Aziz Gülbahar başkanlığındaki heyet, görüşmede Erhürman’ın Kıbrıs konusundaki görüş ve tutumunu da dinledi. Vakıf tarafından Cumhurbaşkanı Erhürman’a kapsamlı bir yazı da sunuldu.
Yazıda, Kıbrıs meselesinin günlük siyasetin değil, milli davanın konusu olduğu belirtilerek, farklı görüşler bulunsa da ortak paydanın Kıbrıs Türk halkının güvenliği, özgürlüğü, egemenliği ve geleceği olması gerektiği vurgulandı.
“Başarısız olmuş parametreler yeniden gündeme getiriliyor”
Milli Mücadele Vakfı, bugüne kadar sonuç vermeyen müzakere parametrelerinin farklı isimler altında yeniden gündeme getirilmesinin Kıbrıs sorununu çözmeyeceği görüşünü aktardı.
Adadaki gerçeklerin geçen yarım asır içerisinde köklü biçimde değiştiğine dikkat çekilen yazıda, Kıbrıs’ta iki ayrı halk, iki ayrı demokrasi, iki ayrı devlet yapısı ve iki ayrı egemen yönetim bulunduğu savunuldu.
Vakıf, Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC’nin son yıllarda ortaya koyduğu “egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü” temelindeki siyasetin doğru bir yaklaşım olduğu görüşünü de bildirdi.
KKTC’nin egemenliği için kırmızı çizgiler
Vakıf tarafından Erhürman’a sunulan yazıda, temel görüşler şöyle sıralandı:
- KKTC’nin egemenliğinin hiçbir müzakerenin konusu yapılmaması,
- Kıbrıs Türk halkının kendi devletinden vazgeçmesini ima edecek formüllere sıcak bakılmaması,
- Geçici düzenlemelerin zaman içerisinde kapsamlı federasyon müzakerelerine dönüşmesine izin verilmemesi,
- Güven artırıcı önlemlerin siyasi statü tartışmalarının yerine geçirilmemesi,
- Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinin tartışmaya açılmaması,
- Türk askerinin adadaki varlığının Kıbrıs Türk halkının güvenliği açısından korunması.
Vakıf, bundan sonraki temasların temel amacının ise iki taraf arasında iyi komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesi, iş birliği alanlarının artırılması ve karşılıklı saygıya dayalı yeni bir ilişki modeli oluşturulması gerektiğini belirtti.






