- ''Koop-Süt geçmişte de ciddi ekonomik sıkıntılar yaşadı''
-
''Satış cirosu, 17 milyondan 54 milyon TL’ye yükseldi''
-
''2019 yılından sonra işler tersine döndü''
- ''Koop-Süt günde 30 ton süt işliyor, 120 kişi çalıştırıyor''
Koop-Süt’ün eski Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Temel, Kıbrıs Postası'na yaptığı açıklamalarda 70 yılı aşkın geçmişe sahip, topluma ekonomik değer katan önemli kurumlarından Kooperatif Süt Fabrikası’nın bugün kapanma noktasına gelmesinin temelinde yönetimsel sorunlar ve siyasi yaklaşımların bulunduğunu söyledi.
Temel, Koop-Süt’ün uzun yıllardır siyasetin etkisinde oluşturulan yönetim kurullarıyla faaliyet göstermeye çalıştığını ifade ederek, bu durumun fabrikanın gelişimini olumsuz etkilediğini kaydetti.
“Uzun yıllardan beridir kooperatifler, siyaset edenlerin güdümünde oluşturulan yönetim kurullarının elinde çalışmaya çalışmaktadır. Başarı ve iyileşme görüleceğine aksine negatif yönde bir gelişme göstermektedir” diyen Temel, özel süt imalatçılarının her geçen gün çoğalmasının, merdiven altı üretimin devam etmesinin ve gıda denetimlerinin yeterince etkin olmamasının da Koop-Süt’ün piyasadaki payını küçülten unsurlar olduğunu dile getirdi.
"KOOP-SÜT GEÇMİŞTE DE CİDDİ EKONOMİK SIKINTILAR YAŞADI"
Temel, Devletin gıda denetimi konusunda üzerine düşen görevi yeterince yapmadığını ifade ederek, "Uluslararası normlar ve örnekler aksini gösterirken yönetenler bunu göz ardı ediyor. Bilerek ya da bilmeyerek ortaya çıkan tablo negatif görünümde”
Koop-Süt’ün geçmişte de ciddi ekonomik sıkıntılar yaşadığını hatırlatan Temel, özellikle 2009-2013 döneminde fabrikanın çalışanlarının maaşlarını ödeyemeyecek duruma geldiğini belirtti.
2013 yılında gerçekleştirilen operasyonla köy kooperatiflerinin desteğinin sağlandığını anlatan Temel, dönemin Kooperatif Şirketler Mukayyidi’nin kooperatifçilik ruhuyla hareket ederek dönemin başbakanı ve elçisini ikna ettiğini, köy köy gezilerek 15 kooperatiften kaynak toplandığını söyledi.
"SİYASETTEN ARINDIRILMIŞ YENİ BİR YÖNETİM KURULU OLUŞTURULDU"

Temel, o dönemde her bir kooperatiften yaklaşık 40 bin sterlin karşılığı 100 bin TL kaynak toplandığını belirterek, siyasetten arınmış yeni bir yönetim kurulu oluşturulduğunu ifade etti.
Yeni yönetim kurulunda Hayvancılar Birliği, Kooperatif Merkez Bankası, Koop-Sen ve öğretmen kooperatifleri gibi kurumların yer aldığını belirten Temel, kendisinin de bu yönetim kurulunda görev aldığını söyledi.
Temel, “Göreve başladığımızda kağıtlar üzerinde saklanmış, gizlenmiş borçlarla karşılaştık” dedi.
Temel, o dönemde fabrikanın günlük 30-40 ton süt işlediğini ve 160-170 kişinin çalıştığını belirterek, bunun uluslararası normlara göre sürdürülebilir olmadığını söyledi.
Temeş, “ 30-40 ton süt işlenirken 160-170 kişi çalıştırılıyordu; uluslararası normlara göre geçerli bir şey değil” dedi.
"SATIŞ CİROSU, 17 MİLYONDAN 54 MİLYON TL'YE YÜKSELDİ"
Yönetim olarak kısa sürede düzenlemelere gittiklerini anlatan Temel, 2013 yılında yaklaşık 17 milyon TL olan satış cirosunun 2014 yılında 54 milyon TL’ye yükseldiğini söyledi.
