Bağımsızlık Yolu Girne milletvekili adayı Rüyam Öztuna, Emeğin Gündemi programına katılarak Bağımsızlık Yolu ile Yeni Enternasyonalist Sol (NEDA) arasındaki iş birliğini, Kıbrıs sorununu, emekçilerin haklarını, kadın mücadelesini ve ekolojik sorunları değerlendirdi.
NEDA’nın Kıbrıs’ın kuzeyinde ve güneyinde örgütlenen sosyalist ve enternasyonalist bir yapı olduğunu belirten Öztuna, iki örgütün iş birliğinin temelinde emekçilerin ortak çıkarlarını savunma anlayışının bulunduğunu söyledi.
ORTAK MÜCADELEMİZİN TEMELİ EMEKÇİLERİN HAKLARIDIR
Bağımsızlık Yolu ile geçmişte birçok mücadelede yan yana geldiklerini hatırlatan Öztuna, 6 Aralık seçimlerinde birlikte hareket etme kararının iki örgütün siyasi görüşlerindeki ortaklığa dayandığını belirtti.
Öztuna, özel sektörde sendikalaşma hakkının güçlendirilmesi, asgari ücretin en düşük kamu maaşına endekslenmesi ve milletvekili maaşlarının asgari ücretin üç katıyla sınırlandırılması gibi taleplerin emekçilerin yaşam koşullarını iyileştirmeyi amaçladığını kaydetti.
Özel sektör çalışanlarının yıllarca asgari ücretle çalıştırılabildiğine değinen Öztuna, emekçi tanımının yalnızca belirli mesleklerle sınırlandırılmaması gerektiğini belirterek avukatların, doktorların, akademisyenlerin ve hemşirelerin de emekçi olduğunu ifade etti.
BİRLEŞİK KIBRIS İÇİN HALKLAR BİRBİRİNİN ACISINI KABUL ETMELİ
Kıbrıs sorununa ilişkin değerlendirmelerinde sosyalist ve federalist bir Birleşik Kıbrıs hedefini savunduklarını belirten Öztuna, çözümün yalnızca yönetim biçimiyle değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Kurulacak düzenin kimlerin çıkarlarına hizmet edeceğinin de belirleyici olduğunu kaydetti.
Garantörlük ve güvenlik konularında halkların kaygılarının göz ardı edilemeyeceğini ifade eden Öztuna, bütün orduların Kıbrıs’tan ayrılması gerektiğini savundu. Olası bir güvenlik mekanizmasının halkların ve emekçilerin çıkarlarını esas alması gerektiğini belirtti.
Kıbrıslı Türklerin ve Kıbrıslı Elenlerin geçmişte yaşadıkları acıların karşılıklı olarak kabul edilmesinin barış açısından büyük önem taşıdığını söyleyen Öztuna, milliyetçi söylemlerin toplumlar arasındaki düşmanlığı beslediğini ifade etti. Kalıcı barış için iki toplumun birbirinin yaşadığı acıları anlaması ve kabul etmesi gerektiğini kaydetti.






