Aradan geçen 9 yılda da çözüm süreciyle ilgili kayda değer bir gelişme olmadı. Aksine, ayrılığın kemikleştiği, çözümsüzlüğün normalleştiği bir sürece girildi.
Yeni kapı açılmasını bir tarafa bırakın, mevcut kapıların çalışması ya da kapanmamasını kar saydığımız bir dönem yaşadık.
Şimdi de bir çözümü değil, çözüm için çaba harcanacak müzakere masasının kurulması için yapılan görüşmeleri konuşuyoruz.
Ancak Kıbrıs sorununun belki de en umutsuz zamanlarından birinde, konjenktür yeniden bazı gelişmelere sahne olabilir gibi görünüyor.
Geçtiğimiz gün, BM Genel Sekreteri’nin Özel Temsilcisi Holguin’in Türkiye Büyükelçiliği’nde Büyükelçi Başçeri ile görüşmesi ciddi bir yankı yarattı.
BM Temsilcileri en kritik dönemlerde bile böyle bir görüşme yapmazken, Holguin, Türkiye’nin KKTC’yi tanıdığının nişanesi olan elçilik binasında basına poz vermeyi tercih etti.
Elçilikteki bu görüşme, tarafların 4 geçiş noktası konusunda uzlaşı sağlaması çabalarının bir parçası olarak gösteriliyor.
Bugün adaya gelecek Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da bu yönde çalışmalar yapacağı, Rum basınına göre, hafta sonu bu konuda varılacak bir uzlaşının kamuoyuyla paylaşılabileceği konuşuluyor.
Ancak diplomasi arenasında, Kıbrıs sorunuyla ilgili çabaların perde gerisinde farklı motivasyonlar olduğuna da şahitlik ediyoruz.
Ve böylelikle, Kıbrıs sorunu en umutsuz zamanlarından birinde, BM Genel Sekreterliği üzerinden önemli bir geçiş kartı konumuna geliyor.
BM Genel Sekreteri Guterres’in görev süresi yıl sonu doluyor.
Teamül gereği BM’nin ilk kadın Genel Sekreteri de olacak Kostarikalı Rebeca Grynspan Mayufis’in seçilmesi bekleniyordu. Ancak Ekim sonu yapılan Güvenlik Konseyi gayrı resmi oylamasında, 15 üyeden 11’inin desteğini alması, Genel Sekreterlik konusunda bir uzlaşı yakalanamadığını ortaya koydu.
Üstelik bu adaya karşı çıkan 4 ülkenin içinde, 5 daimi üyeden birinin olup olmadığı henüz bilinmiyor. Daimi üyelerden birinin bile karşı çıkması, resmi seçimde veto engeli yaratabilir.
Türkiye, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın “yaşanan tıkanıklığı aşacak diplomatik bir jest” olarak tanımladığı AGİT Genel Sekreteri Feridun Sinirlioğlu’nun adaylığını açıkladı.
Bu satırlar yazılırken, Sinirlioğlu diğer 7 adayla birlikte, BM Güvenlik Konseyi’nin gayri resmi oylama sonuçlarını bekliyordu.
Açıklanan takvime göre, bu akşam da Kıbrıs saatiyle 23.00’de BM Genel Kurulu’nda kamuya açık interaktif bir ortamda vizyonunu sunup, ülkelerin sorularını yanıtlayacak.
İlgilenenler BM’nin resmi sayfasından gelişmeleri takip edebilir, bu görüşmeyi canlı olarak izleyebilir.
Sinirlioğlu, 9 Kasım Pazartesi günü de BM Güvenlik Konseyi üyeleriyle görüşme gerçekleştirecek.
Üstelik Sinirlioğlu’nun BM Genel Sekreteri olması Türkiye’nin BM zemininden kopuk Kıbrıs politikasını da evriltmesi anlamına gelecek.
Her ne kadar Sinirlioğlu Türkiye resmi politikasından farklı bir söylem kullanmasa da AGİT Genel Sekreterliği için Türkiye ve Yunanistan’ın uzlaşısıyla, 57 ülke desteğiyle seçilen bir kariyer diplomatı olarak bu makamda oturması anlamlı olacak.
Sinirlioğlu’nun seçilememesi durumunda da mevcut Genel Sekreter’in Özel Temsilcisi Holguin’in aday olabileceği konuşuluyor. Rum basınına göre Holguin, bu konudaki istekliliğini diplomatik çevrelere iletti.






