9 Eylül 1959 tarihinde 196 Türk kooperatifinin ortaklığıyla kurulan Koopbank, 67’nci kuruluş yıl dönümüne ulaştı.
Koopbank Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Ataman, kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, 67 yıllık bir kurum olmanın yalnızca uzun bir geçmişe sahip olmak anlamına gelmediğini; bu süre boyunca toplumun güvenini koruyabilmenin, değişen koşullara uyum sağlayabilmenin ve ülkeye karşı taşıdığı sorumluluğu kuşaklar boyunca sürdürebilmenin çok daha önemli olduğunu belirtti.
“TOPLUMUMUZUN ACISINI YÜREKTEN PAYLAŞIYORUZ”
Ataman, Girne açıklarında yaşanan elim gemi kazasının toplumda derin bir üzüntü yarattığını belirterek şöyle devam etti:
“Bugün bir kuruluş yıl dönümünden söz ederken, toplumumuzun yaşadığı büyük acıyı görmezden gelmemiz mümkün değildir. Yaşananların ailelerde ve toplumumuzda yarattığı derin üzüntüyü yürekten paylaşıyoruz.
Koopbank 67 yıldır bu toplumun bir parçasıdır. Onun sevincini de acısını da paylaşmayı, iyi gününde olduğu kadar zor gününde de yanında olmayı bu topluma karşı sorumluluğumuzun bir parçası olarak görüyoruz.”
“67 YILLIK EN BÜYÜK SERMAYEMİZ BİZE DUYULAN GÜVENDİR”
Koopbank’ın 1959 yılında tek şube ile başlayan yolculuğunu bugün ülke geneline yayılmış hizmet ağı, güçlü teknolojik altyapısı ve geniş müşteri kitlesiyle sürdürdüğünü belirten Ataman, bankanın Ağustos 2026 sonu itibarıyla 87 milyar Türk Lirası bilanço büyüklüğüne, 6.5 milyar Türk Lirası öz kaynağa ve yüzde 20’ler seviyesindeki güçlü sermaye yeterliliği rasyosuna ulaştığını belirterek, bu göstergelerin Koopbank’ın mali gücünü ve KKTC ekonomisi içerisindeki önemli konumunu açıkça ortaya koyduğunu söyledi.
Ataman şöyle devam etti:
“Rakamlar bir finans kurumunun büyüklüğünü anlatır; ancak 67 yıllık bir bankanın gerçek değerini yalnızca rakamlarla ölçmek mümkün değildir. Bizim için en değerli gösterge, nesilden nesile devam eden güvendir. Değişen kuşakların aynı kuruma güvenmeye devam etmesi, 67 yılda oluşturduğumuz en kıymetli sermayedir.”
“HİZMET KALİTEMİZİ VE MÜŞTERİ DENEYİMİNİ GELİŞTİRİYORUZ”
Koopbank’ın mali gücünün yanı sıra hizmet kalitesini yükseltmeye yönelik yatırımlarını da sürdürdüğünü belirten Ataman, Lefkoşa Suriçi Şubesi’nin yıl sonundan önce yeni yerinde ve çağdaş bir hizmet anlayışıyla faaliyete geçeceğini, Güzelyurt ve Doğu Akdeniz Üniversitesi şubelerinde de yenileme çalışmalarının başlatılacağını söyledi.
Ataman, “Teknolojiye yaptığımız yatırımlar kadar müşterilerimizin bankamızla yüz yüze temas ettiği alanların kalitesini de önemsiyoruz. Amacımız, müşterilerimizin Koopbank’ın hangi şubesine girerse girsin çağdaş, rahat ve kaliteli bir bankacılık deneyimi yaşamasıdır” dedi.
“SAFİR KART İLE YENİ BİR DÖNEM BAŞLATTIK”
Müşteri deneyiminin geliştirilmesine yönelik önemli yeniliklerden birinin de Safir Kart olduğunu belirten Ataman, Safir Kart’ın yalnızca yeni bir kredi kartı değil, müşterilerin değişen beklentilerine cevap veren yeni nesil bir ayrıcalık programı olarak tasarlandığını söyledi.
