İsrail'de 27 Ekim'de gerçekleştirilen genel seçimlerin ardından oy sayımı devam ederken, ilk sonuçlar Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki blok ile muhalefet partileri arasında yakın bir yarış yaşandığını gösteriyor.
Merkez Seçim Komitesi'nin açıklamasına göre, seçime katılım oranı yüzde 77,7'ye ulaştı. Bu, 1999'dan bu yana kaydedilen en yüksek katılım oranı oldu.
Haaretz'in aktardığı resmî olmayan son sonuçlara göre, Başbakan Netanyahu liderliğindeki blok 55 milletvekiline ulaşırken muhalefet partilerinin oluşturduğu bloğun sandalye sayısı 49'da kaldı. İki Arap listesi ise toplam 16 sandalye kazanarak önemli bir başarı elde etti.
Aşırı sağcı Itamar Ben-Gvir ve Bezalel Smotrich'in partileri ise toplam 13 sandalye kazanarak kayda değer bir ilerleme sağlayamadı. Radikal söylemleriyle dikkat çeken bu iki siyasetçinin partileri de hâlihazırda Netanyahu'nun bloğunda yer alıyor.
İsrail'de hükümet kurabilmek için 120 sandalyeli Knesset'te en az 61 sandalyeyle çoğunluğun sağlanması gerekiyor. İlk sonuçlar, hiçbir bloğun tek başına hükümet kurabilecek çoğunluğa ulaşamadığını gösteriyor. Önümüzdeki günlerin ittifaklar arasında pazarlıklara sahne olması bekleniyor.
Netanyahu'nun liderlik ettiği blok, muhalefetin gerisinde kalsa da sonuçları doğrudan "Netanyahu kaybetti" şeklinde yorumlamak zor. Zira ülkede yeni hükümet kurulana kadar 77 yaşındaki siyasetçi, geçici başbakan olarak görevini sürdürmeye devam edecek.
İLK SONUÇLARIN ARDINDAN KİM, NE DEDİ?
Netanyahu, İsrail tarihinin en uzun süre görev yapan başbakanı olarak, sabaha karşı saat 03.00'te Kudüs'teki Likud Genel Merkezi'nde yaptığı konuşmada "güçlü, sağ bir hükümet" kurulması çağrısında bulundu.
İsrail'in askerî başarılarına da dikkat çeken Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump ile birlikte İran'a karşı yeniden ortak harekete geçilebileceğinin sinyalini verdi:
"İsrail, ortağımız Başkan Trump ile birlikte İran'ın oluşturduğu varoluşsal tehdidi ilk ve son kez ortadan kaldırmak için tarihî bir fırsatla karşı karşıya. Ancak başka hesapların bizi bu kutsal görevden uzaklaştırmasına izin verilmemeli."
Netanyahu'nun en büyük rakibi Gadi Eisenkot ise halkın Netanyahu'ya karşı net bir duruş sergilediğini ve başbakanın siyaseti bırakması gerektiğini söyledi. Netanyahu'ya İsrail'in güvenlik meselelerini siyasi amaçlarla kullanmaması uyarısında bulunan Eisenkot, güvenlik bürokrasisini de olası taleplere karşı "sıkı durmaya" çağırdı.
Eisenkot, "Tarih yazdık" diyerek halkın tercihinin, "İsrail'in tüm vatandaşları için istikrarlı ve iyi bir yönetim sağlayacak Siyonist bir hükümete dönüşmesini güvence altına alma" sözü verdi.
Eisenkot'un müttefiki ve eski Başbakan Yair Lapid ise Netanyahu liderliğindeki bloğun "ezici bir yenilgi" aldığını söyledi.
Seçim sonuçlarıyla birlikte kilit aktör konumuna yükselen Arap partilerinden biri, muhalefet bloğuna açık destek veriyor. Birleşik Arap Listesi lideri Mansur Abbas, "Umarım sandalye dağılımı istediğimiz gibi şekillenir ve biz, Değişim Bloku ve Birleşik Arap Listesi olarak parlamentoda (Knesset) 61 sandalyeye ulaşabiliriz" dedi.
Abbas'ın partisi, 2021 seçimlerinin ardından Naftali Bennett ve Yair Lapid liderliğinde kurulan hükümet koalisyonunda yer almıştı. Ancak bu koalisyon bir yıl sonra dağılmıştı.
Diğer Arap partisi Ortak Liste'nin Başkanı Yusuf Cabarin ise "Hiçbir siyasi senaryonun görmezden gelinemeyeceği" uyarısında bulunmakla yetindi.
61 SANDALYEYE ULAŞMAK İÇİN İSRAİL'İ BEKLEYEN SENARYOLAR
Hiçbir bloğun hükümet kuracak çoğunluğu elde edememesi durumunda İsrail'i bekleyen siyasi senaryoların sayısı oldukça sınırlı.






