Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB), Ekim ayı Meme Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla yaptığı açıklamada, erken tanı hizmetlerinin bütün kadınlar için erişilebilir hale getirilmesi çağrısında bulundu. Birlik, tarama hizmetlerinin bilimsel verilerle planlanması, bölgesel sağlık altyapısının güçlendirilmesi ve tanıdan tedaviye kadar kesintisiz bir sağlık hizmeti sunulması gerektiğini belirtti.
KTTB Genel Sekreteri Dr. Sinem Şığıt İkiz imzasıyla yayımlanan açıklamada, mamografinin meme kanserini henüz belirti ortaya çıkmadan saptamak için kullanılan temel tarama yöntemlerinden biri olduğu kaydedildi.
“TARAMA HİZMETLERİ TÜM KADINLARA ULAŞMALI”
KTTB, uygun yaş ve risk grubundaki kadınların düzenli taramaya katılımının artırılmasının meme kanserine bağlı ölümlerin azaltılması açısından önemli olduğunu belirtti.
Açıklamada, daha önce tarama hizmetlerine ulaşamamış kadınların da programa dahil edilmesi gerektiği ifade edilerek şu değerlendirme yapıldı:
“Erken evrede tanı alan hastanın meme kanserinde başarılı tedavi olasılığı çok daha yüksektir. Hastalığın özelliklerine bağlı olarak daha sınırlı tedaviler mümkün olabilir.”
Tanının gecikmesinin daha kapsamlı ve uzun süreli tedaviler gerektirebileceği belirtilerek bunun hastaların günlük yaşamını ve aileleriyle geçirecekleri zamanı da etkileyebileceği kaydedildi.
“NÜFUSUNU BİLMEYEN BİR TOPLUM, TARAMA HİZMETLERİNİ DE DOĞRU PLANLAYAMAZ”
Birlik, açıklamasında sağlık hizmetlerinin planlanmasında nüfus verilerinin önemini öne çıkardı:
“Nüfusunu bilmeyen bir toplum, tarama hizmetlerini de doğru planlayamaz. Hangi bölgede, tarama grubunda yer alan yaş aralığında kaç kadın yaşadığını bilmek; bu kadınlara ulaşmak, henüz tarama yaptırmamış kadınları belirleyerek tarama programına dahil etmek ve tarama sonuçlarını izlemek için gereklidir.”
KTTB, tarama programlarının başarısının yalnızca çekilen mamografi sayısıyla değil, hedef nüfusun ne kadarına ulaşıldığıyla ölçülmesi gerektiğini belirtti.






