Lefkoşa 24°USD49,17 ₺▲EUR55,11 ₺▼GBP65,07 ₺▲GRAM ALTIN6.577,39 ₺ Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Hüseyin Ekmekçi yazdı: Kuzey’de asker ve silahtan rahatsız olan Güney’e sessiz…

GÜNEY’DE ABD DENİZ PİYADELERİ YÜRÜDÜ… MISIR ASKERLERİ DE… İNGİLİZ JETLERİ… FRANSIZ DONANMASI… VE YUNAN UÇAKLARI GÜNLERCE… İSRAİL ARTIK ADADA ASKERİ OLARAK GÖRÜNÜR OLDU… NEDEN?

3 dakika okuma
Paylaş
Hüseyin Ekmekçi yazdı: Kuzey’de asker ve silahtan rahatsız olan Güney’e sessiz…

GÜNEY’DE ABD DENİZ PİYADELERİ YÜRÜDÜ… MISIR ASKERLERİ DE… İNGİLİZ JETLERİ… FRANSIZ DONANMASI… VE YUNAN UÇAKLARI GÜNLERCE… İSRAİL ARTIK ADADA ASKERİ OLARAK GÖRÜNÜR OLDU… NEDEN?

HRİSTODULİDİS’İN İÇERİSİNDE OLDUĞU OYUN BU… DAHA ÇOK ASKER, DAHA ÇOK SİLAH… KUZEY’DE ASKER VE SİLAHTAN RAHATSIZ OLAN GÜNEY’E SESSİZ… TÜRK YA DA RUM… BU GÖVDE GÖSTERİSİ KİME?

1 Ekim’de Lefkoşa’da düzenlenen askerî geçitte yalnızca Rum askerleri yürümedi. ABD deniz piyadeleri, Fransa’dan deniz piyade birliği, İngiltere’den askeri birlik ve Mısır Askerî Polisi de yürüdü. Mısır’a ait CN-295 CASA nakliye uçağı Güney Kıbrıs semalarında uçtu.

Elbette, Yunanistan F-16 Viper’ları alçak uçuş yaptı. Üstelik günlerce. İngiltere ve Yunanistan, “garantör ülke” sıfatı ile yürümüş olabilir. ABD Büyükelçiliği, Amerikan askerlerinin geçide ilk kez katıldığını duyurdu gururla ve iki ülke arasındaki ortaklığın güçlendiği mesajını verdi.

Rum askerleri ise İsrail yapımı BARAK MX hava savunma sistemini sergiledi. Times of Israel, bu görüntüyü İsrail’le stratejik savunma ortaklığının açık bir mesajı olarak yorumladı. Burada yapılan yorumlarda İsrail’in artık adada daha görünür olduğuna vurgu yapıldı.

İsrail askerleri geçit töreninde yoktu ama, İsrail ağırlığını hissettirdi. İsrail’in ürettiği BARAK MX oradaydı. Rum askerleriyle birlikte geçit alanında yürüdü. O görüntü, İsrail ile Güney Kıbrıs arasındaki askerî dayanışmayı görünür kıldı. Nitekim, İsrail medyası bu detayı atlamadı…

Bu töreni “bağımsızlık günü kutlaması” deyip geçemeyiz. Dört ülkenin askerî birlikleri, iki ülkenin savaş uçakları ve İsrail yapımı hava savunma sistemi aynı geçitte buluştu. Bu, adanın güneyinde çok sayıda gücün askeri varlığını ve işbirliğini sergileyen bir tabloydu.

