Lefkoşa 17°USD50,16 ₺▲EUR55,94 ₺▼GBP67,02 ₺▼GRAM ALTIN6.556,39 ₺ Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

İnatla “Hatırlıyorum” diyorlar! Peki, neyi unutmak istemiyorlar?

Geçtiğimiz haftalarda Kanada’nın Quebec bölgesine yaptığım ziyarette ülkemizi hatırlatan bir sloganın yaygın olarak kullanıldığını gördüm....

4 dakika okumaHaber: Niyazi Kızılyürek
Paylaş
İnatla “Hatırlıyorum” diyorlar! Peki, neyi unutmak istemiyorlar?

Bilindiği gibi, adamızda da “Δεν Ξεχνω” ve “Unutmam” sloganları etnik toplumlar tarafından yaygın olarak kullanılıyor. Kıbrıslı Rumların “Δεν Ξεχνω” sloganına karşı Kıbrıslı Türkler “Biz de Katliamları Unutmuyoruz” diyerek cevap veriyorlar.

Elimde bir kanıt yok ama “Δεν Ξεχνω”, Quebeclilerden alınmış olabilir. Bu sloganı ilk ortaya atan Yunanlı yazar Nikos Dimos’tur ve Dimos’un Fransız kültürüne hakim olduğunu biliyorum.

Quebec’te gördüklerim, biraz da ülkemizi andırdığı için, ilgimi çekti ve merakımı kabarttı. Fransızca konuşan Quebec halkının inatla “hatırlıyorum” demesinin arkasında nasıl bir tarih vardır. Niye ve neyi unutmamakta ısrar ediyorlar?

Quebec ile Kıbrıs arasında benzerlikler sadece “Unutmam” sloganıyla sınırlı değildir.  

Kanada’da İngilizce konuşan nüfus ile Fransızca konuşan Quebecliler arasında uzun yıllardan beri gerilim yaşanıyor. Quebec halkı bağımsızlık ve egemenlik talebiyle iki defa referandum yaptı ama çoğunluk sağlanamadı. İlerleyen yıllarda yeni bir referandum yapacaklarını söyleyenler var.

Öte yandan Quebec halkının geleceğini Kanada federalizmi içinde gören güçler de var.

Kısacası, Quebec’te federalistlerle egemenlikçiler arasında siyasi bir yarış yaşanıyor. Tıpkı, Kıbrıs Türk toplumunda olduğu gibi...

Kısa Bir Tarihçe

1534 yılında Fransa Kralı Birinci François, Jacques Cartier adlı Breton denizciye Kuzey Amerika üzerinden Asya’ya giden yollar keşfetme görevini verir. Denize açılan Cartier, keşfettiği Kuzey Amerika topraklarına “Yeni-Fransa” adını verdiği koloniler kurar. “Yeni Fransa’ya (Kanada’ya) yerleşimciler yerleşir ve 1608 yılında Quebec şehri kurulur.

Metropolden çok uzak olan ve uçsuz bucaksız topraklarda kurulan “Yeni Fransa” ekonomik olarak İngiliz kolonicilerin Kuzey Amerika’da kurduğu 13 koloninin gerisinde kalır.

Fransız ve İngiliz kolonicilerin azılı bir rekabet içine oldukları bir dönemden söz ediyoruz. İngilizler 1754-1760 arasında Fransız kolonilerini fethederler ve o tarihten itibaren Kanadalı İngilizler ile Kanadalı Fransızlar arasında günümüze kadar devam eden sürtüşme ve gerilimler başlar. Bir Fransız kolonisi olan Quebec’in İngiliz işgaline uğraması Quebeclilerde derin izler bırakır.

İngilizler işgal ettikleri Fransız kolonilerine karşı baskıcı politikalar uygularlar. İngilizce tek resmi dil ilan edilir ve Quebec bölgesi asimilasyona tabi tutulur. Yönetimde Fransız yasaları yerine İngiliz yasalarına yer verilir ve Fransızlar yönetim ve ordudan dışlanırlar. Mülk edinme haklarına sınırlama getirilir, çoğu mülklerinden edilir.

13 Amerika kolonisinin bağımsızlığa yönelmesiyle birlikte Quebec bölgesinin de baş kaldıracağından korkan İngilizler bölge halkına bazı haklar tanımaya karar verirler. 1774 yılında çıkarılan Quebec Yasasıyla  Fransız Medeni kanunu yeniden uygulamaya konulur, Fransızcanın sivil ve hukuki işlemlerde kullanılmasına izin verilir ve mülk sahibi Fransızlar eski mülklerine geri dönerler.

