Kanada Başbakanı Mark Carney, AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Kanada'nın Montreal kentinde düzenlenen AB-Kanada Zirvesi bitiminde basına açıklamalarda bulundu.
Ülkesinin coğrafi konumu nedeniyle AB'ye tam üye olamayacağına değinen Carney, "Kanada'nın AB'nin ilk ortak üyesi olmasıyla sonuçlanacak, üyelik aşamasına gelmeden mümkün olan en derin ortaklığa doğru çalışıyoruz." dedi.
Carney, Costa'nın haziranda düzenlenecek AB Konseyi toplantılarına katılma davetini kabul ettiğini aktararak, söz konusu toplantılarda yeni ilişki modeline yönelik müzakereleri sonuçlandırmayı hedeflediklerini kaydetti.
"TAM ÜYELİK OLMADAN ORTAKLIK"
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de zirvede ele alınan başlıca konulardan birinin Kanada'nın AB'ye "ortak üye" olması fikri olduğunu söyledi.
Von der Leyen, "Fikrimiz basit, tam üyelik olmadan ortaklık. Çünkü antlaşmalar açık ve buna izin vermiyor; Avrupa dışındaki bir ülke Avrupa Birliği'ne katılamaz. Ancak bugüne kadar yaptığımız her şeyden daha fazla üyeliğe yaklaşan bir ortaklık kurabiliriz." ifadelerini kullandı.
Yeni modelin vatandaşlara daha fazla fırsat sunmayı, Atlantik'in iki yakasında refahı artırmayı ve ortak güvenliği güçlendirmeyi amaçladığını belirten von der Leyen, ortaklığın politikalar, programlar ve kurumsal işbirliği olmak üzere üç temel üzerine kurulacağını anlattı.
Von der Leyen, iklim, enerji, yapay zeka, inovasyon ve güvenlik gibi alanlarda politikaları daha yakın eşgüdüm içinde şekillendirmek ve hazırlık aşamasından uygulamaya kadar her aşamada karşılıklı istişarede bulunmak istediklerini kaydetti.
Kanada'nın AB programlarına katılımını genişletmeyi hedeflediklerini aktaran von der Leyen, ülkenin halihazırda AB'nin savunma sanayisine yönelik SAFE programında yer aldığını, Ufuk Avrupa kapsamındaki işbirliğini artırmak ve Kanada'yı Erasmus+ programına tam olarak dahil etmek istediklerini bildirdi.
Von der Leyen, kurumlar arasındaki ilişkileri de yakınlaştıracaklarını belirterek, ilkbaharda Kanada hükümeti ile AB Komisyonu üyelerinin katılacağı bir toplantı düzenleneceğini söyledi.
"Ortak üyelik kavramı henüz keşfedilmemiş bir alan. Ancak bunu birlikte şekillendirecek iddiaya, güvene ve yaratıcılığa sahibiz." diyen von der Leyen, ortaklığın başka bir aktöre karşı değil, tarafların ortak gücünü artırmak amacıyla kurulacağını vurguladı.
DİJİTAL TİCARET, YATIRIM VE UKRAYNA'YA DESTEK
Von der Leyen, zirvede dijital ticaret anlaşmasına ilişkin müzakerelerin tamamlandığını açıklayarak, bu anlaşmayı AB-Kanada Kapsamlı Ekonomik ve Ticaret Anlaşması'nın (CETA) "dijital kolu" olarak nitelendirdi.
Kritik ham maddelere yatırım konusunda Kanada ile Avrupa Yatırım Bankası arasında bir anlaşmayı sonuçlandırmak üzere olduklarını bildiren von der Leyen, Avrupa'nın süper bilgisayar altyapısını da Kanada'nın kullanımına açacaklarını dile getirdi.
Von der Leyen, güvenilir yapay zeka ve güvenli uydu bağlantıları alanlarındaki işbirliğini derinleştireceklerini, Kanada'nın Galileo ve IRIS programlarına katılımını değerlendirdiklerini aktardı.
Kanada'nın AB'nin Ukrayna'ya yönelik 90 milyar avroluk destek kredisine katılımı konusunda uzlaştıklarını belirten von der Leyen, "Bu, Ukrayna'ya güçlü bir mesaj gönderiyor. Birlikte Ukrayna'ya desteğimizi artırıyoruz." ifadelerini kullandı.
COSTA: TAM AB ÜYELİĞİ DIŞINDA HER ŞEYİ KAPSAYAN BİR ORTAKLIK
AB Konseyi Başkanı Antonio Costa da Kanada ile ilişkilerde yeni bir dönem başlatmak istediklerini kaydederek, "İlişkimiz o kadar özel ki yeni bir şey oluşturmak, basit bir ortaklığın ötesine geçmek istiyoruz. Tam AB üyeliği dışında her şeyi kapsayan bir ortaklık. Bu, türünün en yakın, en derin ve en özgün örneği olacak." dedi.
Kanada ile Avrupa Toplulukları arasında ilk ikili anlaşmanın 1976'da imzalandığını hatırlatan Costa, 10 yıl önce imzalanan CETA'nın da ekonomik ve siyasi bağları güçlendirdiğini söyledi.
Costa, CETA'nın uygulanmaya başlamasından bu yana AB ile Kanada arasındaki ticaretin yaklaşık yüzde 80 arttığını belirterek, dijital ticaret, karşılıklı yatırımlar, mesleki yeterliliklerin tanınması, rekabetçilik ve ekonomik güvenlik alanlarında ilişkileri daha da geliştirmeyi hedeflediklerini aktardı.






