarzı ile karşı karşıya kalıyorlar,
  • Sözüne değer verilmeyen, farklı engellenmeler yaşayan, partizanlığı ve adam kayırmacılığını yaşıyorlar,
  • İhtiyaçlarını dikkate almayan, çağ dışı yaklaşımlarla sonuç alan bir yönetim anlayışını sonuna kadar yaşıyorlar.

Sözün özü; eğitimin en önemli yapı taşı olan kamu okulu öğretmenleri tükenmişlik yaşıyorlar.

Peki Ya Özel Okuldaki Öğretmen

Özel okul öğretmeni yaşadıkları çok daha vahim; ücret, iş güvencesi, çalışma saatleri, ek görevler, veli baskısı ve mesleki geleceğe ilişkin belirsizlikler…

Elbette özel ve kamu okullarının yönetim, finansman ve istihdam yapıları birbirinden farklıdır. Bu farklılıkların tümü ortadan kaldırılamaz. Ancak bu durum, öğretmenin emeğinin korunması ve mesleki gelişiminin desteklenmesi konusunda adaletsizliklerin görmezden gelinmesini haklı çıkarmaz.

Okulun mülkiyeti farklı olabilir; fakat öğretmenin mesleki saygınlığı ve emeğinin değeri farklı olmamalıdır.

Eğitim politikası, öğretmeni yalnızca istihdam edildiği kurumun çalışanı olarak değil, toplumun geleceğini inşa eden bir meslek insanı olarak görmelidir.

Meselenin bir başka boyutu daha var. Öğretmen neden kamuya geçmek istiyor?

Bir öğretmen, özel okulda yıllarca çalışmasına rağmen kendisini sürekli geçici bir konumda hissediyorsa burada ciddi bir yapısal sorun vardır.

Daha güvenceli bir çalışma yaşamı, daha öngörülebilir bir gelir, daha belirgin özlük hakları ve daha istikrarlı bir mesleki gelecek aradığı için mi? Hiç kuşku yok ki evet…

Elbette ki; kamu okulları yetersiz, özel okullar daha üstün değildir. Bu nedenle özel okul öğretmenin; öğrencisini seçme hakkı bulunmayan kamusal eğitim verme sorumluluğuna geçtiğini gözden kaçırılmamalıdır.

Peki ama kamuya geçen öğretmenin geçmişteki emeği ne olacak?

Her şey sıfırlanmalı mı? Öğretmenin kazandığı deneyim, bir anda kaybolur mu?

Örneğin, sekiz yıl özel okulda çalıştıktan sonra kamuya atanan bir öğretmenin geçmiş hizmeti, kıdemi, yükselmesi ve emeklilik işlemleri, daha önce hiç öğretmenlik yapmamış mesleğe yeni adım atmış birisi ile aynı mı olmalı?  

KKTC'de eğitim politikası yalnızca devlet okullarına odaklanamaz. Özel okullar da eğitim sisteminin bir parçasıdır. Bu nedenle özel okul öğretmenlerinin sorunları “özel sektörün kendi problemi” olarak görülmemelidir.

Çünkü kamu okulundaki öğretmenin de özel okuldaki öğretmenin de yetiştirdiği çocuk bu toplumun çocuğudur. Dolayısıyla öğretmenlik mesleğinin temel hakları okulun mülkiyetine göre farklılaşmamalıdır.

Öğretmenin emeği de okulun statüsüne göre değersizleştirilemez.

KKTC'nin ihtiyacı, özel okulları kamu okullarına benzetmek, kamu okullarını da özel okullar gibi yönetmek değildir.

Esas ihtiyaç; öğretmeni odağa alan, emeğini, deneyimini ve gelişimini güvence altına alan aynı zamanda okul türleri arasındaki kalite uçurumunu azaltan,  kamusal yanı güçlü bir eğitim politikasını hayata geçirmektir.

ogretmen-016.jpg

Anlayana Gülmece

Okul Bitince

Delikanlı okulu bitirdikten sonra müracaat ettiği mağazada çalışmak üzere ise kabul edilmiş. Büyük bir sevinçle ertesi gün işe başlamak üzere mağazaya gelmiş. Mağaza yöneticisi sevecen ve sıcakkanlı bir şekilde delikanlıyı karşılayarak;

- “Hoş geldin” diyerek ve delikanlının eline bir süpürge tutuşturur ve

- “İlk önce şu süpürgeyle arka taraftaki rafların altını temizleyiver” diye konuşmasına tamamlar…

Delikanlı kızgınlığı yüzünden belli olacak şekilde;

  • "Ben üniversite mezunuyum" diye karşılık verir.

Yönetici bunun üzerine bir adım geriye çekilerek;

  • "Özür dilerim, bilmiyordum. Süpürgeyi bana verirsen nasıl temizlik yapman gerektiğini gösteririm.”

Bu yazı toplam 75 defa okunmuştur.

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler