Themistokleous’a göre, Kıbrıs sorunundaki çıkmazın sorumlusu Nikos Hristodulidis ve O’nu destekleyen siyasi partiler…
-*-*-
Themistokleous, “İtiraf edelim” diyor ve Kıbrıslı Rum tarafının ne güven artırıcı önlemler ne de çözüme götürecek gerçek bir müzakere istediğini savunuyor…
-*-*-
Themistokleous’a göre Rum liderliğinin istediği, “… Sonuçsuz ve ucu açık bir diyalog. Sonu olmayan bir süreç.”
-*-*-
Tufan Erhürman da neredeyse Themistokleous ile aynı şeyleri söylüyor…
-*-*-
Themistokleous’un söyledikleri sadece bunlarla sınırlı değil…
Mesela tüm söylediklerini bulup okumakta fayda var… Her hangi bir arama motoruna adını yazın, mutlaka karşnıza Türkçe çevirisi de çıkacaktır!
-*-*-
Çözüm umutlarımızın canlı tutulması önemlidir ama bu türden yazıları okuduğumuz zaman iki tarafta da “pazarlık” maksatlı bile olsa, çok zıt duruşlar olduğunu görmek moral bozuyor…
-*-*-
Yani, saygım sonsuz, ikisine de selam duruyorum ama 28 Ekim’de Yunanaistan’ın, 29’unda Türkiye’nin ulusal bayramlarını kutlayarak bir yere varmayı beklemek bana pek de akılcı gelmiyor!
Bilmem anlatabildim mi?
-*-*-
Kafalar hala eski kafa!
Nato kafa, nato mermer!
-*-*-
Yani işin özünü, gerçeğini anlamamakta ısrarcıyız; yaşadıklarımızdan – acılardan hiç ders çıkarmadık ve geçmişteki hataları tekrarlamaktan da çekinmiyoruz!
-*-*-
Holguin’e ve tabii ki Guterres’e de günah!
Ve ayıp!
Hiç oy vermemek, sol partilere vermekten daha etkili bir protesto cinsi değildir!
Değerli YKP, BKP ve Arif Hasan Tahsin Vakfı yöneticileri...
Öncelikle belirtmekte fayda görüyorum ki, 6 Aralık 2026 genel seçimleri ile ilgili boykot kararınıza yürekten saygı duyuyorum...
-*-*-
Saygı duymanın ötesinde, partileriniz veya birlikteliğinizin “içinde bulunduğumuz durum” ile ilgili görüşlerine de yüzde yüz katılıyorum...
-*-*-
Ancak, “Seçime katılım oranı ne kadar yüksek olursa, haklılığımızı dış dünyaya daha iyi anlatırız” iddiası, daha önce de denenmiş ancak hiç işe yaramamış bir çabadır...
-*-*-
Kaldı ki, “boykot oranı”nı seçim sonuçlarına bakarak belirlemek de sağlıklı olamayacaktır çünkü seçim günü KKTC sınırları içerisinde bulunan “vatandaş” sayısını bilmiyoruz...
-*-*-
Diyelim ki seçime katılım yüzde 65 oldu!
Yüzde 35’lik oranın boykotçu olduğunu söylemek sizce doğru mu!
-*-*-
Sizden, sizi çok seven bir vatandaş olarak ricam var; kitlesel boykot kararınızı “kişisel” olarak bozun ve gidip en yakın hissettiğiniz sol veya sosyal demokrat bir partiye mühür vurun...
-*-*-
CTP’nin eminim oya ihtiyacı yoktur...
Ama, TDP ve Bağımsızlık Yolu’na vereceğiniz her destekle, bu iki partiden arkadaşları – yoldaşları “Meclis”e göndermek, tarihin en sağlam protestosu olacaktır...
-*-*-
Dediğim gibi, boykot kararınızın tüm gerekçelerine katılıyorum...
Ama oy vermemek, vermekten daha etkili olmaz; eminim bu gerçek tecrübeniz ile de sabittir!
Üniversiteyi kapatmak akıl işi değil!
“Sahte diploma meselesini kapatalım” iddiasında değilim...
“İlgili üniversiteyi kapatalım” görüşüne ise hiç katılmıyorum!







