Lefkoşa 35°USD48,49EUR56,41GBP65,81 Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Kadına şiddet ve kadın cinayetleri ülkede infial yaratıyor

Geçtiğimiz günlerde, ülkemizde yaşanan ve eski eş tarafından işlenen kadın cinayeti, toplumda infial yarattı ve büyük tepki çekti. Ama, bu...

2 dakika okumaHaber: Ödül Muhtaroğlu
Paylaş
Kadına şiddet ve kadın cinayetleri ülkede infial yaratıyor

Bir kadının öldürülmesi, kaybolan bir hayat, bir aile, bir gelecek ve toplumun vicdanında açılan bir yaradır. Bu bağlamda, kadınları koruyacak ve şiddeti önleyecek bütünlüklü bir çözümün uygulanması elzemdir.

Kadın cinayetleri öncesinde tehdit, hakaret, takip, ısrarlı telefonlar ve fiziksel şiddet var. Bazen de çevrenin duyduğu ama yeterince ciddiye almadığı bir yardım çığlıkları var.

Burada, asıl sorgulanması gereken husus, kadınlar öldürülmeden önce neden korunamıyor konusudur..

Kadın cinayetleri karşısında halkımız elbette duyarlıdır ama kadınların ve dezavantajlı grupların hayatını koruyan ve her türlü şiddetle mücadele eden  politikaları ve uygulamaları hayata geçirmeli ve etkinleştirmeliyiz. Aksi halde, kadın cinayetlerini ve kadına yönelik şiddeti önleyemeyiz.

Son olayda, cinayete kurban giden kadının, daha önce polise defalarca şikâyette bulunduğu, darp raporu ve mahkeme tarafından verilen koruma emri bulunmasına rağmen saldırıya uğradığı açıklandı.

Kadına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla çıkarılan yasalar mutlaka uygulanmalıdır. Bundan önce öldürülen veya saldırıya uğrayan kadınlarımız da maalesef korunamamıştır.

İdare, bu konunun siyasi sorumluluğunu alarak, yasaları uygulamalı, gerekli kaynağı ayırmalı ve yaşanan her kaybın hesabını vermelidir.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesi, aktif bir şekilde çalıştırılmalı, Şiddeti Önleme ve Danışma Merkezleri ile önleyici programlar tam anlamıyle işletilmelidir.

Şiddete karşı oluşturulan birimler tüm ülkede aktif şekilde faaliyette olmalıdır.Kişileri korumak için alınan kararların  takibi,  polis, sosyal hizmetler, sağlık kurumları ve yargı koordinasyonunda yürütülmelidir.

Kadınların kendilerini güvende, özgür ve eşit  hissetmediği bir ülkede, sosyal adalet ve toplumsal eşitlik sağlanamaz.

Kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin önlenmesi için, toplumsal farkındalık, hukuki yaptırımlar, devletin sorumluluğu ve şiddetin önlenmesi konularında insiyatif alınmalıdır.

Şiddeti, sadece kıskançlık, öfke veya aile içi mesele. olarak görmek sorunu çözmez.

Kadın ayrılmak istediğinde ise tehlike daha da büyüyebilir. Bir kadının yardım istemesi,  hayatının tehlikede olduğuna dair ciddi bir uyarıdır.Bu durumda, devletin ve toplumun harekete geçmesi gerekir.

Bir kadın şiddetten kurtulmak için polise veya ilgili kurumlara başvurduğunda,

koruma ve uzaklaştırma kararları etkin biçimde uygulanmalı, ihlal edildiğinde hızlı ve caydırıcı müdahale edilmelidir.

Bu bağlamda, polis, sağlık ve sosyal hizmet birimleri arasında güçlü bir koordinasyon kurulmalıdır.Önemli olan, saldırıyı cinayetten önce fark edip müdahale etmektir.

Şiddet gören bir kadının, kalacak yer, ekonomik sıkıntı ve çocuklarının ne olacağı endişelerinden dolayı, evden ayrılması çoğu zaman zordur. Bundan dolayı, kadınların istihdamının desteklenmesi, güvenli barınma ve sosyal destek imkânlarının artırılması da, saldırıları önlemede önemli bir etken olacaktır.

Hayat yolculuğunda, tanıdığımız biri, arkadaşımız, komşumuz tehdit ediliyorsa, şiddete uğradığını biliyorsak, beni ilgilendirmez dememeli, polise ve ilgili kurumlara haber vermekten çekinmemeliyiz. Belki de, bu şekilde  bir hayatı kurtarabiliriz.

Bir kadın saldırıya uğramadan, öldürülmeden önce yapabileceğimiz çok şey var.

Önemli olan, saldırı gerçekleşmeden, cinayet işlenmeden durdurabilmektir. Bunun için de, saldırıya uğrayan kadının, daha önce yardım isteğine, tehdit edilmesine, koruma talebine, koruma kararının varlığına ve ilgili mercilerin zamanında müdahale edip etmediğine mutlaka bakılmalıdır.

Hiçbir ayrılık, tartışma ve anlaşmazlık, bir insanın şiddet görmesini veya öldürülmesini gerektirmez. Bunu, herkesin anlaması şarttır. Bir kadının hayatını koruyamadığımızda, toplum olarak kendi vicdanımızda  da yaralanıyoruz..

Bu yazı toplam 157 defa okunmuştur.

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler