İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen yasa dışı üreme hücresi ticareti soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı.
İstanbul Emniyeti Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele Şubesi ekiplerince İstanbul merkezli 14 ilde düzenlenen operasyonun ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 8'i hakkında tutuklama kararı verildi. 36 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Soruşturmada kadınların yumurta temini amacıyla KKTC'nin de aralarında bulunduğu çeşitli ülkelere yönlendirildiği iddiaları dikkat çekti.
CİMER İHBARIYLA SORUŞTURMA BAŞLATILDI
CİMER üzerinden yapılan bir ihbar üzerine başlatılan soruşturmada, Türk vatandaşı kadınlardan temin edilen yumurtaların yurt dışındaki tüp bebek merkezlerine yasa dışı yollarla satıldığı iddiası araştırılıyor.
Soruşturma kapsamında bir örgüt lideri, beş örgüt yöneticisi, 41 donör kadın, iki kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile dört seyahat organizatörünün şüpheliler arasında bulunduğu aktarıldı.
İstanbul başta olmak üzere 14 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.
KKTC'DEKİ KLİNİKLERE SEVK İDDİASI
Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre, çoğunluğu 22-33 yaş aralığında olan kadınların Türkiye'de muayene ve ilaç tedavilerinden geçirildikten sonra KKTC, Arnavutluk ve Gürcistan'daki kliniklere sevk edildiği öne sürüldü.
Organizatörlerin kadınlardan temin edilen yumurtalar için 60 ila 80 euro arasında ödeme yaptığı, bunların tüp bebek merkezlerine yaklaşık 100 euro karşılığında satıldığı iddia edildi.
Yasa dışı faaliyet kapsamında yaklaşık 2 milyon euroluk para trafiği oluştuğu da soruşturma kapsamında aktarılan bilgiler arasında yer aldı.
KADINLARI KATALOG HÂLİNDE SUNDUKLARI İDDİASI
Soruşturma kapsamında ele geçirilen dijital verilerde, şüphelilerin potansiyel müşterilere kadınları fiziksel özelliklerine göre katalog şeklinde sunduğunu gösterdiği belirtilen WhatsApp yazışmalarına ulaşıldı.
"Hacer (İstanbul donör)" başlıklı sohbetlerde kadınların doğum tarihi, kan grubu, göz ve saç rengi, boy, kilo ve ten rengi gibi kişisel bilgilerinin yanı sıra fotoğraflarının da alıcılara gönderildiği aktarıldı.
Müşterilerin bu bilgiler üzerinden seçim yaptığı, talep edilen özelliklere göre fiyatlandırma gerçekleştirildiği ve organizatörlerin taleplere "Her türlü buluruz" şeklinde yanıt verdiği belirtildi.
SORUŞTURMA ÇOK YÖNLÜ SÜRÜYOR
Öte yandan CİMER ihbarının, örgüt lideri olduğu iddia edilen Hacer T.'nin eşi tarafından yapıldığı ileri sürüldü. İhbarın gerekçesine ilişkin iddialar ise henüz doğrulanmış değil.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma devam ederken, KKTC'deki kliniklere yönelik sevk iddialarının kapsamı ve ilgili merkezlerin süreçteki olası rolleri konusunda aktarılan bilgiler henüz kesinleşmiş bir yargı kararı niteliği taşımıyor.