İngilizler 1791 yılında Quebec bölgesini ikiye bölmeye karar verirler. “Aşağı Kanada” olarak adlandırılan bölgede 1774 yılında uygulamaya konulan yasalar geçerli olmaya devam eder ve bu uygulama Fransızca konuşan Kanadalıların yaşadığı Quebec’in doğuşuna zemin hazırlar. “Yukarı Kanada” ağırlıkla İngiliz bölgesi olarak kalır.

İki bölge arasında yaşanan sürtüşmeler 1837 yılında Fransızca konuşan Kanadalıların İngilizlere karşı isyan etmesine yol açar. İngiliz koloniciler, Kanadalı Fransızları yenilgiye uğratırlar ve sert önlemlerle cezalandırırlar. Kitlesel tutuklamalar yapılır ve pek çok Quebecli Avusturalya’ya sürgüne gönderilir. 

1840 yılında Birlik Yasası çıkarılır ve bu yasayla Quebec bölgesi dahil, bütün bölgeler Kanada’nın parçası kılınır. İngilizce tek resmi dil olarak dayatılır ve bölgede İngiliz yasaları geçerli olur. O tarihten itibaren Fransızca konuşan Quebecliler için asimilasyona karşı direnme ve hayatta kalma mücadelesi başlar. “Hayatta Kalma” veya “Beka” Hareketi (la Survivance)  başlatan Quebec halkı diline ve kültürüne sahip çıkma mücadelesine atılır. Bu mücadelede Katolik Kilisesi önemli bir rol oynar.

Günümüzde devam eden bağımsız ve egemen Quebec talebinin kökleri o dönemde yaşanan travmalara uzanır.

1867 yılında kurulan Federal Kanada, Quebeclilerin asimilasyon ve beka korkusunu ortadan kaldırmadı. Quebecliler ayrı kimliklerini kıskançlıkla korumaya devam ettiler.

19. yüzyılın sonlarına doğru Eugene-Etienne Tache adlı mimar Quebec Parlamento binasının girişine “Je me souviens” (“hatırlıyorum”) sloganını kazır. Quebecliler için bu slogan 1760 İngiliz işgalini ve 1837-1838’de İngilizler tarafından kanlı bir şekilde bastırılan başkaldırıyı temsil ettiği kadar, Quebeclilerin kimliklerini koruma mücadelesini sembolize eder.

Daha sonraları Quebec eyalet hükümeti tarafından resmi slogan olarak benimsenen “Je me souviens”, Quebec’e kayıtlı bütün arabalarda görülür.

Farklı Gelecek Tahayyülleri Farklı Hafıza Politikalarına Yol Açıyor

Bütün uluslarla etnik toplumların kendilerine özgü bir hafıza politikası vardır. Fakat, Ernest Renan’ın ta 1882 yılında söylediği gibi, ulusalar açısından hatırlama kadar unutma da önemlidir. Bu yüzden, milli topluluklar seçici bir hafıza politikasıyla neyi hatırlayıp neleri unutacaklarına karar verirler. Verili koşulların değişmesiyle veya günümüzün ihtiyaçlarına göre hafıza politikası değiştirilir. Ulusların tarihlerini yeniden yazmaları bundandır.

Çoğu zaman da geleceğe bakışa göre bir hatırlama-unutma politikası uygulanır.

Kıbrıs’ta olduğu gibi Quebec’te de federalistler ile egemenlikçiler geçmişi farklı olarak hatırlamaya gayret ediyorlar. Aslında, farklı gelecek tahayyüllerini yarıştırıyorlardır. Çünkü, farklı gelecek tahayyülleri farklı tarih yorumlarına yol açıyor.

Quebec’te de doğal olarak farklı tarih ekolleri vardır. Federal Kanada’dan ayrılıp bağımsız bir devlet kurmak isteyenlerle, Kanada Federalizmi içinde kalmayı savunanlar, tarihi farklı biçimlerde ele alırlar.

Benim gözlemime göre, özellikle genç nüfus arasında ayrılıkçı eğilimler giderek zayıflıyor. Kanada Federalizmi içinde kalma eğilimi ağır basıyor.

Fakat, bir konuda bütün Quebecliler hemfikirdir: Quebec kendi ayrı kimliğini mutlaka koruyup güçlendirmelidir!

Bu yazı toplam 218 defa okunmuştur.

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler