Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nda (Kıb-Tek) bugün gerçekleştirilen tam gün grev, kurum binası önünde eyleme dönüştü.

El-Sen Genel Başkanı Ahmet Tuğcu ve sendika üyeleri, Kıb-Tek Yönetim Kurulu Üyesi Barış Tilki’nin arabasının önüne geçti, kurum binasına girişine izin verilmedi.
El-Sen’in bir günlük genel grevi kapsamında santral vardiya ekipleri, Çağrı Merkezi, Şebeke Takip (SCADA) Merkezi ve bölge standby ekiplerinin ise görevlerinin başında bulunduğu belirtildi.
El-Sen tarafından dün yapılan açıklamada, söz konusu ekiplerin halkın can ve mal güvenliğinin korunması amacıyla görev yapacağı, oluşabilecek arızaların emniyete alınması için gerekli müdahalelerin gerçekleştirileceği ifade edilmişti.
Kıb-Tek Genel Müdürlüğü önünde gerçekleştirilen eylemde, sendika üyeleri ile kurum yönetimi arasında gerginlik yaşandı.
Öte yandan Genel Müdürlük binasına giren çalışanlar ile kurum yöneticileri arasında arbede de yaşandı.
El-Sen Genel Başkanı Ahmet Tuğcu, grev kapsamında santral vardiya ekipleri, Çağrı Merkezi, Şebeke Takip (SCADA) Merkezi ve bölge standby ekiplerinin görevlerinin başında bulunacağını belirtmişti.
Duyuruda, söz konusu ekiplerin halkın can ve mal güvenliğinin korunması amacıyla görevlerini sürdüreceği, oluşabilecek arızaların emniyete alınması için gerekli müdahalelerin gerçekleştirileceği kaydedilmişti.

TUĞCU, TAK’A AÇIKLAMALARDA BULUNDU
Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası (El-Sen) Başkanı Ahmet Tuğcu, iş sağlığı ve güvenliği konusunda 2022 yılından bu yana yaptıkları uyarı ve taleplerin karşılanmadığını, toplu iş sözleşmesine aykırı uygulamalar yapıldığını savundu.
Tuğcu, Kıb-Tek Yönetim Kurulu’nun iş sağlığı ve güvenliği ile toplu iş sözleşmesine ilişkin gerekli adımları atmaması ve sınavsız, münhalsiz terfi ile istihdam girişimlerinin sürmesi halinde grevin kapsamının genişletileceğini söyledi.
Sendikanın bugün başlattığı genel greve ilişkin Türk Ajansı Kıbrıs (TAK) muhabirine açıklamalarda bulunan Tuğcu, grevin gerekçeleri arasında kurumun mali bilançolarının yayımlanmamasının da bulunduğunu belirtti.
Geçen perşembe günü Dereboyu’ndaki trafo merkezinde meydana gelen ve Kıb-Tek çalışanı Arif Özkıraç’ın yaralandığı iş kazasına değinen Tuğcu, olayın kurumda uzun süredir devam ettiğini savundukları iş sağlığı ve güvenliği sorunlarını gündeme getirdiğini söyledi.
Kurumda iş güvenliğinin sağlanamadığını 2022 yılından bu yana ilgili mercilere defalarca yazılı olarak bildirdiklerini ifade eden Tuğcu, “2022 yılından beridir en az 7-8 kez bu konuda yazılar yazdık, taleplerde bulunduk. Doğu Akdeniz Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi’nden iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarını kuruma getirdik. Yönetim Kurulu ve KIB-TEK Genel Müdürlüğü’yle toplantı yaptık. Uzmanlar, iş sağlığı ve güvenliği konusunda birinci derecede sorumluluğun kurum yönetiminde olduğunu açıkça anlattı. Ancak bu konuda herhangi bir adım atılmadı.” dedi.
Ülkedeki İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nın çalışanları korumaya yönelik düzenlemeler içerdiğini belirten Tuğcu, uygulamada eksiklikler bulunduğunu kaydetti.
Dereboyu’ndaki kazaya ilişkin değerlendirmede bulunan Tuğcu, trafo merkezlerine müdahale öncesinde uygulanması gereken iş güvenliği prosedürlerinin bulunduğunu belirterek, “Bir trafo merkezine müdahale edilmeden önce uygulanması gereken iş güvenliği kuralları vardır. Kapı açılmadan başlayan, arızaya müdahale ve çıkış aşamasına kadar yazılı izinlerle devam eden bir süreç olması gerekir. Arif’in başına gelen olay çok daha kötü sonuçlanabilirdi. Ucuz atlatıldı” ifadelerini kullandı.
Tuğcu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na 2022’den bu yana farklı dönemlerde yazılar göndererek Kıb-Tek’te iş güvenliği denetimi yapılmasını talep ettiklerini de söyledi.
“Gelin KIB-TEK’i denetleyin dedik” diyen Tuğcu, “Olay yaşandıktan sonra ertesi gün Bakanlığa bağlı bir müfettiş gönderildi” diye konuştu.
“ARİF’İN BAŞINA GELEN, KURUMDA YILLARDIR BİRİKEN SORUNLARIN PATLAMASIDIR”
İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası kapsamında her yıl hazırlanması gereken risk analiz raporlarına da değinen Tuğcu, söz konusu raporların dört yıldır KIB-TEK Genel Müdürü tarafından imzalanmadığını ileri sürdü.
“Şu anda Teknecik Elektrik Santrali’ndeki çalışma koşullarında ve arıza ekiplerinde görev yapan arkadaşlarımızın karşı karşıya olduğu risk çok yüksek” diyen Tuğcu, “Arif’in başına gelen, kurumda yıllardır biriken sorunların patlamasıdır. Grevimizin ana başlıklarından biri budur” ifadelerini kullandı.
“TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİNE AYKIRI UYGULAMALAR YAPILIYOR”
Grev gerekçelerinden bir diğerinin toplu iş sözleşmesine aykırı uygulamalar olduğunu belirten Tuğcu, sözleşme hükümlerinin kurum yönetimi tarafından ihlal edildiğini savundu.
Tuğcu şöyle devam etti:
“Toplu iş sözleşmemizdeki maddeler açık olmasına ve sözleşmede her iki tarafın da imzası bulunmasına rağmen terfi komisyonu toplanmadan, münhal açılmadan ve başvuru kabul edilmeden iki-üç kişiye terfi verildi. Bu, bugün başlattığımız grevin nedenlerinden biridir.”
Toplu iş sözleşmesinde iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin düzenlemelerin de bulunduğunu kaydeden Tuğcu, elektrik sektöründeki çalışma koşulları nedeniyle ek güvenlik tedbirlerine ihtiyaç olduğunu söyledi.
“KURUMUN BEŞ YILDIR DENETLENMİŞ MALİ BİLANÇOSU YAYIMLANMIYOR”