Safir Kart ile alışverişten seyahate, restoranlardan farklı hizmet ve ayrıcalıklara uzanan olanaklar sunulduğunu belirten Ataman, finansal teknolojilere yönelik yatırımların da devam edeceğini kaydetti.
“KOOPERATİFLERİMİZE TEKNOLOJİ DESTEĞİMİZİ DAHA DA İLERİ TAŞIYORUZ”
Koopbank’ın kooperatiflerin gelişimine katkı sağlamayı temel görevlerinden biri olarak gördüğünü belirten Ataman, bankanın teknolojik bilgi birikimiyle kooperatiflere sunduğu finansal teknoloji hizmetlerinin kapsamını genişletmeye devam ettiklerini söyledi.
Bu kapsamda, kooperatiflerin güvenli ve sürdürülebilir teknolojik altyapıya erişimini kolaylaştırmak amacıyla Koopbank öncülüğünde ortak bir veri merkezi ve teknoloji hizmetleri yapısı oluşturulmasının planlandığını açıklayan Ataman şöyle devam etti:
“Kooperatifçilik, tek başına yapılması zor olanı kaynakları bir araya getirerek birlikte yapabilme modelidir. Bu anlayışın teknoloji alanında da uygulanabileceğine inanıyoruz. Her kooperatifimizin ayrı ayrı bilgi işlem altyapısı kurması, yüksek maliyetli yazılım ve siber güvenlik yatırımları yapması mümkün olmayabilir. Bu ihtiyaçları ortaklaştırarak daha güvenli, ekonomik ve sürdürülebilir çözümler sunmayı hedefliyoruz.
Amacımız ortak teknoloji hizmetlerinden finansal teknolojilere kadar uzanabilecek bir yapıyla kooperatiflerimizin dijital dönüşümüne destek olmaktır. Koopbank’ın teknolojik bilgi birikimini kooperatiflerimizle paylaşmayı, kuruluş misyonumuzun günümüz koşullarındaki doğal bir devamı olarak görüyoruz.”
“ULUSLARARASI ALANDA DAHA GÖRÜNÜR BİR KOOPBANK VAR”
Koopbank’ın uluslararası kooperatifçilik ve kooperatif bankacılığı alanındaki etkinliğinin son dönemde önemli ölçüde arttığını belirten Ataman, Uluslararası Kooperatif Bankacılığı Birliği’nin (ICBA) üyesi olan Koopbank’ın bugün ICBA Yönetim Kurulu’nda da temsil edildiğini, ayrıca dünyanın önde gelen kooperatif kuruluşlarının üst düzey yöneticilerini bir araya getiren Cooperatives & Mutuals 50 (CM50) CEO grubunda yer aldığını söyledi.
Ataman, Mayıs ayında New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen ICBA etkinliğinde Koopbank’ın bir sunumla yer almasının da bankanın artan uluslararası görünürlüğünün önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade etti.
Ataman sözlerine şöyle devam etti:
“Kooperatifçilik evrensel değerler üzerine kurulmuş küresel bir harekettir. Uluslararası platformlarda ülkemizi ve kooperatifçilik hareketimizi en iyi şekilde temsil etmeyi, dünyadaki iyi uygulamaları ülkemize taşımayı ve yeni iş birlikleri geliştirmeyi önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz. ICBA Yönetim Kurulu, CM50 CEO grubu ve Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’ndeki çalışmalarda yer almamız bu açıdan son derece değerlidir. Tecrübemizi dünyayla paylaşırken, dünyadaki bilgi ve deneyimi de ülkemize ve kooperatiflerimize taşımayı hedefliyoruz.”
“ÜRETİCİMİZİN FİNANSMANA ERİŞİMİNİ KOLAYLAŞTIRIYORUZ”
Koopbank’ın finansal gücünü yalnızca kendi büyümesi için değil, ülke ekonomisine ve topluma katkı sağlamak amacıyla kullandığını belirten Ataman, tarım ve hayvancılığın desteklenmesinin bankanın temel görevlerinden biri olmaya devam ettiğini söyledi.






