Lefkoşa 34°USD48,48EUR56,40GBP65,66GRAM ALTIN6.843,78 Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Metin Atan: Bu kaçıncı kadın cinayeti, bu kaçıncı şiddet vakası?

Kamu-Sen Başkanı Metin Atan, Saliha Özkul’un öldürülmesinin ardından kadına yönelik şiddetin önlenmesinde devletin sorumluluğuna dikkat çekerek, "Bu kaçıncı kadın cinayeti, bu kaçıncı şiddet vakası?" dedi.

1 dakika okumaHaber: Kıbrıs Postası
Paylaş
Metin Atan: Bu kaçıncı kadın cinayeti, bu kaçıncı şiddet vakası?

Atan, “Bu kaçıncı kadın cinayeti? Bu kaçıncı şiddet vakası? Daha kaç kadının yaşamını kaybetmesi gerekiyor ki bu ülkede kadınların güvenliği gerçek anlamda bir devlet politikası haline gelsin?” diye sordu.

“HER OLAY, DENETİM VE KORUMA MEKANİZMALARINDAKİ EKSİKLİĞİ ORTAYA KOYUYOR”

Saliha Özkol’a rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı dileyen Atan, yaşanan her yeni şiddet vakasının mevcut koruma ve denetim mekanizmalarının ne denli yetersiz kaldığını bir kez daha gözler önüne serdiğini söyledi.

Atan, “Her olaydan sonra sistemin hangi noktada aksadığı tartışılıyor. Ancak önemli olan, bu eksikliklerin bir sonraki olay yaşanmadan giderilmesidir. Şiddetin önlenmesine yönelik denetim, takip ve koruma mekanizmaları kağıt üzerinde değil, sahada ve zamanında işlemelidir” dedi.

“DEVLETİN GÖREVİ OLAYDAN SONRA DEĞİL, OLAYDAN ÖNCE BAŞLAR”

Kadına yönelik şiddetin önlenmesinde devletin doğrudan sorumluluğu bulunduğunu vurgulayan Atan, koruma ve önleme mekanizmalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

“Atılması gereken adımlar bir kadın hayatını kaybettikten sonra başlamamalıdır” diyen Atan, “Devletin görevi cinayetin ardından faili yakalamaktan ibaret değildir. Asıl sorumluluk, bir kadının yaşamı elinden alınmadan önce şiddet riskini görmek, gerekli tedbirleri almak ve korumayı etkin biçimde sağlamaktır” ifadelerini kullandı.

“HÜKÜMET BU SORULARA YANIT VERMEK ZORUNDA”

Atan, hükümetin yalnızca mevzuatın varlığıyla yetinemeyeceğini, uygulamadaki boşlukların ve kurumsal aksaklıkların da açık biçimde ortaya konulması gerektiğini belirtti.

Atan, “Bir şiddet vakası ortaya çıktığında hangi kurumun ne yaptığı, riskin nasıl değerlendirildiği, koruma sürecinin nasıl işletildiği ve kurumlar arasındaki bilgi akışının neden zamanında sağlanamadığı sorgulanmalıdır. Kadınları korumakla görevli tüm birimler arasında hızlı, bağlayıcı ve sonuç üreten bir işleyiş kurulmadıkça alınan kararların caydırıcılığından söz edilemez” dedi.

Atan sözlerini şöyle tamamladı:

“Bugün bir kez daha soruyoruz: Bu kaçıncı cinayet, bu kaçıncı şiddet vakası? Kadınların yaşam hakkı istatistik değildir. Her kaybettiğimiz kadın, devletin ve toplumun önüne konulan ağır bir sorumluluktur. Hükümet artık sorunu seyretmek yerine, kadınların güvenliğini sağlayacak kalıcı ve etkili politikaları hayata geçirmek zorundadır.”

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler