Kıbrıs Türk Kültür Derneği Genel Başkanı Tolga Ünsaldı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) uygulanan izolasyon ve ambargoların sona erdirilmesi çağrısında bulundu. Ünsaldı, Kıbrıs Türk halkının ekonomik, siyasi, sosyal, kültürel ve sportif alanlarda uluslararası toplum tarafından uygulanan kısıtlamalar nedeniyle dış dünyayla doğrudan bağ kurmasının engellendiğini belirtti.
Ünsaldı, “Dünya bu zulme artık bir son vermeli” başlıklı açıklamasında, KKTC’ye uygulanan izolasyonun 1983 yılında devletin kurulmasından bu yana devam ettiğini ifade etti.
KKTC’ye uygulanan kısıtlamaların ağırlıklı olarak ekonomik olmakla birlikte sosyal ve kültürel alanları da kapsadığını belirten Ünsaldı, bunun Kıbrıs Türk halkının tüm dünyadan dışlanmasını amaçlayan bir yaklaşım olduğunu savundu.
Avrupa’nın demokrasi anlayışından söz ettiği bir süreçte Kıbrıs Türk halkının dünyadan izole edilmesinin, temel hayat gereksinimlerinden mahrum bırakılmasının ve yüz binlerce kişinin spor oyunları dahil uluslararası müsabakalardan uzak tutulmasının “gayri insani ve hukuk dışı” olduğunu belirten Ünsaldı, KKTC’nin kuruluşundan günümüze kadar haksız izolasyon ve ambargolara maruz bırakıldığını kaydetti.
Ünsaldı, KKTC’nin bugün de uluslararası alanda yalnızlaştırılmaya çalışıldığını ifade etti.
"DOĞRUDAN TİCARET TÜZÜĞÜ KABUL EDİLMELİ"
Annan Referandumu’nun ardından Lüksemburg’da 26 Nisan 2004’te AB Genel İşler ve Dış İlişkiler Konseyi’nin toplandığını hatırlatan Ünsaldı, Kıbrıs Türk tarafına uygulanan izolasyonların sonlandırılması ve 259 milyon avro değerinde yardım yapılmasının kararlaştırıldığını belirtti.
Bu kararın ardından 7 Temmuz 2004’te Kuzey Kıbrıs ile doğrudan ticareti öngören “Mali Yardım Tüzüğü” ve “Doğrudan Ticaret Tüzüğü”nün hazırlanarak konseye sunulduğunu aktaran Ünsaldı, Rum tarafının müdahaleleri sonucunda Mali Yardım Tüzüğü dışında Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün kabul edilmediğini ifade etti.
Ünsaldı, Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün, Türk tarafıyla doğrudan ticaret yapılmasının ancak AB üyelerinin tümünün onayıyla kabul edilebileceği şeklinde değiştirildiğini kaydetti.
Öte yandan BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın “İyi Niyet Misyonu” başlığıyla BM Güvenlik Konseyi’ne sunduğu raporda, 1 Mayıs 2004’te Rum tarafının AB üyeliğiyle elde ettiği haklardan Türk tarafının yararlanamayacak olmasından duyduğu üzüntüyü dile getirdiğini belirten Ünsaldı, Annan’ın referandumda Rumların “hayır” oyu vermesinin bu sonuca yol açtığını ve Rumların herhangi bir çözümü ve anlaşmayı istemediklerini ifade ettiğini aktardı.
Ünsaldı, Annan’ın ayrıca Türk tarafına uygulanan baskı ve izolasyonların sona erdirilmesi çağrısında bulunduğunu, Kıbrıs’ta kalıcı bir çözümün siyasal eşitlik ve ortaklık temelinde olması gerektiğini belirttiğini ve tarafların söylemlerinden çok davranışlarının önemli olduğunu vurguladığını kaydetti.
Ancak bu raporun BM Güvenlik Konseyi’nde bağlayıcı bir karara dönüştürülemediğini ifade etti.
"KIBRIS SORUNUN 1974'TE BAŞLADIĞI ŞEKLİNDEKİ ANLATI GERÇEĞİ YANSITMIYOR"
Bugün dünyada “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak kabul edilen devletin yalnızca Kıbrıs Rumlarından oluştuğunu savunan Ünsaldı, 1960’ta kurulan ortak devletin 1963’te fiilen yıkıldığını ve Kıbrıslı Türklerin devletin tüm kurumlarından dışlandığını ileri sürdü.