“2013’te satış cirosu aklımda kaldığı kadarıyla 17 milyon TL’ydi. 2014’te 54 milyona çıktı. Bu önemli bir kâr elde etmeydi.”
Temel, bu dönemde eski makinelerin yenilendiğini, paketleme makinesi ve UHT süt aseptik tankıyla ilgili yatırımlar yapıldığını, eski binaların yerine çalışanların daha rahat edebileceği ortamlar oluşturulduğunu ve üretim alanlarına havalandırma sistemleri yapıldığını anlattı.
Kaşar üretim ünitesinin satın alındığını, ayran ve meyve suyu ünitelerinin revize edildiğini belirten Temel, dış piyasadan yeni müşteriler bulunarak satışların artırıldığını söyledi.
Temel, “Karlılık arttığı için kısa sürede borç ödeme noktasına gidildi. 2019’a kadar çıkış trendiyle devam etti” dedi.
Temel, söz konusu dönemde Doğu Akdeniz Üniversitesi İnovasyon Merkezi’nin hazırladığı bir projeden de yararlanıldığını belirtti.
Üç profesörün 4-5 yıl boyunca mali yapı, üretim ve piyasa takibi yaptığını anlatan Temel, fabrikanın profesyonel bir anlayışla planlandığını söyledi.
Temel, “Profesyonel değildik ama profesyonellerle rota çizerek ezbere değil planlı hareket ettik. 2013’te 30 ton olan günlük işleme kapasitesini 1-1,5 yılda 80 tona çıkardık, personeli 112’ye indirdik. Kar ettik” dedi.
Temel, 2013-2019 döneminde Koop-Süt’ün yeniden bir çıkış trendine girdiğini, üretim kapasitesinin artırıldığını ve satışların yükseldiğini ifade etti.
"ÇALIŞANLAR MAAŞLARINDA YÜZDE 40 FEDAKARLIK YAPTI"
Temel, Koop-Süt’ün 2013 yılında yaşadığı krizin aşılmasında çalışanların ve sendikanın önemli rol oynadığını da anlattı.
Göreve geldiklerinde personelin Aralık ve Ocak maaşları ile 13. maaşlarının ödenmemiş olduğunu belirten Temel, çalışanların sendikanın önerisiyle maaşlarında yüzde 40 oranında indirime gitmeyi kabul ettiğini söyledi.
Temel şu ifadeleri kullandı:
“Bir yıl sonra yönetim kurulu başkanı olduğumda sendika kaybettikleri yüzde 40’ın bir bölümünü talep etti. Bazı üyeler karşı çıktı ama ben ‘İnsanlar özveride bulundu, bugün bu kârlı pozisyona onların sayesinde geldik’ dedim. Yüzde 5-15 arası iade edildi ve birkaç yıl içinde kayıplar telafi edildi. Örgütlülük sayesinde oldu.”
Temel, çalışanların fabrikanın ayakta kalması için önemli bir özveride bulunduğunu ifade ederek, sendikal örgütlenmenin işletmelerin sürdürülebilirliği açısından önemli olduğunu vurguladı.
Temel, “Örgütlü iş ortamlarında çalışma disiplini daha kolay sağlanır. Avrupa’da çalışanların hemen hemen hepsi sendikalıdır. Disiplin kurulları vardır” dedi.
"2019 YILINDAN SONRA İŞLER TERSİNE DÖNDÜ"
Temel, 2019 yılında Kooperatif Şirketler Mukayyitliği görevindeki değişimin ardından fabrikanın yeniden gerilemeye başladığını dile getirdi.
Temel, “Göreve gelen şahıs bazı kooperatiflerin yönetim kurullarını sudan bahanelerle yasanın kendine verdiği yetkiyi kullanarak görevden aldı, idare memuru atadı. Yeni genel kurul yaptırdı, başarılı eski yönetimi ekarte etti. Siyasi kimliğini baskı unsuru olarak bütün kooperatiflerin üzerinde kullanmaya devam etti. 2021’de öğretmen kooperatiflerini de benzer şekilde hedef aldı. Dönemin başbakanına ziyarette bulunduk, yasalara uygun olmadığını anlattık. Sağ olsun, görevimizi bize iade etti. İki öğretmen kooperatifi bugün en düzgün, en güçlü kooperatifler arasında” şeklinde konuştu.
Temel, bu sürecin yalnızca Koop-Süt’ü değil, ülkenin kooperatifçilik yapısını da olumsuz etkilediğini dedi.
Kooperatif Merkez Bankası’na bağlı iştiraklerin de yanlış yönetimler nedeniyle sıkıntı yaşadığını kaydeden Temel, kooperatiflerin siyasi etkiden uzaklaştırılması gerektiğini belirtti.
Kooperatifçiliğin yalnızca bankacılık faaliyetleri üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Temel, üretim ve tüketim kooperatiflerinin zaman içerisinde ortadan kalkmasının nedenlerinden birinin de yanlış yönetim anlayışı olduğunu savundu.
Temel, Kooperatif Merkez Bankası’na bağlı iştiraklerde yaşanan sorunlara da dikkat çekerek, yem fabrikasının mevcut durumunu eleştirdi. Fabrikanın geçmişte ülkedeki hayvancılık sektörünün yem ihtiyacının önemli bir bölümünü karşıladığını belirten Temel, bugün ise üretim kapasitesi açısından gerilere düştüğünü söyledi.
Levazım ve gıda bölümlerinin de geçmişte faaliyet gösterdiğini, ancak bugün bu birimlerin kapatıldığını ifade eden Temel, zirai tarım aletleri satışı yapan bölümde ise yüksek istihdam nedeniyle çeşitli sorunlar yaşandığını söyledi.
"YANLIŞ YÖNETİMLERİN SONUCU FABRİKAYI KAPANMA NOKTASINA GETİRMİŞTİR"
Temel, 2019’dan 2025’e uzanan süreçte yaşanan gelişmelerin kooperatiflerin geldiği noktayı ortaya koyduğunu belirterek, “Bütün bunları alt alta koyduğumuzda, 2019’dan 2020’li yıllara, 2025’lere gelince gördük ki yanlış yönetimlerin sonuçları fabrikayı kapanma noktasına getirmiştir” dedi.
"FABRİKA BATMAK ÜZERE"

Bugün fabrikanın idare memuru tarafından yönetildiğini ve hissedarlara yeterince bilgi verilmediğini dile getiren Temel, hissedarların da fabrikaya yeterince sahip çıkmadığını söyledi.
Temel, “Hissedarlar da sahip çıkmıyor görüntüsü veriyor. Baskı unsuru oluşturmaları, hükümeti ikna etmeleri lazım. Artık kavga değil ikna dönemi. Fabrika batmak üzere” dedi.
Temel, Koop-Süt’ün günlük yaklaşık 30 ton süt işlediğini, buna karşılık yaklaşık 120 kişinin istihdam edildiğini belirtti.
Temel, “Günde 30 ton süt işliyor, 120 kişi çalıştırıyor. Uluslararası normlara göre 30 ton için en fazla 45 kişi çalıştırabilirsiniz. 13. maaşları, bayram ikramiyeleri var" dedi.
Temel, Kooperatif Merkez Bankası’nın mali yapısına ilişkin değerlendirmesinde, sermaye artışına gidilmesinin tek başına kalıcı bir çözüm oluşturmayacağını ifade etti.
Mali gücün yetersiz olması halinde farklı yöntemlere başvurulmasının kaçınılmaz olduğunu belirten Temel, Kooperatif Merkez Bankası’nın KKTC Merkez Bankası’ndan aldığı izinle sermaye artırımına gittiğini söyledi. Ancak bunun geçici ve palyatif bir önlem olduğunu ifade eden Temel, bu yöntemin sürdürülebilirliği tek başına sağlayamayacağını kaydetti.
"KOOPERATİF ŞİRKETLER MUKAYYİTLİĞİ HİSSEDARLARI TOPLANTIYA ÇAĞIRMALI"






