Kıbrıs sorununda yarın yapılacak liderler görüşmesi öncesinde asıl anlaşmazlığın çerçevesi netleşiyor. Kıbrıslı Rum müzakereci Menelaos Menelaou, dönüşümlü başkanlığın geçmiş yakınlaşmalar arasında bulunduğunu kabul etti; ancak bunun tek başına ön koşul haline getirilmesine karşı çıktı. Kıbrıslı Rum tarafı, Crans-Montana’ya kadar varılan bütün yakınlaşmaların paket halinde yeniden teyidini istiyor. Bugün Mehmet Dânâ ile Menelaou hazırlık görüşmesi yapacak, Hristodulidis ise BM temsilcisi Khassim Diagne ile masaya oturacak.
Bugün Kıbrıs
Kıbrıs sorununda son günlerde “dönüşümlü başkanlık kabul edildi mi, edilmedi mi?” tartışması öne çıkarken, müzakere masasındaki gerçek anlaşmazlığın bundan daha geniş olduğu ortaya çıkıyor.
Kıbrıslı Rum müzakereci Menelaos Menelaou, dönüşümlü başkanlığın geçmiş müzakere yakınlaşmaları arasında bulunduğunu açıkça söyledi.
Ancak Kıbrıslı Rum tarafı, bu başlığın tek başına görüşmelerin başlaması için ön koşul haline getirilmesine karşı çıkıyor.
Menelaou’ya göre yeniden müzakereye geçilebilmesi için Crans-Montana sürecinin sona erdiği 2017’ye kadar oluşan bütün müzakere birikiminin, tüm başlıklarıyla birlikte yeniden teyit edilmesi gerekiyor.
“TEK BAŞLIK DEĞİL, TÜM YAKINLAŞMALAR”
Menelaou, güvenlik ve garantiler dahil olmak üzere geçmişte oluşan yakınlaşmaların tamamının korunması gerektiğini savundu.
Böylece yeni sürecin daha önce çözülmüş meseleleri yeniden tartışmak yerine yalnızca açık kalan konulara yoğunlaşabileceğini söyledi.
Bu yaklaşım, Erhürman’ın dönüşümlü başkanlığın siyasi eşitliğin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğu ve müzakereler başlamadan önce bunun teyit edilmesi gerektiği yönündeki tutumuyla ayrışıyor.
Dolayısıyla taraflar arasındaki anlaşmazlık artık yalnızca “dönüşümlü başkanlık var mı yok mu?” sorusu değil.
Asıl tartışma, hangi yakınlaşmaların, hangi yöntemle ve görüşmeler başlamadan önce ne ölçüde bağlayıcı kabul edileceği üzerinde yoğunlaşıyor.
BM BELGESİ DE AYNI DÜĞÜMÜN PARÇASI
Birleşmiş Milletler geçmiş müzakere sürecinde oluşan yakınlaşmaları kayda geçiren bir çalışma hazırladı.
Menelaou bu belgenin imzalanacak yeni bir anlaşma olmadığını, yalnızca müzakerelerin nerede kaldığını objektif biçimde kayda geçiren bir çalışma olduğunu söylüyor.
Kıbrıslı Türk tarafının ise geçmiş yakınlaşmaların bir belge halinde önceden teslim edilmesine mesafeli olduğu biliniyor.






