Lefkoşa 38°USD48,08EUR56,19GBP65,65GRAM ALTIN7.107,39 Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Etnik Nefret Çok, Uzlaşma Kültürü Yok!

Adanın iki yakasında da etnik nefret ve öfkeyle “tanışan” biri olarak, son zamanlarda nefretin tırmanışa geçtiğini müşahede ediyorum ve...

2 dakika okumaHaber: Niyazi Kızılyürek
Paylaş
Etnik Nefret Çok, Uzlaşma Kültürü Yok!

Nefret, kitle ruhu psikolojisine dönüşmüşe benziyor. Bunu anlamak için Türkçe ve Yunanca dillerinde sosyal medyada yazılanları taramak, basına göz atmak, televizyon programlarına bakmak ve siyaset erbabının açıklamalarını dinlemek yeter!

Toplumlar neredeyse birbirlerinden nefret eden kabilelere dönüşüyor. İçe kapalı ve “haklı”, dışa karşı öfkeli... Bağnaz ve dar bir haklılık anlayışıyla birbirlerine saldırıyorlar.

 Geçmişinde Etnik Nefret Bu Kadar Güçlü Değildi!

Bu ülkenin geçmişinde çok kötü şeyler yaşandı. Fakat, etnik topluluklar bugünkü kadar birbirlerinden nefret etmiyorlardı. İçine sürüklendikleri çatışma ortamı, etnik nefretten değil, gelecek tahayyüllerinin (Enosis-Takism) kendi içinde çatışmayı barındırmasından kaynaklanıyordu.

Karşıt milliyetçiliklerin şekillendirdiği “anlam dünyaları” vardı ama 1940’lı ve 50’li yıllarda yurttaşlar köylerde ve şehirlerde barışçıl ilişkiler içinde yaşamaya devam ediyordu. Birbirlerine karşı nefret beslemiyorlardı. Belki karma olmayan köylerde önyargılar daha güçlüydü ama yukarıdan müdahale edilmedikçe kimse kimseye saldırmıyordu.

Kıbrıs Cumhuriyeti kurulduğunda (1960), birkaç yıl önce yaşanan etnik çatışmalara rağmen sıradan Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumlar dünyayı şaşırtan bir uyum sergilemişlerdi. Çünkü, şiddet tabandan gelmemişti. Siyasi elitlerin yukarıdan yönlendirmesinin bir sonucuydu.

1963-1967 döneminin şiddet olayları da kitlelerin etnik nefret duygularının eseri değildi. Bu olaylar, çatışan siyasi emeller besleyen ve Kıbrıs Cumhuriyeti devletinin yaşamasını istemeyen siyasi elitlerin örgütlemesiyle yaşanmıştı.

Bu dönemde Kıbrıslı Türklerin mağdur edildiğini kimse yadsıyamaz. Fakat, 1974 Savaşında Kıbrıslı Rumların ağır bir mağduriyete uğradığı da bir vakıadır.

Önemli olan, bu mağduriyetleri yarıştırmak değil, idrak etmek ve duygudaşlık sergilemektir.

Çatışan Gelecek Tahayyülleri Geçmişte Kaldı Ama... 

Kıbrıslı Rumlarla Kıbrıslı Türklerin adanın geleceğine dair kavgaya tutuştuğu zamanlar nesnel olarak sona ermiştir. Artık kimse veya çok az kişi Enosis veya Taksim diye haykırıyor.

Taraflar prensipte ülkenin geleceğini Federal Kıbrıs’ta ve AB üyeliğinde gördüklerini kabul etmiş bulunuyor. Bu konuda mutabakat imzalamış, görüş birliktelikleriyle yakınlaşmalar sağlamışlardır.

Uluslararası toplum, başta BM ve AB olmak üzere, çözümü -gevşek veya merkezi güçlü fark etmez- federal bir devlette görüyor.

Gelgelelim, ortaya nesnel olarak bir uzlaşma çerçevesi çıkmış olmasına rağmen maalesef uzlaşma kültüründen eser yok!

Sadece bu değil; Son yıllarda etnik nefret ve fanatizm hiç olmadığı kadar yaygınlaşıyor.

Liderlere Düşen Sorumluluklar Vardır!

Bu ülkede elbette herkes uzlaşma yanlısı değildir. Geçmişin çatışma kültürünü geleceğe taşımak isteyenlerin olduğunu yaşayarak görüyoruz. Ayrıca, düşmanlıktan oy devşirme peşinde koşan çapsız siyasetçiler, nefret söylemi ve fanatizm yayan türlü türlü popülist milliyetçiler vardır. Formel ve enformel eğitim zaten husumet üretme fabrikası gibi...

Buna rağmen ve aslında tam da bu yüzden liderler ve sağduyulu siyasi oluşumlar etnik nefreti önlemek için mutlaka bir şeyler yapmalıdırlar.

Dünya da bunu istiyor ve bekliyor.

BM neredeyse yalvarıyor! Bu böyle gitmez diyor! Önlem alın, güven tesis edin diyor!

Böyle bir ortamda liderler yeni bir mutabakat imzalasa ne olur, imzalamasa ne olur.

Ayrıca şunu unutmamak gerekiyor: Çözüm olsun veya olmasın, ortak gelecek olsun veya olmasın, federal çözüm veya başka çözümler olsun veya olmasın, bu ülkenin her hâlükârda dinginliğe ihtiyacı vardır. Bu yüzden, etnik nefretin önünü kesmek şarttır.

Akis halde, Kıbrıs şimdi olduğundan daha distopik bir yere dönüşecektir ve bunun bedeli çok ağır olacaktır!  

Bu yazı toplam 183 defa okunmuştur.

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler