Belediye’den yapılan açıklamaya göre, Güney Kıbrıs’ta bildirilen Batı Nil Virüsü vakalarının yakından takip edildiğini belirten Menderes, gelişmeler doğrultusunda özellikle Yenikent, Batıkent ve Alayköy sınır bölgelerinde kaynak araştırma ve kontrol çalışmalarının en üst seviyeye çıkarıldığını ifade etti.
-“Şikâyete dayalı değil, önleyici bir sistem kurduk”
Menderes, vektörlerle mücadelede yalnızca gelen ihbarlara müdahale eden bir çalışma biçimi yerine; saha taramalarının, geçmiş müdahale kayıtlarının, mevsimsel verilerin ve güncel risklerin birlikte değerlendirildiği önleyici bir sistem oluşturduklarını söyledi.
Menderes, “Vatandaştan şikâyet geldikten sonra sahaya çıkan bir yapıyla halk sağlığını korumak mümkün değil. Bizim için esas olan, sorunun ortaya çıkmasını beklemek değil; riski önceden tespit etmek ve gerekli koruyucu tedbirleri zamanında almaktır. Bu nedenle mücadelemizi veriye dayalı, sahayı sürekli izleyen ve önleyici bir yapıya dönüştürdük” dedi.
Ekiplerin konutları, sokakları, dere yataklarını ve ağıl bölgelerini düzenli olarak taradığını belirten Menderes, sivrisinek ve karasinek üreme kaynaklarının tespit edildiğini ve gerekli biyolojik müdahalelerin gerçekleştirildiğini kaydetti.
Menderes, “Tespit ettiğimiz kaynakları dijital ortamda kayıt altına alıyor, risk haritamızı sürekli güncel tutuyoruz. Bilimsel sivrisinek tuzaklarıyla bölgelerimizdeki durumu izliyor, elde ettiğimiz verileri saha çalışmalarımızın planlanmasında kullanıyoruz” ifadelerini kullandı.
Ağıl bölgelerinde haftalık mücadele yürütüldüğünü belirten Menderes, haşere ile mücadele ekiplerinin konutlarda iç ve dış alan uygulamaları gerçekleştirdiğini, bu çalışmalar sırasında olası sivrisinek üreme kaynaklarının da kontrol edildiğini ifade etti.
Menderes, sistemin önemli unsurlarından birinin de geçmiş dönemlerde gerçekleştirilen müdahalelerin ve Alo 186 üzerinden alınan taleplerin bugünkü mücadeleyi yönlendiren bir veri tabanına dönüştürülmesi olduğunu belirtti.
Hangi bölgelerde, hangi dönemlerde ve hangi tür sorunların yoğunlaştığının kayıtlar üzerinden takip edildiğini ifade eden Menderes, bu verilerin güncel hava koşulları ve mevsimsel değişimlerle birlikte değerlendirilerek saha programlarının oluşturulduğunu söyledi.
Menderes, “Geçmiş veriler bize hangi dönemde, hangi bölgede riskin artabileceğine ilişkin önemli bir öngörü sağlıyor. Aynı noktadan yeniden şikâyet gelmesini beklemiyoruz. Geçmiş müdahale kayıtlarını, mevsimsel ve dönemsel verileri, güncel hava koşullarını ve sahadan elde ettiğimiz bilgileri birlikte değerlendiriyoruz. Böylece ekiplerimizi doğru zamanda doğru noktaya yönlendiriyor, koruyucu tedbirlerimizi önceden alıyoruz” ifadelerini kullandı.






