Fileleftheros gazetesinin haberine göre, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu toplantıları için gittiği New York’ta, ABD merkezli “Breitbart News”a röportaj veren Hristodulidis, Güney Kıbrıs ile ABD arasındaki ikili ilişkilerin daha da geliştirilmesi konusunda hiçbir sınır olmadığını kaydetti.
Habere göre Hristodulidis, röportajında Güney Kıbrıs-ABD ilişkileri, Kıbrıs sorunu, enerji, savunma ve güvenlik alanlarındaki iş birliği ile Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’daki gelişmeleri değerlendirdi. Röportajın pazar günü yayımlandığı ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından “Truth Social” hesabından yeniden paylaşıldığı belirtildi.
Hristodulidis, Trump ile ilgili olarak, “pozisyonunu bilen kişilerin kendisiyle birlikte oturup en zorlu konuları konuşarak sorunlara çözüm bulabileceğini” ve bunun müzakere süreçlerinde kendisine avantaj sağladığını kaydetti.
Röportajında Kıbrıs sorununa da değinen Hristodulidis, çözüm yolundaki “en büyük engelin” Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tutumu olduğunu iddia ederek; Yunanistan, İsrail, Mısır, Ürdün, Lübnan, Birleşik Arap Emirlikleri, Hindistan ve ABD dahil bölgedeki birçok ülkenin Kıbrıs sorununda iş birliği yaptığını, Türkiye’nin ise bu iş birliğinin dışında kaldığını ileri sürdü.
Habere göre Hristodulidis, ABD’nin yeni Lefkoşa Büyükelçisi John Breslow’dan da bahsederek, Breslow’un ABD ile ilişkilerin geliştirilmesi yönünde uzun yıllardır çalıştığını ve Güney Kıbrıs’ın hiçbir dönemde ABD’ye bugün olduğu kadar yakın olmadığını ifade etti.
Hristodulidis, ABD’nin bugün savunma, güvenlik ve istihbarat alanlarında Güney Kıbrıs’ın en yakın müttefiki olduğunu söyledi.
ABD şirketlerinin Güney Kıbrıs’a yönelik yatırımlarının arttığını da belirten Hristodulidis, iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin geliştirilmesi açısından “sınırsız imkanlar” bulunduğuna işaret etti.
Habere göre Hristodulidis, Güney Kıbrıs ile ABD arasındaki yakınlaşmanın önemli nedenlerinden birinin enerji alanındaki ortak çıkarlar olduğunu belirterek, “Chevron” ve “ExxonMobil” şirketlerinin Güney Kıbrıs’ın sözde “Münhasır Ekonomik Bölgesi”nde (MEB) faaliyet gösterdiğini hatırlattı.
Hristodulidis, Doğu Akdeniz’deki doğal gaz kaynaklarının Avrupa’nın enerji güvenliği açısından önem taşıdığını söyledi.