Törenin mesajı da açıktı: Güney Kıbrıs, bölgesel aktörlerle askerî ilişkilerini büyütüyor ve bunu artık saklamıyor. Hristodulidis’in uzun süredir aktörlerinden biri olduğu, ya da ABD’nin oyun kurduğu ama kendisinin piyon olduğu sürecin sonu bu…

İsrail demiştik değil mi? İsrail üretimi BARAK MX sıradan bir füze aracı değil. Radar, komuta-kontrol ve önleme sistemlerini bir araya getiren bir hava ve füze savunma ağı. Radar bileşeni hava sahasını tarıyor, hedefleri tespit ediyor ve izliyor. Ben ilk günden beri bu konuya dikkat çekiyorum:

Bu sistemin adaya konuşlandırılması yalnızca savunma başlığıyla açıklanamaz. İsrail teknolojisine dayanan böyle bir radar ağı, İsrail’in bölgeyi gözetleme kapasitesine de hizmet ediyor. 1 Ekim’de sistemin tören alanında sergilenmesi, bu gerçeği daha da görünür kıldı. Güç bastılar…

Türkiye gibi büyük bir askerî güce karşı denge kuracak bir sistem değil. Ama küçük bir ada için geniş bir radar ve savunma kapasitesi taşıyor. Bu farkı görmezden gelemeyiz. BARAK’ın gücü, Türkiye’yi durdurmasından çok, Kıbrıs’ı ve çevresini izleme kapasitesiyle ilgili.

İsrail’in Güney Kıbrıs’ta giderek daha görünür hale gelmesi de tam burada önem kazanıyor. Hristodulidis yönetimi, 1960 Garanti Antlaşmaları’nın yarattığı çerçevenin ötesinde yeni bir askerî denklem kuruyor. Adanın güneyini ABD, İngiltere, Fransa, Mısır ve Yunanistan’ın askerî işbirliğine açıyor.

İsrail’le savunma ortaklığı, “kuruluş günü” gerekçe gösterilerek açıkça şova dönüştürüldü. Bu, güvenlik arayışı diye sunulabilir. Ancak bir adada bu kadar çok askeri gücün aynı anda görünür olması, barış için değil, yeni bir bölgesel oyunun parçası olarak okunabilir. Bu oyun tehlikeli.

Kuzeydeki her geçit törenine tepki gösterenler, 1 Ekim’de Güney’de yaşananları da görmeli. Türk ya da Rum… Kuzeyde askeri görüntüleri eleştirirken, Güney’de yabancı askerlerin yürüdüğü, savaş uçaklarının alçaldığı ve İsrail silahının sergilendiği bir tören karşısında sessiz kalmak düşündürücü.

Barışçıl mesajlar yalnızca kuzeyden beklenemez. Aynı ölçü, adanın her iki tarafına da uygulanmalı. Kıbrıs’ın güvenliği, adayı daha fazla silahın ve dış gücün buluşma alanına çevirerek sağlanamaz. 1 Ekim’de BARAK yürüdü; ama onunla birlikte İsrail’in askerî etkisi de daha görünür oldu.

Bu Kıbrıs Türkü’ne yönelik bir mesaj mı? Hayır. Tabi ki bölgesel gerilimin arttığı bu günlerde Türkiye’ye de mesaj veriliyor. “Bu adada yalnız değilsin” deniyor. Güney’deki bu gövde gösterisini görmeden, yalnızca kuzeydeki askeri görüntüler üzerinden güvenlik dersi vermek samimi değil.

Ortadoğu’da kazan kaynıyor. İsrail, özellikle Suriye üzerinden sık sık Türkiye’yi tehlike olarak görüyor. Askeri eylemler düzenliyor. Şimdi da adada, burnumuzun dibinde. Hristodulidis piyon ya da değil, bizi çok tehlikeli bir oyuna sürüklüyor. Umarım Kıbrıslı Rumlar uyanır…

Bu tabloda, Türkiye Milli Savunma Bakanlığı, deniz birliği de kurar, Geçitkale’de hava gücü de artar, asker sayısı da çoğalır, teçhizat anlamında da sıfırdan bir yenileme başlar.., Mütekabiliyet… Eşitlilik ilkesi. Bir çok şey değilse de bu adada, bu ilke hep yürürlükte…

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler