Kıbrıs Sosyalist Partisi (KSP), 6 Aralık 2026 tarihinde gerçekleştirilecek milletvekilliği ve yerel yönetimler seçimlerine ilişkin açıklama yaparak seçimlerde aday çıkarmama kararı aldığını duyurdu. Parti, bu kararın seçimleri veya halkın demokratik haklarını reddetmek anlamına gelmediğini, mevcut örgütsel ve kadro koşullarının adaylarla temsil edilmelerine olanak tanımadığını belirtti.
KSP, “Seçimlere aday çıkarmama kararımız, seçim süreçlerini reddettiğimiz veya halkın demokratik haklarını önemsiz gördüğümüz anlamına gelmemektedir” açıklamasında bulunurken siyasi mücadelelerini seçimlerden sonra da sürdüreceklerini kaydetti.
ASIL SORUN HANGİ SINIFIN ÇIKARLARI DOĞRULTUSUNDA YÖNETİLECEĞİDİR
KSP, 6 Aralık seçimlerinin yalnızca Kıbrıslı Türklerin iç siyasi dengeleri üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Doğu Akdeniz’deki güç dengeleri, uluslararası rekabet, Kıbrıs sorunu ve Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin de seçim süreciyle bağlantılı olduğunu ifade etti.
Açıklamada, seçimlerde hangi partinin ya da adayın kazanacağından çok ülkenin hangi siyasi anlayışla ve hangi sınıfsal çıkarlar doğrultusunda yönetileceğinin önem taşıdığı savunuldu. KSP, ekonomik, toplumsal ve demokratik sorunların yalnızca hükümetlerin veya milletvekillerinin değişmesiyle çözülemeyeceğini belirterek Ankara’nın siyasi ve ekonomik müdahalelerini, sermaye egemenliğini ve halkın karar mekanizmalarından dışlanmasını eleştirdi.
SEÇMENLERE PARTİLERİN GEÇMİŞ UYGULAMALARINI SORGULAMA ÇAĞRISI
Seçmenleri yalnızca vaatlere göre değil, partilerin geçmiş icraatlarına ve temel siyasi tutumlarına göre karar vermeye çağıran KSP; işçi hakları, kamusal sağlık ve eğitim, yolsuzlukla mücadele ve Kıbrıs’ın bağımsızlığı konusunda bir dizi soru yöneltti.
Açıklamada özellikle kamu sağlığında özelleştirme politikaları, eğitimde bilimsel anlayış yerine dini uygulamaların desteklenmesi, yolsuzluk iddiaları ve emekçilerin ekonomik haklarının korunması konularında partilerin geçmişteki sorumluluklarının sorgulanması istendi.
KSP, emekten yana olan, çalışanların haklarını savunan, kamusal sağlık ve eğitimi destekleyen, sermaye tahakkümüne ve yolsuzluğa karşı çıkan, Kıbrıs’ın bağımsızlığı ve birleşmesi için mücadele eden siyasi anlayışların değerlendirilmesi çağrısında bulundu.
KIBRIS SORUNUNDA GARANTÖRLÜK VE BM POLİTİKALARINA ELEŞTİRİ
Kıbrıs sorununa da geniş yer verilen açıklamada, büyük güçlerin askeri ve stratejik hesaplarının Ada’nın geleceğini belirlemesine karşı çıkıldı. KSP, Kıbrıs halkının egemen olduğu, halkların barış içerisinde yaşayacağı bağımsız ve birleşik bir ülke hedefini yineledi.






