Lefkoşa 38°USD47,72EUR55,16GBP64,45GRAM ALTIN6.644,45 Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

“Kıbrıs’ta bu kez mesele masaya oturmak değil, kuralları belirlemek”

Gazeteci Yusuf Kanlı, Kıbrıs meselesinde Birleşmiş Milletler’in (BM) izlediği yeni stratejiyi kaleme aldı.

2 dakika okumaHaber: YENİDÜZEN
Paylaş
“Kıbrıs’ta bu kez mesele masaya oturmak değil, kuralları belirlemek”

A+

A-

Gazeteci Yusuf Kanlı, Kıbrıs meselesinde Birleşmiş Milletler’in (BM) izlediği yeni stratejiyi kaleme aldı. Kanlı, BM Genel Sekreteri António Guterres ve kişisel temsilcisi María Ángela Holguín’in amacının adada sadece tarafları yeniden masaya oturtmak değil, açık uçlu olmayan ve metodolojisi önceden belirlenmiş bir müzakere mimarisi kurmak olduğunu vurguladı.

Kıbrıs sorununda olası yeni müzakere süreci öncesinde diplomasi trafiği hız kazanırken, gazeteci Yusuf Kanlı, 24 Saat Gazetesi’ndeki köşesinde sürecin yeni dönem dinamiklerini analiz etti.

Kanlı, BM Temsilcisi María Ángela Holguín’in son açıklamalarının ve diplomasisinin net bir mesaj taşıdığını belirterek; bu kez çözüm modelinden önce "müzakerenin nasıl yapılacağının" tartışıldığını ifade etti.

"Açık uçlu süreç devri bitmeli"

Yarım asrı aşan Kıbrıs müzakere tarihinde süreçlerin çoğu zaman amacın önüne geçtiğine dikkat çeken Kanlı, Holguín’in "Başarı, hesap verebilirliği olan, süresi belirlenmiş siyasi bir müzakere sürecinin kurulmasıdır" sözlerine atıfta bulundu.

Kanlı, yeni dönemin açık uçlu olamayacağını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:

"Bir sonraki süreç açık uçlu olmamalı. Belli bir takvim içinde belli sonuçların alınması hedeflenmeli ve ilerleme yoksa bunun da siyasi bir karşılığı olmalı. Aksi halde yeni bir süreç, eski düzenin yalnızca yeni isimlerle tekrarından ibaret olur."

Güven artırıcı önlemler bir "siyasi stres testi"

Güven Artırıcı Önlemlerin (GAÖ) tek başına adadaki sorunu çözmeyeceğini belirten Kanlı, bu adımların tarafların uzlaşma iradesini ölçen bir "stres testi" işlevi gördüğünü kaydetti. Geçiş kapılarının açılması veya ortak projelerin çözümün kendisi olmadığını belirten yazar, görece basit konularda anlaşamayan tarafların siyasi eşitlik, toprak veya mülkiyet gibi temel başlıklarda uzlaşmasının mümkün olamayacağını vurguladı.

Erhürman’ın metodolojisi ve BM metodolojisi

Yazıda, Kıbrıslı Türk lider Tufan Erhürman’ın uzun süredir dile getirdiği dört temel unsurun (siyasi eşitlik, geçmiş yakınlaşmaların korunması, süreli müzakere ve başarısızlık halinde eski statükoya dönülmemesi) BM'nin çizdiği yeni çerçeveyle büyük ölçüde örtüştüğü ifade edildi.

Kanlı, müzakere masasında Kıbrıs Türk tarafının "Başarısızlık durumunda yine bugünkü statükoya mı dönülecek?", Kıbrıs Rum tarafının ise "Süreç çökerse bu durum iki devletin tanınmasına mı yol açacak?" sorularını haklı olarak sorduğunu ve bu endişelerin masaya oturulmadan önce netleştirilmesi gerektiğini belirtti.

"Etiketlere değil, dengeye ve güvene odaklanılmalı"

Kıbrıs'ta yıllardır "federasyon", "iki devlet" veya "gevşek federasyon" gibi sıfatların tartışıldığını hatırlatan Yusuf Kanlı, asıl meselenin anayasa terimlerinden ziyade adada çalışabilir bir denge ve güvenlik ortamı kurmak olduğunu ifade etti. Hem Türk hem de Rum toplumunun kolektif hafızasından gelen güvenlik kaygılarının yok sayılamayacağını vurgulayan gazeteci, her iki tarafı da tatmin edecek yeni denetim ve garanti formüllerine ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

"Zaman bizi beklemiyor"

Holguín’in zaman konusundaki uyarılarına da dikkat çeken Kanlı, adadaki demografik ve mülkiyet yapısının, Doğu Akdeniz’deki bölgesel dengelerin ve birlikte yaşamı hatırlayan kuşakların hızla değiştiğini hatırlattı. Mevcut diplomatik uyum penceresinin sonsuza kadar açık kalmayacağını belirten Kanlı, statükonun sabit bir fotoğraf değil, ağır ağır değişen bir film olduğu uyarısında bulundu.

Kanlı, yazısını 26 Ağustos'ta gerçekleşecek liderler buluşmasının ve BM Genel Sekreteri Guterres'in hamlelerinin Kıbrıs'ta "sonucu olmayan süreçler" devrini kapatıp gerçek bir müzakere kapısı açıp açamayacağının belirleyici olacağını vurgulayarak tamamladı.

Köşe yazısını okumak için tıklayınız...

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler